<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323</id><updated>2012-01-27T08:51:40.483-08:00</updated><category term='20 yaş dişi'/><category term='zayıflama'/><category term='dekorasyon'/><category term='kulak hastalıkları'/><category term='aile planlaması'/><category term='Safra kesesi Hastalığı'/><category term='gözünüzü test edin'/><category term='kalp'/><category term='sinüzit'/><category term='depresyonun gorulmu sıklıgı'/><category term='lazer tedavisi'/><category term='Keçi Sütü faydası'/><category term='bebek'/><category term='Aids Danışmanlığı'/><category term='hemoroid neden olusur'/><category term='uyku apnesi belirtileri'/><category term='Göz kapağı estetiği'/><category term='vücut'/><category term='cilt sorunları'/><category term='Kilo Sorunları - Kilo Alma - Kilo Verme'/><category term='Disparoni'/><category term='kırılmayan tırnaklar'/><category term='Lazer sivilce tedavisi'/><category term='çabuk kırılan tırnaklar'/><category term='cinsel isteksizlik tedavisi'/><category term='canınızın istedigini yiyerek kilo verin'/><category term='apndist tedavisi'/><category term='baş ağrısı'/><category term='çabuk kırılan tırnakların tedavileri'/><category term='nasıl yapılır'/><category term='video'/><category term='uyku apnesinin neden oldugu hastalıklar'/><category term='prostat'/><category term='apandist neden patla'/><category term='uyku sorunu'/><category term='şişmanlık hakkında'/><category term='domuz gribi teşhis'/><category term='neden kilo alırız'/><category term='sağlık konuları'/><category term='diyetisyen'/><category term='hafıza geliştirme'/><category term='göğüs kaldırma'/><category term='sağlıklı beslenme'/><category term='psikoloji'/><category term='saglikli ve dengeli beslenme'/><category term='dogum kontrol hapı'/><category term='detoks'/><category term='domuz gribi'/><category term='meme dikleştirme'/><category term='göz lazer tedavisi'/><category term='tedavi'/><category term='gebelik'/><category term='adet geciktirme'/><category term='Ankara Özel Hastane'/><category term='rejim'/><category term='Cinsellik'/><category term='Vücut Estetiği'/><category term='uyku apnesi'/><category term='KÜÇÜK ÇENELİ VE KALIN ENSELİ OLMAK.UYKU APNESİ'/><category term='bayanlarda adet kanaması'/><category term='progestrin'/><category term='diş'/><category term='meme estetiği'/><category term='Ağız Çene ve Yüz Deformiteleri'/><category term='uyku bozuklukları'/><category term='şişmanlığın sebep olduğu hastalıklar'/><category term='basur neden olusur'/><category term='hafızayı güçlendirmek'/><category term='besinler ve kalori degerleri'/><category term='Halı'/><category term='cinsel isteksizlik bozuklukları'/><category term='Kadın - Bayan Sağlığı'/><category term='en iyi kilo verme yöntemi'/><category term='kalp krizi'/><category term='kurtaj uygulaması'/><category term='karaciğer  hepsi'/><category term='ağrılı cinsel ilişki'/><category term='baslenme ve saglık'/><category term='adet kanaması nedenleri'/><category term='cinsel isteksizlik'/><category term='hemoroid nedir'/><category term='zayıflama yöntemleri'/><category term='lazer cilt tedavi'/><category term='hastane'/><category term='cinsel ağrı'/><category term='kırım kongo kanamalı atesi belirtileri'/><category term='tatil'/><category term='Ağız ve Diş Sağlığı'/><category term='Diş Bakımı'/><category term='ağız kokusu nedir'/><category term='dogum kontrol hapının yan etkileri'/><category term='göz lazer'/><category term='apandist agrıları'/><category term='beyni guclendirmek'/><category term='kırım kongo kanamalı atesi hastalıgı'/><category term='kilo alma sorunu'/><category term='Hepatit A'/><category term='yüzdeki leke tedavisi'/><category term='Halı temizliğinin önemi'/><category term='apandist patlaması'/><category term='bağ ağrısı nedenleri'/><category term='sağlık'/><category term='basur ameliyatı'/><category term='kene ıssırmasında ne yapılmalı'/><category term='Ankilozan Spondilit'/><category term='Erkek sağlığı'/><category term='Keçi Sütü'/><category term='Hamilelikte ne yemeli'/><category term='Ağrılı cinsel ilişki sorunu nasıl tedavi edilir'/><category term='diyet yapmak'/><category term='Cinsel İlişki ve Gebelik'/><category term='funda yapragi'/><category term='apndist'/><category term='Yüz Gerdirme'/><category term='Göz kapağı'/><category term='kepçe kulak'/><category term='Hepatit B'/><category term='Estetik Diş Hekimliği'/><category term='hemoroid tedavisi'/><category term='apandist nedir neden olusur'/><category term='kilo verme yöntemleri'/><category term='siroz'/><category term='adet kanaması belirtileri'/><category term='hamilelikte yemek'/><category term='bebeklerin aşı takvimi'/><category term='Keçi Sütünün Faydaları'/><category term='kilo vermek'/><category term='hafıza için etkili bitkiler'/><category term='Ana Çoçuk Sağlığı'/><category term='Peniste sertleşmesinin biyolojik açıklaması'/><category term='grip'/><category term='epilasyon'/><category term='istenmeyen hamilelik'/><category term='şişmanlık hangi hastalıklara sebep olur'/><category term='lazer ile tedavi'/><category term='Sağlık Nedir Hastalık Nedir Tanımı'/><category term='henoroid ameliyatı'/><category term='leke tedavisi'/><category term='diyet'/><category term='göğüs dikleştirme'/><category term='hamilelik sonrası meme sarkması'/><category term='lazer akne tedavisi'/><category term='depreyona girme yasları'/><category term='uyku apnesi tedavisi'/><category term='oruc hakkında bilgiler'/><category term='apandist belirtileri'/><category term='ağrılı cinsel ilişki bozukluğu'/><category term='fazla kilo'/><category term='çoçuk sahibi olmak'/><category term='ertesi gun hapı'/><category term='beslenme'/><category term='mide'/><category term='bir haftada uc kilo vermenin yolları'/><category term='arınma'/><category term='Sağlıklı ve Dengeli Zayıflama'/><category term='saglıklı uyku'/><category term='basur nedir'/><category term='Blefaroplasti'/><category term='ağrı hepsi'/><category term='zinde bir beyin için yapılması gerekenler'/><category term='otlar'/><category term='kurtaj'/><category term='hemoroid'/><category term='Safra kesesi için Şifalı Bitkiler ve Genel Cerrahi'/><category term='TÜP BEBEK'/><category term='funda yapragi zayiflatirmi'/><category term='Akne izleri'/><category term='Safra kesesi Hastalıkları'/><category term='diyetle verilen kiloları nasıl koruruz'/><category term='çocuk'/><category term='kene ıssırması'/><category term='kilo verme'/><category term='Estetik Cerrahi'/><category term='banka'/><category term='vücut tipleri'/><category term='kepce kulak'/><category term='Keçi Sütü hangi hastalıklara iyi gelir'/><category term='zayıflatan öneriler'/><category term='sağlık makaleleri'/><category term='kırım kongo kanamalı atesi tedavisi'/><category term='aşılar'/><category term='Astigmat Testi'/><category term='Orta kulak'/><category term='kilo'/><category term='basur tedavisi'/><category term='cinsel istek bozukluğu'/><category term='sağlıklı vücut'/><category term='uyku apnesi nasıl teshis edilir'/><category term='zinde kalmanın yolları'/><category term='Safra kesesi Tedavisi'/><category term='diyetle kilo verme'/><category term='cinsel istegi artıran besinler'/><category term='kulak'/><category term='apandist ameliyatı'/><category term='oruç bozulur mu'/><category term='uyku bozuklukları tedavisi'/><category term='prostat kanseri'/><category term='adet kanaması peryodları'/><category term='kepçe kulak tedavisi'/><category term='atit'/><category term='depresyona girme süreci'/><category term='safra kesesi taşı'/><category term='Acil Kontrasepsion'/><category term='cinsel uyarma bozukluğu'/><category term='aşırı kilo'/><category term='ergenlik donemi'/><category term='Hepatit'/><category term='kilo koruma'/><category term='Hipertansiyon'/><category term='göz hastalıkları'/><category term='cilt leke sorunu'/><category term='Kaş Kaldırma Ameliyatı'/><category term='orucu bozar mı'/><category term='Anal Fissür'/><category term='Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları'/><category term='meme kaldırma'/><category term='karaciğer yetmezliği'/><category term='psikiyatri'/><category term='kilo kontrolü'/><category term='sindirim sistemi'/><category term='Genel Sağlık'/><category term='obezlik'/><category term='Akne izleri  tedavisi'/><category term='Safra kesesi'/><category term='sağlık sitesi'/><category term='vücut tipi'/><category term='cinsel isteksizlik nedenleri'/><category term='göz testi'/><category term='göğüs estetiği'/><category term='blogoji'/><category term='sağlık bilimi'/><category term='disi dollenme hucresi'/><category term='orucu bozan nedenler'/><category term='obezite'/><category term='cinsel gucu aratıran bitkiler'/><category term='diyet ve sağlık'/><category term='oyunlar'/><category term='depresyon neden olusur'/><category term='Domuz gribi belirtileri'/><category term='hafıza'/><category term='Orta kulak ilithabı'/><category term='Ağız Kokusunun Nedenleri'/><category term='Yüz Estetiği'/><category term='diyet ve saglık'/><category term='Sağlık sigortası'/><category term='dogum kontrol'/><category term='dogum kontrol haspı ne zaman kullanılmalı'/><category term='diyet nasıl yapılmalı'/><category term='adet kanaması neden olur'/><category term='aşırı yeme'/><category term='sindirim'/><category term='Cinsel Sağlık'/><category term='alternatip tıp'/><category term='Erkek Cinsel Sorunları'/><category term='depresyon'/><category term='sinüzit tedavisi'/><category term='basur'/><category term='Ruh sağlığı'/><category term='zayıflama yolları'/><category term='diyette yanlışlıklar'/><title type='text'>Sağlık Bilimi, Konuları</title><subtitle type='html'>Sağlıklı yaşam, hastalıklar, hastaneler, tedavi, ameliyat, göz hastalıkları kadın ve bebek sağlığı, hamilelik...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>118</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8268883474120543631</id><published>2010-03-28T09:56:00.000-07:00</published><updated>2010-03-28T09:57:02.028-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zinde kalmanın yolları'/><title type='text'>Zindelik veren ilaç</title><content type='html'>"Şuyuu vukuundan beter" sözünü en iyi açıklayacak günlerdeyiz. &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Domuz_gribi"&gt;Domuz gribi&lt;/a&gt; hakkında  yetkilisinden etkisizine herkes bir şeyler söylüyor. Vatandaş  profesörlere mi, başbakana mı inanacağını bilemiyor.&lt;br /&gt;Söylentiler  gırla gidiyor: virüs mutasyona uğramış, aşıların yan etkisi çokmuş,  piyasadaki griplerin tamamı domuz gribi imiş, bunlar ilaç firmalarının  oyunuymuş.&lt;br /&gt;&lt;a name="more"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Vatandaş kime güveneceğini, ne  yapacağını şaşırmış durumda. Şimdilerde bağışıklık sistemini  güçlendirici ilaçlar gündemde. Yakında webcilerin  sitelerine  zayıflatıcı, şey büyütücü mahsüllerin yanında bu türden mahsüllerin de  reklamlarını görebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;İmuneks hakkında&lt;/h2&gt;Kaç zamandır  ismini duyuyorum. Bir araştırma yaptım hakkında. Güvendiğim bir eczacıya  danıştım.&lt;br /&gt;İmunex bir ilaç değildir. Vitamin benzeri bir üründür.  Afrika kökenlidir, ekmek mayasından elde edilir. Üreticisi &lt;a href="http://www.mn.com.tr/"&gt;Mustafa Nevzat&lt;/a&gt; adındaki firmadır. Bazı  internet sitelerinde Sağlık Bakanlığından onaylı olduğu yazılmaktadır.  Fakat resmi sitesindeki ürün sayfasında böyle bir ifadeye rastlamadık.  İlaç dışındaki ürünlere &lt;a href="http://www.saglik.gov.tr/"&gt;Sağlık  Bakanlığı&lt;/a&gt; değil, &lt;a href="http://www.tarim.gov.tr/"&gt;Tarım Bakanlığı&lt;/a&gt;  ruhsat vermektedir.&lt;br /&gt;Kullanmadan önce mutlaka  doktorunuza danışınız.  Kılavuzunda, emzirme dönemindeki ve hamile kadınların kullanmadan önce  doktora danışması gerektiği söyleniyor, herkes danışsa iyi eder,  neticede söz konusu olan sağlıktır.&lt;h2&gt;İmmuneks Yan Etkileri&lt;/h2&gt;  Kullanım kılavuzunda herhangi bir yan etkisinin olmadığı &lt;a target="_blank" rel="nofollow" href="http://www.mn.com.tr/tr/products/p_detail_Imuneks_10mg.aspx?productID=20"&gt;yazılmıştır&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;İmunex  fiyatı&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;İmunex'i eczanelerden bulabilirsiniz. 10 miligramlık ve  50 miligramlık kapsüller halinde satılır. 10 mg'lık kapsüllerin  bulunduğu paketin fiyatı 25 liradır.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Önemli Not: &lt;/b&gt;&lt;i&gt;Buradaki  bilgiler çeşitli medyalardan, bahsi geçen firmaların internet  sayfalarından derlenmiştir. Kesinlikle tavsiye niteliğinde değildir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İlgili  yazılar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.torbam.com/2010/03/zayiflama-hareketleri-zayiflatan.html"&gt;Zayıflama  hareketleri, zayıflatan müzikler&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.torbam.com/2010/03/zayiflama-hareketleri-zayiflatan.html"&gt;Aerobik  müzikleri, fitness harekeleri&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.torbam.com/2009/12/vucut-gelistirme-vitaminleri-ilaclar-ve.html"&gt;Vücut  geliştirme ilaçları&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8268883474120543631?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8268883474120543631/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/03/zindelik-veren-ilac.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8268883474120543631'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8268883474120543631'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/03/zindelik-veren-ilac.html' title='Zindelik veren ilaç'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-248703742077236128</id><published>2010-03-28T09:52:00.000-07:00</published><updated>2010-03-28T09:55:17.942-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><title type='text'>Zayiflama kemeri</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.uzunyol.net/2009/11/arnica-su-filitreli-supurge-su-ile.html"&gt;Evinizde&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.uzunyol.net/2009/12/celik-govdeli-ev-fiyatlar.html"&gt;kullanacağınız&lt;/a&gt; ve egzersiz yapmadan sadece zayıflamak istediğiniz bölgeyi relax ile sararak düğmesine basacaksınız.İşte her şey bu kadar kolay.Relax vibro zayıflama kemeri çift motorlu, sauna etkili yani saunadaymışsınız gibi,LCD kumandalı ,artık zayıflamak ve istediğiniz lokal bölgenizi zayıflatmak çok kolay.Tavsiye edilen &lt;a href="http://www.uzunyol.net/2010/01/rocket-dog-bayan-cizmeleri-fiyat.html"&gt;fiyat&lt;/a&gt; aralığı 75-80 TL dir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-248703742077236128?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/248703742077236128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/03/zayiflama-kemeri.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/248703742077236128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/248703742077236128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/03/zayiflama-kemeri.html' title='Zayiflama kemeri'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4212068398461876411</id><published>2010-03-14T16:06:00.000-07:00</published><updated>2010-03-14T16:07:20.460-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='banka'/><title type='text'>çiftçileri için ucuz kredi</title><content type='html'>Hasat dönemlerinize paralel olarak, üretim öncesinde yılda azami 11 ay ödemesiz Kısa Vadeli Üretimin Finansmanı &lt;a href="http://www.uzunyol.net/2010/03/ciftci-kredisi.html"&gt;Çiftçi Kredisi&lt;/a&gt; kullanabilirsiniz. Kredinizi kefalet ve ekili tarlalarınızın Eureko Sigorta tarafından sigortalanması ile kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta ve Uzun Vadeli Destek Kredisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ürün ön finansmanı dışında kalan, hasat maliyetleri, işçilik giderleri, ekipman alımları, sulu elektrifikasyon kurulumu gibi ihtiyaçlarınız için Orta Vadeli Destek Kredisi alabilirsiniz. Kredinizi sahip olduğunuz oto, traktör rehni ya da ipotek ve kefalet ile kullanabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarla alımı, damla sulama, hayvancılık, süt besiciliği gibi yatırım ihtiyaçlarınızı, Uzun Vadeli Destek Kredisi ile 60 ay vadeye kadar finanse edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekin Kart&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarımsal faaliyetlerinizde (mazot, gübre, ilaç vb.) kullanmak üzere azami 6 ay ödemesiz ticari kredi kartına sahip olabilirsiniz. Anlaşmalı üye işyerlerinde, faizsiz vade, taksit ve bonus kazanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4212068398461876411?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4212068398461876411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/03/ciftcileri-icin-ucuz-kredi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4212068398461876411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4212068398461876411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/03/ciftcileri-icin-ucuz-kredi.html' title='çiftçileri için ucuz kredi'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3191619214818824942</id><published>2010-02-10T03:18:00.000-08:00</published><updated>2010-02-10T03:18:00.253-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><title type='text'>Sağlık ve termal oteller</title><content type='html'>&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 133px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S2qt_GSEmgI/AAAAAAAAAvA/2nWCtQhT46A/s200/IMG_5509_240_160%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434347199905700354" /&gt;&lt;a href="http://www.torbam.com/2010/02/termal-otellerde-kaplicalarda-ucretsiz.html"&gt;Termal otel ve kaplıcalarda ücretsiz tedavi&lt;/a&gt; 17 yıldır sektörde hizmet veren Orucoğlu Thermal Resort'ın, Termal otellerin büyük avantajı otelin her noktasında misafirlerinin termal sudan yararlanabilmesi. Otelin sodyum bikarbonat, flörür ve karışık nitelikte termomineral içeren termal suyu romatizmal hastalıklardan, eklem hastalıklarına kadar birçok alanda tedavi unsuru olarak kullanılıyor. Misafirler otel bünyesindeki SPA &amp; Wellness Merkezinde, uzman doktor, fizyoterapistler ve sağlık ekibi gözetiminde yapılan aktivitelerin yanı sıra kurumlara bağlı olarak fizik tedavi &amp; rehabilitasyon imkanlarından faydalanabiliyor.Doktor ücretsizdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3191619214818824942?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3191619214818824942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/02/saglk-ve-termal-oteller.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3191619214818824942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3191619214818824942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/02/saglk-ve-termal-oteller.html' title='Sağlık ve termal oteller'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S2qt_GSEmgI/AAAAAAAAAvA/2nWCtQhT46A/s72-c/IMG_5509_240_160%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6297078386415465858</id><published>2010-01-31T12:01:00.000-08:00</published><updated>2010-01-31T12:01:00.125-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><title type='text'>Zayıflatan hareketler</title><content type='html'>Hayatım boyunca hiçbir zaman 'ince' bir insan olmadım. Hep iri yarıydım.&lt;br /&gt;Ama 'şişmanlık' benim için son 10-12 yılın fenomeni. 1987 yılında askerden döndüğümde 72 kiloydum. Kendimi bildim bileli kilom 78-80 arasında gider gelirdi. Askerde onca sporun ve hareketin ardından kendimi çok iyi hissettiğim o kiloya kadar gerilemiştim. Ama nereden bilebilirdim, bir daha aynı kiloya hiç inemeyeceğimi...&lt;br /&gt;Asker dönüşü hızla kilo aldım, 80'in üzerine çıktım ama 1989'da yeniden hızla &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/acai-fiyati-asai-berry-zayiflama-hapi.html"&gt;zayıfladım &lt;/a&gt;ve 75 kiloya kadar indim. Yine kendimi çok iyi hissediyordum. Bu halde 2 yıldan uzun süre kaldım, düzenli spor yaparak kilomu koruyordum; yoksa yediğime içtiğime dikkat ettiğim falan yoktu. Ve hata da buradaydı işte.&lt;br /&gt;Her şey 1992'de Sabah gazetesinin o zamanki binası olan Medya Plaza'da dergi grubunda işe girince değişmeye başladı. Binada bir pastane vardı. Evet pastane. Her sabah gazetelerimi alıp pastaneye iniyor, iki dilim su böreği eşliğinde onları okuyordum. Bu arada sporu da bırakmıştım.&lt;br /&gt;Geçenlerde elime Aktüel dergisinin eski bir sayısı geçti. Bir sebeple fotoğrafımı basmışlar, fotoğrafı Sabah arşivinden almışlar. Benim orada çalıştığım ama henüz kilo almaya başlamadığım dönemlerde çekilmiş olmalı. Şimdi arada bir o resme bakıp iç geçiriyorum. 10 yıl ve 20 kilo öncesi...&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1996'da Milliyet binasına gelip Radikal için çalışmaya başladığımda işler bugünkü gibi zıvanadan çıkmamıştı henüz. Hâlâ 84-85 kiloydum ve kendimi sıksam her şey geri döndürülebilir gibi gözüküyordu. Ama nerde, bu binada da yemekleri Konyalı veriyor ve yememeye imkân yok. Önce 90'lı kilolara geldim. Üstüne bir de 2001 krizi eklenince kendimi 100 kilonun üzerinde buluverdim. Hâlâ spor yapmıyordum ve bu arada yaş ilerliyor, yani metabolizma yavaşlıyordu.&lt;br /&gt;Bizim binada neredeyse kesintisiz biçimde rejimde olan ama nedense hiç kilo da veremeyen bazı insanlar var. Bunlardan biri bizim internet editörü Serdar Kuzuloğlu; onu geçen hafta anlattım. Bir diğeri Posta gazetesinin genel yayın yönetmeni Rifat Ababay. Rifat, herhalde Türkiye'nin tüm diyetisyenlerini tanıyor. Hepsiyle bir ölçüde ilişkisi oldu, hepsine para ödedi ama zayıflayabilmiş değil.&lt;br /&gt;Serdar'ın, Rifat'ın ve benim bir ortak özelliğimiz var. Her üçümüz de bir oturuşta bir danayı yiyebilecek iştaha sahibiz. Geçen hafta kabaca da olsa acıkma mekanizmasını anlatmaya çalışmıştım. İştah dediğimiz şey işte bu. Ama bizim sadece karnımızacıkmıyor; doymayı da bilmiyoruz.&lt;br /&gt;İşte bugün bu 'doyma' meselesini anlatmaya çalışacağım.&lt;br /&gt;Normal insanların, uzun süre besinsiz kaldıklarında kan şekerleri düşer. Kan şekeri düşünce beyin bir hormon salgılar ve onlar acıkırlar.&lt;br /&gt;Yemek yediğimizde kan şekerimiz yeniden yükselir. Yükselen şekeri dengelemek ve vücuda giren besinleri enerjiye çevirmek için pankreasımız insülin salgılar. İnsülin salgısına beynin gönderdiği bir başka hormon sebep olur ve bu hormon aynı zamanda 'doyma hissi'ni de verir.&lt;br /&gt;Bu kabaca anlattığım mekanizma 'normal' insanlar için geçerli. Serdar, Rifat ve benim için değil. Bizim gibi obezite sınırında ya da zaten obez olan insanlarda bu doyma hissi veren hormon ya hiç salgılanmıyor ya da çok geç salgılanıyor.&lt;br /&gt;Buna bazı genetik bozukluklar sebep olduğu gibi bendeki gibi uzun yıllar boyunca vücuda kötü davranma da yol açabiliyor. İşte bunun bedeli de önce fazla kilolar, ardından da çok tehlikeli bir hastalık olan Tip 2 denen şeker hastalığı olabiliyor.&lt;br /&gt;Esasında artık pek çok doktora göre şişman olmanın, fazla kiloya sahip olmanın kendisi bir hastalık.&lt;br /&gt;Peki bu hastalıktan nasıl kurtulacağız?&lt;br /&gt;Hastalığı yaratan sebepleri ortadan kaldırarak tabii ki. Yani, beslenme düzenimizi düzelteceğiz, yanlış ve kötü alışkanlıklardan kurtulacağız. &lt;br /&gt;Radikal - İsmet Berkan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6297078386415465858?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6297078386415465858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/zayflatan-hareketler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6297078386415465858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6297078386415465858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/zayflatan-hareketler.html' title='Zayıflatan hareketler'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2523560796230359267</id><published>2010-01-30T11:55:00.000-08:00</published><updated>2010-01-30T11:58:56.701-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><title type='text'>Zayıflama klinikleri, otelleri</title><content type='html'>&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 131px; height: 87px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S2SPVjxrDOI/AAAAAAAAAuQ/XfsqhSLK5po/s200/images%5B1%5D.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432624651059268834" /&gt;Bizim gazetenin tek şişmanı da ben değilim. Mesela bizim internet editörümüz Serdar Kuzuloğlu benden daha kilolu. Onun güzel bir benzetmesi var. Zayıflama kliniklerine ve &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/acai-fiyati-asai-berry-zayiflama-hapi.html"&gt;zayıflama &lt;/a&gt;otellerine giden insanlar için şöyle diyor: "insan yememek için para verir mi? Otur evinde yeme, ne o Nazi kampı gibi yerlere gitmeler, bir de üste para vermeler..."&lt;br /&gt;Haksız da değil. Serdar, kalori cetvelini ezbere bilmekle övünür&lt;br /&gt;her fırsatta ve zayıflamanın bir irade meselesi olduğunun fazlasıyla farkında.&lt;br /&gt;Ben zaten, yıllarca zayıflamaya çalışmış şişmanlar kadar bu şişmanlama meselesinin özünü kavramış insanlar tanımadım. Hiçbiri diyetisyene inanmaz, ama diyetisyen diyetisyen de dolaşırlar.&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Esasen dünyada çok büyük bir 'doğru beslenme endüstrisi' var. Ben, bu&lt;br /&gt;'doğru beslenme endüstrisi'nin dünya çapındaki toplam cirosunun beslenme endüstrisinin kendisinden bile daha büyük olduğuna inanıyorum. Keşke biri çıkıp hesaplamaya çalışsa...&lt;br /&gt;Her neyse, bu köşenin sürekli okurları biliyor, popüler bilime meraklıyım, sadece fizik ve matematikle değil bilimin hemen hemen her alanındaki gelişmeler beni yakından ilgilendiriyor; yeni bir şeylere rastladıkça okuyorum.&lt;br /&gt;İnsanın nasıl kilo aldığına ilişkin olarak da bugüne dek onlarca&lt;br /&gt;makale okumuşumdur herhalde.&lt;br /&gt;Bu okuduklarımdan ötürü olsa gerek, yıllardır kendi kendimin diyetisyeni olmayı tercih ediyorum, Serdar gibi sağa sola bir sürü para ödemek zorunda kalmıyorum. Nasıl olsa o da zayıflayamıyor ben de, ama hiç değilse benim&lt;br /&gt;param cebimde kalıyor.&lt;br /&gt;İnsan, vücudunun nasıl kilo aldığını bilirse zayıflama daha kolay olur sanıyor. Ama diyorum ya, işin bilgiyle ilgisi yok; iradeyle ilgisi var.&lt;br /&gt;İnsan vücudu çok ilginç bir mekanizmaya sahip. Acıkma denen şey, kandaki şeker seviyesinin düşmesi aslında. Kan şekeri düşünce beyin bir hormon salgılıyor ve acıkma hissi başlıyor.&lt;br /&gt;Yemek yediğimizde de bunun tam tersi bir mekanizma işlemeye başlıyor; kan şekerimiz yükseliyor, bu yükselme sonucunda beyin bir başka hormon salgılayıp pankreastan ensülin üretmesini istiyor, bu arada bize de bize 'doyma hissi'ni veriyor.&lt;br /&gt;Böyle basit ve kabaca anlattığıma bakmayın, keşfedilmesi hayli uzun sürmüş çok karmaşık bir mekanizmadan söz ediyorum aslında.&lt;br /&gt;Gördüğünüz gibi iki kritik an var: Kan şekerimizin düşmesi ve bir de pankreasın ensülin salgılaması.&lt;br /&gt;Kan şekeri düşüklüğünü uzun uzun anlatamayacağım. Bunun çeşitli sebepleri var. Mesela bazı insanların 'düşük şekerli' olduğunu duyarız. Onlar acıkma hissi geldiğinde hemen bir şeyler yemelidir, yoksa baygınlık bile geçirebilirler. Onların gün içinde sık sık ve AZAR AZAR yemeleri önerilir. Bu, kontrol altında tutulması gereken bir hastalık. Ben ondan değil, normal insanlardan söz ediyorum şimdilik. Yani sahiden açlık çekince kan şekeri düşen insanlardan.&lt;br /&gt;İkinci kritik an olan pankreasın ensülin salgılaması ise bizi şişman yapan ve yıllar içinde de ciddi hastalıkların kapısını açan an işte.&lt;br /&gt;O yüzden beslenme çok önemli, o yüzden şişman olmamak ve şişman kalmamak çok önemli.&lt;br /&gt;İsterseniz, nasıl şişmanladığımızı haftaya anlatmaya çalışayım.&lt;br /&gt;Eğer nasıl kilo aldığımızı bilirsek, belki kilo almamayı, hatta üzerimizdeki fazla kiloları eritmeyi bile başarabiliriz.&lt;br /&gt;Radikal-İsmet Berkan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2523560796230359267?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2523560796230359267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/zayflama-klinikleri-otelleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2523560796230359267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2523560796230359267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/zayflama-klinikleri-otelleri.html' title='Zayıflama klinikleri, otelleri'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S2SPVjxrDOI/AAAAAAAAAuQ/XfsqhSLK5po/s72-c/images%5B1%5D.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7784571180586683077</id><published>2010-01-19T13:31:00.000-08:00</published><updated>2010-01-19T13:40:50.325-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><title type='text'>Otomobil için çocuk koltuğu kurulumu</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.arabalari.net/2010/01/cocuk-oto-koltugu-bebek-koltuk.html"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 174px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S1YlSV_AVMI/AAAAAAAAArU/PEB65JASCs8/s200/animation4%5B1%5D.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428567397910992066" /&gt;&lt;/a&gt;12 Yaşından küçük çocukların arabaların ön koltuğuna binmeleri tehlikeli ve yasak. Arka koltukta ise &lt;a href="http://www.arabalari.net/2010/01/cocuk-oto-koltugu-bebek-koltuk.html"&gt;çocuk, bebek oto koltuğu&lt;/a&gt; olmadan taşınmamaları gerekiyor. &lt;h3&gt;Oto koltuğu nasıl monte edilir&lt;/h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-1467231438233787841&amp;hl=tr&amp;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href="http://www.arabalari.net/2010/01/cocuk-oto-koltugu-bebek-koltuk.html#fiyatlar"&gt;çocuk oto koltuğu fiyatları&lt;/a&gt;  &lt;br&gt;&lt;a title="otomobil" href="http://www.arabalari.net"&gt;Otomobil &lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.arabalari.net/2010/01/cocuk-oto-koltugu-bebek-koltuk.html"&gt;bebek koltuğu&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7784571180586683077?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7784571180586683077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/otomobil-icin-cocuk-koltugu-kurulumu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7784571180586683077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7784571180586683077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/otomobil-icin-cocuk-koltugu-kurulumu.html' title='Otomobil için çocuk koltuğu kurulumu'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S1YlSV_AVMI/AAAAAAAAArU/PEB65JASCs8/s72-c/animation4%5B1%5D.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3377808187490933052</id><published>2010-01-17T06:41:00.000-08:00</published><updated>2010-01-17T06:41:00.484-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hepatit B'/><title type='text'>Hepatit B</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sy47IwCNqkI/AAAAAAAAACI/JJAQnd_F3TQ/s1600-h/333333333333.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 134px; height: 101px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sy47IwCNqkI/AAAAAAAAACI/JJAQnd_F3TQ/s320/333333333333.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417332423292463682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hamile-olmadan-once-bilinmesi.html"&gt;Hepatit&lt;/a&gt; B virüsü ile olan karaciğer iltihabıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatit B'nin Bulaşma Yolları:&lt;br /&gt;1- Kan&lt;br /&gt;2- Meni&lt;br /&gt;3- Vajinanın sıvı ve salgıları (adet kanıda dahil)&lt;br /&gt;4- Doğum sırasında anneden bebeğe geçiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu gibi bulaşma yollarından şüphelenenler en yakın sağlık kuruluşuna başvurup gerekli tedavilerini yaptırmalıdırlar. Çünkü &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hamile-olmadan-once-bilinmesi.html"&gt;Hepatit&lt;/a&gt; B çok ciddi bir hastalıktır ve tedavi edilmesze siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi ağır hastalıklara neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İlgili bağlantılar: hepatit, &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/cocugunuz-duyuyor-mu.html"&gt;sarılık&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3377808187490933052?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3377808187490933052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/hepatit-b.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3377808187490933052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3377808187490933052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/hepatit-b.html' title='Hepatit B'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sy47IwCNqkI/AAAAAAAAACI/JJAQnd_F3TQ/s72-c/333333333333.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-564160441821196840</id><published>2010-01-16T14:35:00.000-08:00</published><updated>2010-06-01T07:23:34.694-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><title type='text'>Çocuk oto koltuğu önemli mi?</title><content type='html'>&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 165px; height: 165px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_ChLhnZzPa-k/S0-bJStkIGI/AAAAAAAAAC0/CaYCHQ-KtPc/s200/%C3%A7ocuk+oto+koltklar%C4%B1.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426726659948814434" border="0"&gt;Çocuklarımızı &lt;a href="http://www.torbam.com/2009/12/kadin-iscilerin-dogum-izni.html"&gt;doğum&lt;/a&gt;undan büyüyene kadar her an koruma altında tutarız. Yolda veya evin içinde koşuştururken hemen uyarırız; “Yavaş ol evladım, düşeceksin”. Onların canlarının yanmalarına izin vermeyiz. Düşüp dizlerini kanatacaklar diye korkarız. Evet, çocuklarımız bizim her şeyimiz. Onlar için yapamayacağımız bir şey yok.  Fakat onlardan sakındığımız çok önemli bir şey var. &lt;a href="http://www.arabalari.net/2010/01/cocuk-oto-koltugu-bebek-koltuk.html"&gt;Çocuk oto koltukları&lt;/a&gt;. Onları o kadar çok seviyoruz ki azıcık ağlasalar arabanın önüne bile oturmalarına izin veriyoruz. Halbuki araştırmalara göre kazalarda en çok zararı çocuklar görüyor. Onlar ne kadar sıkılsa da hareket halindeki arabada en çok ihtiyaç duydukları şey güvenlik. İşte bu durumu gören yetkililer 2010 itibariyle bütün arabalarda çocukların &lt;a href="http://www.arabalari.net/2010/01/cocuk-oto-koltugu-bebek-koltuk.html"&gt;çocuk araba koltuğu&lt;/a&gt; ile seyahat etmelerini zorunlu hale getirdiler. Umarım uygulanır bu kanun ve çocuklarımızla trafikte daha güvenli seyahat ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-564160441821196840?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/564160441821196840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/cocuk-oto-koltugu-onemli-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/564160441821196840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/564160441821196840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/cocuk-oto-koltugu-onemli-mi.html' title='Çocuk oto koltuğu önemli mi?'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ChLhnZzPa-k/S0-bJStkIGI/AAAAAAAAAC0/CaYCHQ-KtPc/s72-c/%C3%A7ocuk+oto+koltklar%C4%B1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4468900895165101274</id><published>2010-01-15T06:30:00.000-08:00</published><updated>2010-01-15T06:30:01.442-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hepatit'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hepatit A'/><title type='text'>Hepatit A</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sy43eFu7TAI/AAAAAAAAACA/pBpn2hp4c-c/s1600-h/images222.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 125px; height: 83px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sy43eFu7TAI/AAAAAAAAACA/pBpn2hp4c-c/s320/images222.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417328391847889922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatit A virüsü karaciğerde aniden iltihaplanmaya neden olur.&lt;br /&gt; &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebeklerin-olmas-gereken-aslar.html"&gt;Hepatit &lt;/a&gt;A ağız ve dışkı yoluyla bulaşır. &lt;br /&gt; Kirlenmiş su besinlerin vücuda alınmasıyla ortaya çıkar.&lt;br /&gt; Korunmada tolu halde yaşanılan yerlerde (okul, hastane ...) virüsün bulaşma ihtimalinin yüksek olduğu bilinmelidir ve buna göre tedbirler alınmalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar: &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebeklerin-olmas-gereken-aslar.html"&gt;hepatit&lt;/a&gt;, hastalık&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4468900895165101274?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4468900895165101274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/hepatit.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4468900895165101274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4468900895165101274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/hepatit.html' title='Hepatit A'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sy43eFu7TAI/AAAAAAAAACA/pBpn2hp4c-c/s72-c/images222.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3822675535271146419</id><published>2010-01-14T14:34:00.000-08:00</published><updated>2010-01-14T14:35:21.700-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dekorasyon'/><title type='text'>Ev dekorasyonu, dekorasyon ipuçları</title><content type='html'>&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 183px; height: 138px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ChLhnZzPa-k/S0-aPSiDSOI/AAAAAAAAACs/jDI4bCqaKMg/s200/dekorasyon.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426725663468112098" border="0"&gt;Ünlü bir mobilya firmasının dediği gibi “Güzel yaşamak sanattır”. Biz bu sözü biraz daha genişletelim şöyle diyelim; Güzel ve kaliteli yaşam alanları oluşturabilmek sanattır. Sadece parayla ilgili değildir evinizi, yaşadığınız sokağı veya şehrinizi güzelleştirmek. Küçük ayrıntılar bir araya gelerek devasa bir güzellik ortaya çıkarabilir. Evinizi baştan sona &lt;a href="http://www.evdergisi.com/"&gt;dekore etmek&lt;/a&gt; için veya bir dekoratör ile anlaşmaya paranız olmayabilir ama kendiniz halınızla uyumlu bir vazo seçebilir, duvarların rengi ile perdelerinizi uyumlu hale getirebilir, odanızdaki birkaç eşyanın yerini değiştirerek mükemmel güzellikte dekore edilmiş odalar oluşturabilirsiniz. Bunun için &lt;a href="http://www.evdergisi.com/"&gt;dekorasyon siteleri&lt;/a&gt;ni gezmeniz veya ev – dekorasyon dergilerini biraz karıştırmanız yeterli olabilir. Oldukça &lt;a href="http://www.evdergisi.com/search/label/dekorasyon%20ipu%C3%A7lar%C4%B1"&gt;güzel dekorasyon ipuçları&lt;/a&gt; veren, yeni çıkan mobilyalar hakkında bilgiler sunan, &lt;a href="http://www.evdergisi.com/"&gt;prefabrik&lt;/a&gt; veya betonarme evlerin fiyatları hakkında bilgi sunan kaliteli blog ve siteleri ziyaret edebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3822675535271146419?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3822675535271146419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/ev-dekorasyonu-dekorasyon-ipuclar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3822675535271146419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3822675535271146419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/ev-dekorasyonu-dekorasyon-ipuclar.html' title='Ev dekorasyonu, dekorasyon ipuçları'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ChLhnZzPa-k/S0-aPSiDSOI/AAAAAAAAACs/jDI4bCqaKMg/s72-c/dekorasyon.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7443553254768823374</id><published>2010-01-11T04:48:00.000-08:00</published><updated>2010-01-11T04:48:00.817-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinüzit tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinüzit'/><title type='text'>Sinüzit</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyeIr-qqwuI/AAAAAAAAAB4/qiQ0NEEe4FM/s1600-h/sin%C3%BCzit.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 96px; height: 114px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyeIr-qqwuI/AAAAAAAAAB4/qiQ0NEEe4FM/s320/sin%C3%BCzit.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415447366074024674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz kemikleri içerinde bulunan sinüs adı verilen boşluklardaki mukozanın iltihaplanmasına &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/burun-estetiginde-son-nokta-mikro.html"&gt;sinüzit&lt;/a&gt; denir.&lt;br /&gt;SİNÜZİT BELİRTİLERİ:&lt;br /&gt;1-Erişkinlerde burunda tıkanma&lt;br /&gt;2-Burunda sarı,yeşil ve genizde akıntı olması&lt;br /&gt;3-Öksürük&lt;br /&gt;4-Yüzde, dişte, gözde ağrı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN BELİRTİLER:&lt;br /&gt;1-Kusma&lt;br /&gt;2-Geniz akıntısına bağlı öğürme&lt;br /&gt;3-İnatçı öksürük&lt;br /&gt;4-Huzursuzluk&lt;br /&gt; Bu gibi belirtileri olan hastalar hekime başvurarak hızlı bir şekilde tedaviye başlamalıdırlar.&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar: &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/burun-estetiginde-son-nokta-mikro.html"&gt;sinüzit&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7443553254768823374?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7443553254768823374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/sinuzit.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7443553254768823374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7443553254768823374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/sinuzit.html' title='Sinüzit'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyeIr-qqwuI/AAAAAAAAAB4/qiQ0NEEe4FM/s72-c/sin%C3%BCzit.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5643400999635419542</id><published>2010-01-09T04:49:00.001-08:00</published><updated>2010-01-11T11:55:09.357-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><title type='text'>Tatil nedir, ipuçları, tatil yerleri</title><content type='html'>&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; width: 200px; height: 128px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ChLhnZzPa-k/S0etfv9CF1I/AAAAAAAAACE/mYNrkrENdpI/s200/tatil_yerleri.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424495037151057746" border="0"&gt;Psikologların ve kişisel gelişim uzmanlarının en çok üzerinde durduğu konulardan biri de rutinden kurtulmaktır. İnsan hayatı ne kadar rutin bir hal alırsa, ne kadar monotonlaşırsa, insan o kadar mutsuz olur. Mutsuzluğun başarısızlık getirmesi de kaçınılmazdır.&lt;br /&gt;İster sekiz-beş mesaisi yapan bir memur, sürekli rakamlarla boğuşan bir muhasebeci veya her gün hastalarının derdini dinleyen bir doktor olun farketmez. Her insanın farklı bir takım işler yapmaya, kendini yaptığı işin monotonluğundan, sıkıcılığından kurtarmaya ihtiyacı vardır.&lt;br /&gt;İşte &lt;a href="http://www.tatilyerlerim.com/2009/04/antalyadaki-seyahat-acentalar.html"&gt;turizm şirketleri&lt;/a&gt;, otelciler, eğlence merkezler, spor merkezleri böyle hayati bir görevi ifa ediyor. &lt;a href="http://www.tatilyerlerim.com/"&gt;Tatil&lt;/a&gt; sadece bir eğlence aracı veya dinlenme fırsatı olarak görülmemeli. İnsanın yaptığı işte daha başarılı olması, hatta işini severek yapabilmesi için motivasyon aracı olarak görülmelidir.&lt;br /&gt;Tatil deyince insanın aklına sadece güney ve &lt;a href="http://www.tatilyerlerim.com/search/label/Ege"&gt;ege sahilleri&lt;/a&gt; plajları de gelmemeli. Tatil genel olarak insanın her gün yaptığı işten uzaklaşması ve sevdiği, hoşlandığı şekilde vakit geçirebilmesi demektir. Tabi bu arada sağlığınızı da düşününmeniz gerek. &lt;a href="http://www.tatilyerlerim.com"&gt;Kaplıcalar &lt;/a&gt;sağlık turizmi deyince ilk akla gelen yerlerdir.&lt;br /&gt;Tatil yerleri genel olarak kış tatil yerleri ve yaz tetil yerleri olarak ikiye ayrılması pek doğru değildir. Yaz kış gezebileceğiniz yerler çok daha fazladır. Örneğin &lt;a href="http://www.tatilyerlerim.com/2008/08/istanbulda-gezilecek-yerler.html"&gt;İstanbul'da gezilecek yerler&lt;/a&gt;i bir ayda bitirmeniz mümkün değildir.&lt;br /&gt;Netice olarak tatil yapacaksanız öncelikle neden tatil yaptığınızı ve amacınızı belirleyin. Ondan sonra yola çıkın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5643400999635419542?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5643400999635419542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/tatil-nedir-ipuclar-tatil-yerleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5643400999635419542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5643400999635419542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/tatil-nedir-ipuclar-tatil-yerleri.html' title='Tatil nedir, ipuçları, tatil yerleri'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ChLhnZzPa-k/S0etfv9CF1I/AAAAAAAAACE/mYNrkrENdpI/s72-c/tatil_yerleri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8149336234892658026</id><published>2010-01-07T13:07:00.001-08:00</published><updated>2010-01-07T14:00:32.234-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><title type='text'>Herbalife</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.horbilayf.com" target="_blank" title="Herbalife"&gt;&lt;img title="Herbalife" style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 50px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S0ZNfUt9JJI/AAAAAAAAAoE/KNk0Q3nuXxg/s200/banner_01%5B1%5D.png" border="0" alt="Herbalife" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424108001747084434" /&gt;&lt;/a&gt;1980 yılında kurulmuş olan &lt;a href="http://www.horbilayf.com" target="_blank"&gt;Herbalife &lt;/a&gt;, iyi ve akıllı beslenme danışma sektörünün öncü liderlerindendir. &lt;a href="http://www.horbilayf.com" target="_blank"&gt;Herbalife ürünleri &lt;/a&gt;ilaç değil gıda takviyelidir. Hastalıklara teşhis veya tedavi amaçlı üretilmemiştir , bu ürünler daha iyi bir yaşam standartlarına sahip olunabilmesi için vücudumuza gerekli günlük besin ihtiyacını destekleyici şekilde özel olarak üretilmiştir.&lt;br /&gt;Herbalife ürünlerini güvenli bir şekilde satın almak için , &lt;a href="http://www.horbilayf.com" target="_blank"&gt;Herbalife Satış &lt;/a&gt;sitesini kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8149336234892658026?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8149336234892658026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/herbalife.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8149336234892658026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8149336234892658026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/herbalife.html' title='Herbalife'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S0ZNfUt9JJI/AAAAAAAAAoE/KNk0Q3nuXxg/s72-c/banner_01%5B1%5D.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6004154418128555133</id><published>2010-01-05T07:05:00.000-08:00</published><updated>2010-01-05T07:05:00.814-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ankara Özel Hastane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastane'/><title type='text'>Özel hastaneler- Ankara</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJwMIcO7EI/AAAAAAAAABo/nj0TQu5jBYI/s1600-h/hastane2.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 115px; height: 117px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJwMIcO7EI/AAAAAAAAABo/nj0TQu5jBYI/s320/hastane2.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5414013055779400770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Güven Hastanesi: A Blok: Şimşek Sokak No:29 06540 Kavaklıdere/ANKARA&lt;br /&gt;                    B Blok: Paris Cad. No:58 06540 Kavaklıdere/ANKARA&lt;br /&gt;                    Telefon: Hastane ( Santral ): 0 312 457 25 25&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Başketn üniversitesi Ankara Hastanesi:   &lt;br /&gt;                     Adres  :  Fevzi Çakmak Caddesi 10. Sokak No:45 06490     Bahçelievler / ANKARA&lt;br /&gt;                    Telefon:(0 312) 212 68 68&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.ANKARA YÜZÜNCÜ YIL SAĞLIK İŞLETMELERİ A.Ş 33. Cad. No: 12 06530 Yüzüncüyıl / ANKARA&lt;br /&gt;                    Telefon: (0312) 284 08 08 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.Lokman Hekim Hatanesi: Etlik Lokman Hekim Hastanesi&lt;br /&gt;                         Gn. Dr. Tevfik Sağlam Cad. No:119&lt;br /&gt;                         Etlik/Ankara &lt;br /&gt;                         Sincan Lokman Hekim Hastanesi&lt;br /&gt;                         Andiçen Mah. Polatlı 2 Cad. İdil Sok. No:40&lt;br /&gt;                         Sincan/Ankara &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Bayındır Hastanesi: Bayındır Hastanesi Söğütözü&lt;br /&gt;                       Eskişehir Yolu Söğütözü 06520 Ankara&lt;br /&gt;                       Telefon: 312 287 90 00&lt;br /&gt;                       Bayındır Hastanesi Kavaklıdere&lt;br /&gt;                       Atatürk Bulvarı No: 201 Kavaklıdere 06680 Ankara&lt;br /&gt;                       Telefon: 312 428 08 08&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar: Ankara özel &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/vucut-estetigi.html"&gt;hastane&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/vucut-estetigi.html"&gt;hastane&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6004154418128555133?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6004154418128555133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/ozel-hastaneler-ankara.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6004154418128555133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6004154418128555133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/ozel-hastaneler-ankara.html' title='Özel hastaneler- Ankara'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJwMIcO7EI/AAAAAAAAABo/nj0TQu5jBYI/s72-c/hastane2.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-9071306940319665675</id><published>2010-01-05T02:37:00.001-08:00</published><updated>2010-01-05T03:09:37.486-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyunlar'/><title type='text'>Ameliyat oyunları, doktor oyunu</title><content type='html'>&lt;a  href="http://www.oyunazor.com"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 120px; height: 165px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S0MdvwmfEDI/AAAAAAAAAno/o05zRqcMRhA/s200/188509053772.2963.902746964%5B1%5D.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423211082621587506" /&gt;&lt;/a&gt;Çocuklar için internet hem eğlendirici ve hem eğitici. Öyle &lt;a href="http://www.oyunazor.com"&gt;oyunlar&lt;/a&gt; var ki büyüklerin bile oynayası geliyor.  Mesela &lt;a href="http://www.oyunazor.com/ameliyat-oyunlari.php"&gt;ameliyat oyunları&lt;/a&gt;... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklara sorulduğunda büyüyünce doktor olmak istediklerini söylerler. Doktor olmak isteyen çocuklar için her türden &lt;a href="http://www.oyunazor.com/estetik-ameliyati.html"&gt;ameliyat oyunu&lt;/a&gt; mevcut: Hayvanlar âleminden tutun da komik oyunlara kadar her türden oyun var. Hiç ameliyathane, ameliyat  görmediğimiz için bize ilginç geldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevimli bir maymunun dişleri ağrıyormuş, yardımcı olmak isterseniz &lt;a href="http://www.oyunazor.com/oyunlar.php?oyunu=dis-ameliyati"&gt;diş ameliyatı oyunu &lt;/a&gt;hemen hazır. Maymunumuz önce ağzını açıyor, çürümüş dişlerini görüyorsunuz. Sonra kapatıp tekrar açıyor.  Aman dikkat, eğer yanlış dişe yapışırsanız elinizi ısırıyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.oyunazor.com/kalp-pili-ameliyati.html"&gt;Kalp ameliyatı oyunu&lt;/a&gt;, gerçeği aratmıyor. Doktor önce ellerini temizliyor, dezenfekte ediyor. Sonrasında neşteri eline alıyor.&lt;br /&gt;Fiziğini beğenmeyen bir hastalarınız var. &lt;a href="http://www.oyunazor.com/estetik-ameliyati.html"&gt;estetik ameliyatı oyunu&lt;/a&gt; ile  onlara şekil vereceksiniz. Botoks, iğne, neşter kullanıyorsunuz. Eğer aşırıya kaçarsanzı silikonlar patlayabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi eğlenceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-9071306940319665675?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/9071306940319665675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/ameliyat-oyunlari-doktor-oyunu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/9071306940319665675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/9071306940319665675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/ameliyat-oyunlari-doktor-oyunu.html' title='Ameliyat oyunları, doktor oyunu'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/S0MdvwmfEDI/AAAAAAAAAno/o05zRqcMRhA/s72-c/188509053772.2963.902746964%5B1%5D.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2452468313394861325</id><published>2010-01-03T00:50:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T07:57:34.386-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='epilasyon'/><title type='text'>Lazer epilasyon fiyatları ve estetik merkezleri</title><content type='html'>2010'a girdiğimiz şu günlerde lazer epilasyon ve estetiğe rağbet giderek artmaya başladı. Özellikle dizi ve filmlerdeki ünlülere benzemek isteyen onbinlerce insan her gün soluğu &lt;a title="lazer epilasyon" href="http://www.lazerestetik.net" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;lazer epilasyon&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; ve &lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;estetik&lt;/span&gt; merkezlerinde alıyor. &lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;Lazer epilasyon&lt;/span&gt; tedavisini genelde bayanlar tercih etse de son dönemde erkekler arasında da ivme yükselişte. Birçok erkek istenmeyen kıllarından kurtulmak için &lt;strong&gt;lazer epilasyon&lt;/strong&gt; ve sağlık merkezlerine akın ediyor. Bu yazımızda bahsedeceğimiz sağlık sitesinde &lt;a title="geciktirici bitkiler" href="http://www.lazerestetik.net/lazerepilasyon/erken-bosalmayi-geciktirici-bitkiler-caylar" target="_blank"&gt;geciktirici bitkiler&lt;/a&gt; başta olmak üzere birçok merak edilen konuya açıklık getiriliyor yani aradığınızı bulacağınızı garanti ediyoruz. &lt;strong&gt;Lazer epilasyon fiyatları&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;estetik fiyatları&lt;/strong&gt; hakkında doyurucu bilgilerin bulunduğu, &lt;a title="kişisel bakım nedir" href="http://www.lazerestetik.net/lazerepilasyon/kisisel-bakim-nedir-tanim" target="_blank"&gt;kişisel bakım nedir&lt;/a&gt; gibi sorulara cevap aranan siteye &lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;http://www.lazerestetik.net&lt;/span&gt; adresinden ulaşabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2452468313394861325?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2452468313394861325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/lazer-epilasyon-fiyatlar-ve-estetik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2452468313394861325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2452468313394861325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/lazer-epilasyon-fiyatlar-ve-estetik.html' title='Lazer epilasyon fiyatları ve estetik merkezleri'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7617554821377752599</id><published>2010-01-02T05:32:00.000-08:00</published><updated>2010-01-02T05:32:00.307-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='20 yaş dişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş'/><title type='text'>20'lik diş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJNhtw23vI/AAAAAAAAABg/pU60UOS9pA4/s1600-h/di%C5%9F%C5%9F%C5%9F.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 116px; height: 116px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJNhtw23vI/AAAAAAAAABg/pU60UOS9pA4/s320/di%C5%9F%C5%9F%C5%9F.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5413974943668297458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlarda genellikle en son çıkan dişler üçüncü azı dişerlidir. Genellikle 15-25 yaşları arasında çıkar. &lt;br /&gt; Eğer bu dişler normal pozisyonunda çıkarsa vede etrafındaki bölgelere etki etmiyorsa  bir sorun yoktur. Çene kemiğine bütünleşirse yada anormal çıktığı durumlarda bu dişlerin çekimi yapılabilir. Dişin normal yolunun dışında çıktığı röntgen ile tesbit edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20'lik dişin alınması gereken durumlar şunlardır :&lt;br /&gt; 1- Diş etlerinde görülen hastalık&lt;br /&gt; 2- Çürük oluşması&lt;br /&gt; 3- Dişin çıkması sırasında çevre dişlere etki eden ağrı&lt;br /&gt; 4- 20'lik dişin çıkarken diğer dişerin hareketini bozarak çarpıklaşmaya neden olması&lt;br /&gt; 5- Protez &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/estetik-dis-hekimligi.html"&gt;diş&lt;/a&gt; yapılacağı zaman 20'lik dişleri dikkate almak gerekir. 20'lik diş çekildiği zaman yapılan protez dişde uyumsuzluk sağlanabilir.&lt;br /&gt; 6- Diş bölgesinde kist olması.&lt;br /&gt;  20'lik diş hastayı etkilediği zmaan hasta diş hekimine başvurarak gerekli tedavi yapılabilir.&lt;br /&gt; İlgili bağlantılar: Diş, 20'lik &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/sut-disleri-ne-zaman-duser.html"&gt;diş&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7617554821377752599?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7617554821377752599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/20lik-dis.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7617554821377752599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7617554821377752599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2010/01/20lik-dis.html' title='20&apos;lik diş'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJNhtw23vI/AAAAAAAAABg/pU60UOS9pA4/s72-c/di%C5%9F%C5%9F%C5%9F.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2538928746343705404</id><published>2009-12-28T13:09:00.000-08:00</published><updated>2009-12-28T13:27:26.112-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şişmanlık hakkında'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama yolları'/><title type='text'>Acai fiyatı, asai berry zayıflama hapı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/SzkiHX-W-nI/AAAAAAAAAmI/ZKrDuFJC26c/s1600-h/images%5B2%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 116px; height: 116px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/SzkiHX-W-nI/AAAAAAAAAmI/ZKrDuFJC26c/s200/images%5B2%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420401136607099506" /&gt;&lt;/a&gt;Önce Amerika'ya ihraç ettiğimiz, Amerikan aksanı ile konuşmaya başlayınca da ülkemize soktuğumuz profesör Mehmet Öz'ün adı geçirilerek tanıtılan bir hapı (ilaç diyemiyoruz) görüyoruz şimdilerde. Mucize bir şekilde zayıflatıyormuş, Brezilya'da tropik bir bitki imiş, birçok derde derman olur imiş. Hep mışlı, mişli konuşuyoruz. &lt;br /&gt;Mehmet Öz, arada bir arzı endam edip TV'lerde milletin zihnini bulandırıyor idi. Neymiş efendim, haftada üç &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/andropoz-da-neler-yaplmal.html"&gt;seks &lt;/a&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;iyi gelirmiş. Rivayet odur ki emekli amcalar falan bu adamın yüzünden şanzumanı dağıtmış, gençler su kaynatmış.&lt;br /&gt;İsmi geçen Acai Bery'nin işe yarayıp yaramadığını, &lt;a href="http://www.saglik.gov.tr"&gt;sağlık &lt;/a&gt;üzerinde zararlı, yararlı etkilerinin olup olmadığını bilmiyoruz. Size tavsiyemiz de bir bilirkişiye, doktora danışmadan kullanmamamız. &lt;br /&gt;Bu türden ürünlerin sahtesi, çakması hemencecik çıkıveriyor. Her şeyi göze aldım, benim gözüm karadır, illa deneyeceğim diyenlerdenseniz Acai'yi güvendiğiniz bir eczaneden alınız.&lt;h2&gt;Acai fiyat listesi&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;Acainin bir kutusu 69 liraya satılıyor. 5 kutu alanlara ise fiyat 310 lira. Kullanım kılavuzunda üç kutudan fazla kullanmayın denmiş. Niçin 5 kutu satıldığını anlayamadım. Unutmadan bu ürün ilaç değildir, &lt;a href="http://www.tarim.gov.tr/"&gt;Tarım Bakanlığı&lt;/a&gt;ndan izinli ithal edilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2538928746343705404?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2538928746343705404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/acai-fiyati-asai-berry-zayiflama-hapi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2538928746343705404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2538928746343705404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/acai-fiyati-asai-berry-zayiflama-hapi.html' title='Acai fiyatı, asai berry zayıflama hapı'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/SzkiHX-W-nI/AAAAAAAAAmI/ZKrDuFJC26c/s72-c/images%5B2%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5585307351007611266</id><published>2009-12-24T11:06:00.000-08:00</published><updated>2009-12-24T11:06:00.163-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp krizi'/><title type='text'>Kalp krizi, kalp krizi belirtileri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx_6KDjKrZI/AAAAAAAAABQ/SN8xQUqI_rk/s1600-h/kalp.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 104px; height: 83px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx_6KDjKrZI/AAAAAAAAABQ/SN8xQUqI_rk/s320/kalp.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5413320327781068178" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp krizi damarların tıkanmasıyla başlayan bir durumdur. Bu durum &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/erkek-cinsel-sorunlar.html"&gt;damar&lt;/a&gt; açılana kadar devam eder. Eğer damar açılmazsa 8 ila 24 saate kadar devam eder ve geçer.&lt;br /&gt;Bazen damar tam tıkanmasada kişilerde ağrı olabilir. Bu ağrı yürümekle, merdiven çıkmakla, bazen yemek yendikten sonra olabilir. Bu ağrı kalp krizi ağrısı değildir. Buna anjina pektoris denir.&lt;br /&gt; Kolesterol yüksekliği(ldl), &lt;a href="http://http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hafzay-guclendirmek-icin-yaplmas.html"&gt;hipertansiyon &lt;/a&gt;olması, sigara kullanımı, ailede herhangi birisinin kalp krizi geçirmiş olması, şeker hastalığı bu gibi etkenler kalp krizi geçirme ihtimalini arttırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar: &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hamile-olmadan-once-bilinmesi.html"&gt;kalp krizi belirtileri, kalp&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.torbam.com/2009/12/vucut-gelistirme-vitaminleri-ilaclar-ve.html"&gt;vücut geliştirme ilaçları&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5585307351007611266?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5585307351007611266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/kalp-krizi-kalp-krizi-belirtileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5585307351007611266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5585307351007611266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/kalp-krizi-kalp-krizi-belirtileri.html' title='Kalp krizi, kalp krizi belirtileri'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx_6KDjKrZI/AAAAAAAAABQ/SN8xQUqI_rk/s72-c/kalp.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7674435406450506484</id><published>2009-12-23T13:42:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T14:00:31.716-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halı temizliğinin önemi'/><title type='text'>Halı Yıkamanın Sağlık Açısından Önemi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/SzKS84Y0XxI/AAAAAAAAAk4/R_7Q5HvY6zM/s1600-h/video1%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 80px; height: 68px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/SzKS84Y0XxI/AAAAAAAAAk4/R_7Q5HvY6zM/s200/video1%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418554876306415378" /&gt;&lt;/a&gt;İnsanlar evlerinde genellikle fiziksel harektlilik yaptıklarından dolayı ortamda toz olur. Bu tozlar belirli bir tabaka halinde halı üzerinde birikme yaparak yığılır. Bu toz yığılmaları insanlar açısından hastalıklara yol açabilir. Bundan korunmanın yolu &lt;a href="http://www.jethali.com" title="halı yıkama"&gt;halı yıkama&lt;/a&gt;'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Gerek bizim, gerek evlerimize gelen misafirlerimiz halılara temas etmesi sonucu bazı hastalık etkenleri halılarımıza yerleşebilir. Bu hastalık etkenlerinin halılarda birikmesi sonucu hastalığın sağlıklı insanlara bulaşma durumu ortaya çıkabilir. Buna bir örnek verirsek; evimizdeki halıların gerekli hijyenine dikkat etmez isek ve halılarımızda mikroplar birikir. Küçük bir çocuk o halıda emeklediği zaman mikroplar çocuğun ellerine bulaşabilir ve çocuk ellerini ağzına götürdüğünde hastalık mikrobu çocuğun vücuduna geçebilir.&lt;br /&gt; Bu gibi nedenlerden dolayı halılarımızın temizliğine dikkat etmeli ve belirli aralıklarla yıkatılmalıdır. &lt;a href="http://www.jethali.com" title="denizli halı yıkama"&gt;Denizli halı yıkama&lt;/a&gt; için firmamız &lt;a href="http://www.jethali.com"&gt;jethali&lt;/a&gt; hizmetinizdedir. &lt;a href="http://www.jethali.com" title="halı yıkama denizli"&gt;Halı Yıkama Denizli &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7674435406450506484?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7674435406450506484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/hal-ykamann-saglk-acsndan-onemi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7674435406450506484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7674435406450506484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/hal-ykamann-saglk-acsndan-onemi.html' title='Halı Yıkamanın Sağlık Açısından Önemi'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Rg_92_HeXak/SzKS84Y0XxI/AAAAAAAAAk4/R_7Q5HvY6zM/s72-c/video1%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8877319645162197061</id><published>2009-12-21T11:29:00.000-08:00</published><updated>2009-12-21T11:29:00.094-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş'/><title type='text'>Diş,  Ağız ve diş bakımı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1bz9YqqyI/AAAAAAAAABI/5wyTDJebq00/s1600-h/di%C5%9F.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 101px; height: 116px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1bz9YqqyI/AAAAAAAAABI/5wyTDJebq00/s320/di%C5%9F.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412583275378682658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sindirim ilk olarak insanın ağzında başlar ve sonra dier basamaklarla devam eder. Sindirimin düzenli verimli olabilmesi sindirim yapan organın sağlıklı ve bakımlı olması gereklidir. Bunun için sindirimin ilk olarak başladığı bölüme yani ağız ve dişerimize gerekli bakımı ve temizliği uygulamamız gereklidir. &lt;br /&gt; Ağzımıza ve dişlerimize gerekli titzliği, bakımı yapmazsak &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/sut-disleri-ne-zaman-duser.html"&gt;diş&lt;/a&gt; eti hastalıklarının olması hızlanır. Dişlerimizi hergün 2 defa fırçalamamız gereklidir. Dişlerimizin profesyonel bakımı için diş hekimine gitmemiz gereklidir. Dişlerimiz için düzenli ve dengeli beslenilmeli ve abur cubur yiyecekler çok fazla tüketilmemelidir. Dişlerimizi fırçalarken diş macunumuzun florlu olmasına dikkat etmeliyiz.&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar :&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/sut-disleri-ne-zaman-duser.html"&gt; Diş&lt;/a&gt; bakımı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8877319645162197061?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8877319645162197061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/dis-agz-ve-dis-bakm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8877319645162197061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8877319645162197061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/dis-agz-ve-dis-bakm.html' title='Diş,  Ağız ve diş bakımı'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1bz9YqqyI/AAAAAAAAABI/5wyTDJebq00/s72-c/di%C5%9F.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3115148838928981830</id><published>2009-12-20T12:34:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T14:01:15.626-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Domuz gribi belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><title type='text'>Domuz gribi belirtileri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyAMbScG4ZI/AAAAAAAAABY/_yQxdNhh3Ms/s1600-h/grip.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 116px; height: 114px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyAMbScG4ZI/AAAAAAAAABY/_yQxdNhh3Ms/s320/grip.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5413340415045067154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribi belirtileri hemen hemen her yıl mevsiminde görülen gribin belirtilerine benzer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/domuz-gribinin-yayilmasi-tedavisi.html"&gt;Domuz gribi&lt;/a&gt; belirtileri ; kaslarda ağrı, ateş yükselmesi, boğazda ağrı, bitkinlik, göz çukurları bölgesinede yayılan baş ağrısıdır. Ateş 38 derecenin üzerindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gibi belirtiler gözlenen vakit kaybetmeden hekime başvurmalıdır. Ve gerekli tedavilerine vakit geçmeden başlanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar: &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/domuz-gribinin-yayilmasi-tedavisi.html"&gt;domuz&lt;/a&gt; gribi belirtileri, domuz gribi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3115148838928981830?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3115148838928981830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/domuz-gribi-belirtileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3115148838928981830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3115148838928981830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/domuz-gribi-belirtileri.html' title='Domuz gribi belirtileri'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyAMbScG4ZI/AAAAAAAAABY/_yQxdNhh3Ms/s72-c/grip.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4431833649025559713</id><published>2009-12-18T11:07:00.000-08:00</published><updated>2009-12-18T11:07:00.167-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamilelikte ne yemeli'/><title type='text'>Gebelikte beslenme, Hamilelikte beslenme</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1WeW357HI/AAAAAAAAAA4/QPBqJLmkmZY/s1600-h/beslenme.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 128px; height: 100px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1WeW357HI/AAAAAAAAAA4/QPBqJLmkmZY/s320/beslenme.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412577406705331314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelikte düzenli olarak doktora gidilmesinin yanında düzenli ve dengeli beslenmede çok önemlidir.Gebelikte gerekli vitaminler, karbonhidratlar, mineraller, proteinler dengeli olarak alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/gebelik-olusumu.html"&gt; Gebelik&lt;/a&gt; döneminde hayvani yağlar az yenmelidir. Vücut için gerekli miktarda bitkisel yağlar tüketilmelidir. Sütte yağ oranı düşük yarım yağlı süt, yoğurttada yağsız yoğurt yenmelidir. Kuru baklagiller, balık ve tavuk yenmelidir. Yemekleri fırında, ızgara, haşlama yoluyla pişirip yerseniz içindeki yağ oranı azalmış olur. &lt;br /&gt; Gebelikte aşırı şeker tüketilmemelidir. Hatta çay, kahve içmek istiyorsanız onları bile şekersiz içmeye gayret etmelisiniz. İçtiğiniz çay kahve oranları günde iki bardağı geçmemelidir. Eğer bitki çayları tüketmek istiyorsanız doktorunuza başvurmalısınız.&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar : &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/gebelik-olusumu.html"&gt;Gebelik&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.arabalari.net/2009/05/bebek-arabalar-fiyatlar.html"&gt;Bebek arabası fiyatları&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4431833649025559713?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4431833649025559713/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/gebelikte-beslenme-hamilelikte-beslenme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4431833649025559713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4431833649025559713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/gebelikte-beslenme-hamilelikte-beslenme.html' title='Gebelikte beslenme, Hamilelikte beslenme'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1WeW357HI/AAAAAAAAAA4/QPBqJLmkmZY/s72-c/beslenme.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4441997451030037858</id><published>2009-12-15T10:41:00.000-08:00</published><updated>2009-12-15T10:41:00.691-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hipertansiyon'/><title type='text'>Hipertansiyon, Yüksek tansiyon</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1Qcy9jSqI/AAAAAAAAAAw/cDMrtKLorBM/s1600-h/tansiyon2.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 107px; height: 107px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1Qcy9jSqI/AAAAAAAAAAw/cDMrtKLorBM/s320/tansiyon2.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412570782815701666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;               &lt;br /&gt;              Kanın damarlarda dolaşması için belirli bir basıç gerekir.Damarlarda dolaşan bu basıncın gereğinden fazla olması durumda hipertansiyon olur.&lt;br /&gt;  Hipertansiyon bir hastalık çeşididir.Hipertansiyon insan vücudunda başka kalıcı hasarlarada neden olabilir.Hipertansiyon insanlarda kalp hastalıklarına,felçlere, gözde görme kayıplarına,damar hastalıklarına, &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/safra-kesesi.html"&gt;böbrek&lt;/a&gt; hastalıklarına neden olabilir.Hipertansiyon çok tuz tüketen toplumlarda daha çok görülebilir.&lt;br /&gt; İnsanlar belirli aralıklarda tansiyon kontrollerini yaptırmalı ve tansiyonları yüksek olduğu zamanlarda doktora başvurmalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İlgili bağlantılar: Hipertansiyon&lt;br /&gt;&lt;a href="http://azenerji.blogspot.com/2009/12/imuneks-bagisiklik-guclendirici-ilaclar.html"&gt;İmunex, imuneks, bağışıklık arttırıcı ilaç&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4441997451030037858?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4441997451030037858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/hipertansiyon-yuksek-tansiyon.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4441997451030037858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4441997451030037858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/hipertansiyon-yuksek-tansiyon.html' title='Hipertansiyon, Yüksek tansiyon'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx1Qcy9jSqI/AAAAAAAAAAw/cDMrtKLorBM/s72-c/tansiyon2.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3375735999061932352</id><published>2009-12-12T06:14:00.000-08:00</published><updated>2009-12-12T06:14:00.227-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='obezlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='obezite'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet ve sağlık'/><title type='text'>Obezite, Aşırı kilo</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx0Q-blLSZI/AAAAAAAAAAg/imdlSYhQCEE/s1600-h/obez.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 79px; height: 101px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx0Q-blLSZI/AAAAAAAAAAg/imdlSYhQCEE/s320/obez.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412500991910824338" /&gt;&lt;/a&gt;             &lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/obezite-obezite-nedir-asr-kilo-obezite.html"&gt;Obezite &lt;/a&gt;en kolay anlaşılacağı şekilde insan vücudundaki yağ oranının normalden fazla olmasıdır. Bir kişinin obez olup olmadığını bedeb kitle endeksi kullanılarak hesaplanabilir. Obez kişi birçok hastalıklara yakalanabilir.&lt;br /&gt;  Obezitenin önlenmesinde sağlıklı ve düzenli &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kilo-vermek-kasl-bir-vucuda-kavusmak-ve.html"&gt;beslenilmesi &lt;/a&gt;gerekir. Gün içerisinde az ve sık yemek yiyerek obezide riski azaltılabilir.&lt;br /&gt;  Obezitenin tedavisi biraz uzun olabilir.Çabuk verilen kilolara aldanılıp beslenme düzeni bozulmamalıdır. Bir anda verilen fazla kilolar tekrar alınabilir. Bunun için bir diyetisyene başvurularak düzenli ve dengeli bir beslenme programı alınmalıdır. Tek başına yada kulaktan dolma bilgilerle kilo verilmeye çalışılmamalı bir profesyonelden yardım alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili bağlantılar:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kilo-vermek-kasl-bir-vucuda-kavusmak-ve.html"&gt;Kilo vermek&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/diyet-yapmadan-zayflama-yollar.html"&gt;Diyet yapmadan zayıflama&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3375735999061932352?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3375735999061932352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/obezite-asr-kilo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3375735999061932352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3375735999061932352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/obezite-asr-kilo.html' title='Obezite, Aşırı kilo'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/Sx0Q-blLSZI/AAAAAAAAAAg/imdlSYhQCEE/s72-c/obez.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5069371008116617953</id><published>2009-12-09T10:55:00.000-08:00</published><updated>2009-12-09T10:55:00.202-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebeklerin aşı takvimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><title type='text'>Bebeklerin olması gereken aşılar</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SxqyhtD8qeI/AAAAAAAAAAY/5_tfs5p4lss/s1600-h/images%5B1%5D.jpg%26h%3D78%26w%3D77%26usg%3D__JnxVjiPihLCenu8SqXh1DrPPJSc%3D"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 77px; height: 78px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SxqyhtD8qeI/AAAAAAAAAAY/5_tfs5p4lss/s320/images%5B1%5D.jpg%26h%3D78%26w%3D77%26usg%3D__JnxVjiPihLCenu8SqXh1DrPPJSc%3D" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411834194340653538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;     &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebeklerin-gaz-nasl-ckarlr.html"&gt;Bebek&lt;/a&gt; doğduğunda hastanede ilk olarak K &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/agz-ici-iltihaplar-stomatitler.html"&gt;vitamini &lt;/a&gt;ve sarılık  aşıları  yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İlerleyen dönemlerde sağlık ocaklarında yeni adıyla aile hekimliklerinde : &lt;br /&gt; bebeğin &lt;br /&gt; doğumda:Hepatit B &lt;br /&gt; 1.ayda:Hepatit B&lt;br /&gt; 2.ayda: DBT(difteri,boğmaca,tetanoz),Polio(çocuk felci),HIB(Haemophilus ınfluenza tip-b -menenjit aşısı)&lt;br /&gt; 3.ayında:BCG (verem aşısı)&lt;br /&gt; 4.ayda :DBT(Difteri, Boğmaca, Tetanoz),polio,HIB&lt;br /&gt; 6. ay: hepatit b ,polio,hıb,DBT&lt;br /&gt; 9.ay : kızamık&lt;br /&gt; 12.ay: MMR(kızamık,kızamıkçık,kabakulak aşısı)&lt;br /&gt; 15.ay: VARİSSELLA(su çiçeği)&lt;br /&gt; 18.ay : DBT,POLİO,HIB&lt;br /&gt; Tüm aşılar devettarafından ücretsiz yapılmaktadır.Aşılardan sonra bebeğiniz ateşlenebilir.Dotorunuza danışarak bebeğinize ateş düşürücü verebilirsiniz.Aşıdan sonra bebeğinizi banyo yaptırmayın.Bebeğinizi emzirmeyi kesmeyin.Beklenmeyen birşey görülürse doktorunuza başvurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilgili yazılar: &lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/domuz-gribinin-yayilmasi-tedavisi.html"&gt;Domuz gribi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/bebek-cinsiyet-tayini.html"&gt;Bebek cinsiyet tayini&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5069371008116617953?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5069371008116617953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebeklerin-olmas-gereken-aslar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5069371008116617953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5069371008116617953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebeklerin-olmas-gereken-aslar.html' title='Bebeklerin olması gereken aşılar'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SxqyhtD8qeI/AAAAAAAAAAY/5_tfs5p4lss/s72-c/images%5B1%5D.jpg%26h%3D78%26w%3D77%26usg%3D__JnxVjiPihLCenu8SqXh1DrPPJSc%3D' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4632242369075753595</id><published>2009-12-05T10:36:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T10:48:03.914-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ana Çoçuk Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><title type='text'>Bebeklerin gazı nasıl çıkarılır?</title><content type='html'>Gaz sancısı yeni bebeklerde çokça görülür. &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebek-bakm-bebek-saglg.html"&gt;Bebek &lt;/a&gt;katı gıda almaya başladığında ve kendi kendine hareketlerini yapabildiği zaman gaz problemi azalır, bebek gazını kendisi atabilir.  &lt;br /&gt;Gaz sancısının diğer adı koliktir. Genelde gece vakitlerinde vuran kolikler ebeveynlere zor anlar yaşatır. Özellikle kırkı çıkmamış bebeklerin gazı, &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hamile-olmadan-once-bilinmesi.html"&gt;hamilelikten &lt;/a&gt;yeni çıkmış, lohusa anneleri çok zorlar. Bebeğinizin gazını nasıl çıkaracağınızı uzman doktor anlatıyor. &lt;br /&gt;&lt;object width='427' height='450' codebase='http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=8,0,24,0' classid='clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000'&gt;&lt;param name='movie' value='http://video.ekolay.net/_VideoKullanici/VideoPlayer.swf?config=http://video.ekolay.net/_VideoKullanici/xmlEkolayVideoOynaticiBilgi.aspx?vTN=55000000000013720&amp;hideShare=true'/&gt;&lt;param name='allowFullScreen' value='true' /&gt;&lt;param name='allowScriptAccess' value='always' /&gt;&lt;embed width='427' height='450' type='application/x-shockwave-flash' allowScriptAccess='always' allowfullscreen='true' src='http://video.ekolay.net/_VideoKullanici/VideoPlayer.swf?config=http://video.ekolay.net/_VideoKullanici/xmlEkolayVideoOynaticiBilgi.aspx?vTN=55000000000013720&amp;hideShare=true'&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili yazılar:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/bebek-cinsiyet-tayini.html"&gt;Bebek cinsiyet tayini&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hamile-olmadan-once-bilinmesi.html"&gt;Hamile olmadan önce bilinmesi gerekenler&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/sut-disleri-ne-zaman-duser.html"&gt;Süt dişleri ne zaman düşer?&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4632242369075753595?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4632242369075753595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebeklerin-gaz-nasl-ckarlr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4632242369075753595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4632242369075753595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebeklerin-gaz-nasl-ckarlr.html' title='Bebeklerin gazı nasıl çıkarılır?'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3877997618179372562</id><published>2009-12-05T02:57:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T03:04:48.394-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><title type='text'>Bebek bakımı, bebek sağlığı</title><content type='html'>Bebeğiniz doğduğunda bakımı ayrı bir özen ister. Anne ve baba birlikte bu yorucu özeni bebeklerine zevkle gösterirler. Banyosu, altını değiştirme, ateşlendiğinde veya öksürdüğünde ne yapacağını bilememe, diş çıkarması, uykusu, uykusuzluğu, cilt sorunları, kıyafetleri ve odası, arabası gibi birçok konuda özel bir bakım isteyen &lt;a href="http://www.bebekler.name.tr" title="bebek" target="_blank"&gt;bebek&lt;/a&gt;lere bakmak hem zor hem de anne ve babası için zevk veren bir olaydır. &lt;a href="http://www.bebekler.name.tr/bebekler/6.html" title="bebek bakımı" target="_blank"&gt;Bebek bakımı&lt;/a&gt; için çok geniş bir bilgi deposuna sahip &lt;a href="http://www.bebekler.name.tr" title="bebekler" target="_blank"&gt;bebekler&lt;/a&gt; sitesinde kolay anlaşılır ve açıklayıcı resimli anlatımları bulabileceksiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3877997618179372562?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3877997618179372562/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebek-bakm-bebek-saglg.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3877997618179372562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3877997618179372562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/bebek-bakm-bebek-saglg.html' title='Bebek bakımı, bebek sağlığı'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5913075019232616273</id><published>2009-12-04T10:43:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T10:43:00.282-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz hastalıkları'/><title type='text'>Lazerli göz ameliyati fiyatlari</title><content type='html'>&lt;h2&gt;İlgili yazılar&lt;/h2&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/goz-tembelligi-tedavisi.html"&gt;Göz tembelliği&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/astigmat-testi-ile-goz-testi-yapn.html"&gt;Astigmat testi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/lazer-teknolojisiyle-ameliyat-nasl.html"&gt;Lazer teknolojisi ile göz ameliyatı nasıl yapılır?&lt;/a&gt; &lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" id="uzmanEmbedPlayerdTrrTr9VJgm" width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/dTrrTr9VJgm" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/dTrrTr9VJgm" wmode="transparent" width="450" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" height="404" name="uzmanPlayerdTrrTr9VJgm" type="application/x-shockwave-flash"/&gt;&lt;/object&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5913075019232616273?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5913075019232616273/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/lazerli-goz-ameliyati-fiyatlari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5913075019232616273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5913075019232616273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/lazerli-goz-ameliyati-fiyatlari.html' title='Lazerli göz ameliyati fiyatlari'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4041812272057605065</id><published>2009-12-04T07:39:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T07:42:20.432-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grip'/><title type='text'>Domuz Gribinin yayılmasi, tedavisi, kimler aşı olmalı</title><content type='html'>Sunumda anlatılanlar göz artı edilecek cinsten değil. Bunu gündemde tutmak kimlerin işine geliyor acaba?&lt;object style="margin:0px" width="425" height="355"&gt;&lt;param name="movie" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=hipnozvedomuzgribi-091124133337-phpapp02&amp;stripped_title=hipnoz-ve-domuz-gribi" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=hipnozvedomuzgribi-091124133337-phpapp02&amp;stripped_title=hipnoz-ve-domuz-gribi" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="355"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;İlgili yazılar&lt;br /&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/domuz-gribi-tehlikesi-ve-tanisi.html"&gt;Domuz gribi tehlikesi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Konuya dilbilimsel ve sosyolojik açıdan bakan &lt;a href="http://selimtuncer.blogspot.com/2009/11/doz-ve-domuz.html" target="_blank"&gt;Doz ve domuz&lt;/a&gt; başlıklı yazıyı da okuyabilisiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4041812272057605065?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4041812272057605065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/domuz-gribinin-yayilmasi-tedavisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4041812272057605065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4041812272057605065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/domuz-gribinin-yayilmasi-tedavisi.html' title='Domuz Gribinin yayılmasi, tedavisi, kimler aşı olmalı'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5999044514001089095</id><published>2009-12-01T10:36:00.001-08:00</published><updated>2009-12-01T10:37:12.310-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz hastalıkları'/><title type='text'>Göz tembelliği tedavisi</title><content type='html'>&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" id="uzmanEmbedPlayere0drrT8vnnK" width="450" height="404"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/e0drrT8vnnK" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/e0drrT8vnnK" wmode="transparent" width="450" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" height="404" name="uzmanPlayere0drrT8vnnK" type="application/x-shockwave-flash"/&gt;&lt;/object&gt; &lt;br /&gt;Bebeklerde görülen &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/goz-kapag-estetigi-blefaroplasti.html"&gt;göz &lt;/a&gt;tembelliğinin tedavisi üzerinde  durulmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5999044514001089095?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5999044514001089095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/goz-tembelligi-tedavisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5999044514001089095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5999044514001089095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/goz-tembelligi-tedavisi.html' title='Göz tembelliği tedavisi'/><author><name>Canbaz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5396631392312561756</id><published>2009-11-01T14:54:00.000-08:00</published><updated>2009-12-01T12:15:54.836-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Peniste sertleşmesinin biyolojik açıklaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><title type='text'>Peniste sertleşmesinin biyolojik açıklaması</title><content type='html'>&lt;p&gt;Penis içerisinde süngerimsi dokuya benzeyen bir yapı bulunur. Nasıl sünger &lt;br /&gt;suyu içine çekip emerse, peniste de süngerimsi doku ereksiyon sırasında kanı &lt;br /&gt;haznesine depolayarak sertleşmenin gerçekleşmesini sağlar. Sertleşmenin &lt;br /&gt;gerçekleşmesi için ilk önce erkeğin yeteri seviyede cinsel olarak uyarılması &lt;br /&gt;gerekmektedir. Cinsel uyarı, sinirler vasıtasıyla vücuda iletilerek penise kan &lt;br /&gt;pompalanması sağlanır. Kan miktarı ne kadar fazla olursa, sertleşme o kadar &lt;br /&gt;etkili olur. Sertleşen penis dikleşir. Penisin ereksiyon anındaki uzunluğu penis &lt;br /&gt;boyu olarak kabul edilir. Her ne kadar doğru olmasa da, erkekler penis boyutunun &lt;br /&gt;büyüklüğünü, erkekliğin gücü olarak görür. Penislerinin yetersiz uzunlukta &lt;br /&gt;olduğunu düşünen erkekler bu problemden kurtulmak için bitkisel karışımlardan &lt;br /&gt;hazırlanan &lt;a href="http://www.penisbuyutucubak.com/" title="penis büyütücü"&gt;&lt;br /&gt;penis büyütücü&lt;/a&gt; hapları kullanabilir. Hiçbir yan etkisi olmayan&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.penisbuyutucuhatti.com/" title="penis büyütücü"&gt;penis &lt;br /&gt;büyütücü&lt;/a&gt; haplar, sinir sistemini doğru yönde uyararak penise mümkün &lt;br /&gt;olduğunca fazla kan pompalanmasını sağlar. Penisteki süngerimsi dokuya &lt;br /&gt;pompalanan kan miktarı ile penis boyutu doğru orantılıdır. Doktor onaylı&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.penisbuyutucuiste.com/" title="penis büyütücü"&gt;penis &lt;br /&gt;büyütücü&lt;/a&gt; hapların, 3 aylık düzenli kullanımının ardından, penis çapında &lt;br /&gt;genişleme ve 3 ila 5 cm arasında uzama kaydedilmesi gayet mümkündür.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5396631392312561756?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5396631392312561756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/11/peniste-sertlesmesinin-biyolojik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5396631392312561756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5396631392312561756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/11/peniste-sertlesmesinin-biyolojik.html' title='Peniste sertleşmesinin biyolojik açıklaması'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2714338027320813918</id><published>2009-09-24T20:40:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:22:46.891-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göğüs dikleştirme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meme dikleştirme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik sonrası meme sarkması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meme kaldırma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göğüs kaldırma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meme estetiği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göğüs estetiği'/><title type='text'>Hamilelik Sonrası Meme Dikleştirme Ameliyatı</title><content type='html'>Gebelik kadın fizyolojisinde ciddi değişikliklere yol açar. Özellikle meme gebelikten iki şekilde etkilenir; çoğunlukla büyüme ve emzirme sonrası sarkma ile karşımıza gelir. Günümüzde kadın hastalıkları uzmanları vücudun ortalama bir yılda kendini toparlayacağını bu dönemde cerrahiden çok uygun egzersiz ve diyetle bu sürece yardımcı olunması gerektiğini vurguluyorlar. Çocuk hastalıkları uzmanları ise daha çok emzirmenin önemini anlatarak mümkünse bir - bir buçuk yıl emzirmeyi tavsiye ediyorlar. Emzirme sonlandıktan sonra meme cerrahisi planlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MEME DİKLEŞTİRME&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gelişim geriliği, yaşlanma ya da doğum sonrası kilo kaybına bağlı olarak, göğüsler hacmini yitiren meme dokusunun üzerini saran derinin de bol kalması sonucu, sarkık bir görüntü kazanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer göğüsler hacimli ancak sarkıksa; meme dikleştirme operasyonu, eğer sarkık ve hacimsizse meme dikleştirme operasyonuna ek olarak memeye silikon protez uygulaması da yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meme dikleştirme yönteminde, meme başı olması gereken yere yükseltilir. Meme üst kadranı genellikle sarkmış memelerde boşalmıştır ve hacimsiz durur. Yeniden şekil verilirken bu alan doldurulur. Koltuk altına yayılmış olan göğüs daha dar alana hapsedilir ve bu şekilde daha iyi ve dolgun bir şekil alır. Bu işlemler sırasında memeyi istenen boyutlara kadar küçültmek ve kaldırmak üzere meme dokusu ve deri çıkarılır. Ameliyatın tekniği memelerin büyüklüğüne göre değişir. Son yıllarda geliştirilmiş ameliyat teknikleriyle en az ameliyat izi ile normal büyüklük ve dolgunlukta, son derece dik ve diri meme görüntüsü kazandırmak mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEKNİK:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Meme başı ve meme başı çevresinin kanlanmasını koruyarak daha yukarıdaki yeni pozisyonuna yerleştirilmelidir.&lt;br /&gt;2. Meme başı duyusunu koruyucu teknikler tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;3. Hastaya göre süt verme özelliği korunmalıdır.&lt;br /&gt;4. Yeterli miktarda meme dokusu çıkarıldığında, estetik meme şekli yaratılabilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu prensipleri gerçekleştiren birden fazla yöntem tanımlanmıştır. Bu tekniklerden bir tanesi kısa iz - Lejour tekniğidir. Lejour tekniği, adını bu tekniği popülerleştiren kişiden almaktadır. Lejour bu tekniği, kısa izle birlikte estetik olarak daha iyi sonuçların elde edildiği, güvenli bir meme küçültme tekniği olarak tanımlamaktadır. Ancak bu tekniğin, meme altı alanında iz-skar revizyonu (izin tekrar elden geçirilmesi) olasılığı, gecikmiş yara iyileşmesi, oluşturulması planlanan meme şeklinin uzun süre sonra gerçekleşmesi ve özelliklede aşırı büyük memelerde meme ucunun beslenmesi ve duyusu kaybı gibi dezavantajları vardır. Ayrıca bu teknikte, uzun vade de vertikal skarın (dikine iz) uzayıp bottoming-out deformite (meme dokusu alt kısmının aşağı doğru kayması) denilen şekil bozukluğuna yol açmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir teknik ise santral pediküllü meme küçültme tekniğidir. Bu teknikte amaç, meme dokusu ve deriyi ayrı ayrı şekillendirmek, deriyi bir örtü gibi gerilimsiz kapatmak ve kalacak olan izi en aza indirmektir. Eğer meme çok sarkık değilse vertikal skar (dikine iz) ile ameliyat bitirilir. Meme başı – köprücük kemiği mesafesi uzadıkça T skara (T ize) dönmek gerekir, T iz olsa bile üçgen bikiniden gözükmeyecek şekilde yerleştirilir. Bu teknikle meme ucu duyusunu bozulmadan, süt vermeyi etkilemeyen ve uzun süreli dik ve şekilli bir meme elde edilmektedir. Bu teknikte ameliyat daha başarılı ve ameliyatın ömrü daha uzundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meme dikleştirme/küçültme ameliyatlarında şekil izden daha önemli olmalıdır. Sonucu meme başı köprücük kemiği ortası mesafenin uzunluğu belirler. Oluşturulan yeni meme, olması gereken konik şekilde ve minimal iz ile gerçekleştirilmektedir.&lt;br /&gt;Meme operasyonu öncesi 35 yaş altı hastalara meme ultrasonu, 35 yaş üstü olanlara mamografi önerilir. Ailede meme kanseri varsa mutlaka doktora bildirilmelidir. Meme ameliyatları sonrası meme fonksiyonu bozulmadan hastanın fiziksel görüntüsü değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MEME DİKLEŞTİRME AMELİYATI&lt;br /&gt;Tanım: Sarkan göğüsleri kaldırmak ve yeniden şekillendirme&lt;br /&gt;Yaş sınırı: İstisnai bir durum söz konusu değilse 16–17 yaştır. Üst sınır ise kişin genel sağlık durumuna bağlıdır.&lt;br /&gt;Ameliyat öncesi hazırlık: Ameliyatın 3 hafta öncesinden başlayarak hastadan sigara içmemesi ve aspirin kullanmaması istenir.&lt;br /&gt;Ameliyat süresi: 2- 5 saat&lt;br /&gt;Yatarak/ ayaktan: Duruma göre&lt;br /&gt;Anestezi: Genel anestezi İyileşme süresi: İşe geri dönüş 10 gün ila 2 hafta&lt;br /&gt;Tedavi sıklığı: Çoğunlukla bir kez, nadiren iki kez&lt;br /&gt;Riskler: Göğüslerde veya göğüs uçlarında asimetri, duyu kaybı, düzensiz yara iyileşmesi, anesteziye bağlı komplikasyonlar olabilir.&lt;br /&gt;Sonuçların kalıcılığı: Uzun süreli kalıcılık ancak, hamilelik, kilo, yaşlanma sonucun kalıcılığını olumsuz etkileyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Op. Dr. Erhan ERYILMAZ &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2714338027320813918?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2714338027320813918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/hamilelik-sonras-meme-diklestirme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2714338027320813918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2714338027320813918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/hamilelik-sonras-meme-diklestirme.html' title='Hamilelik Sonrası Meme Dikleştirme Ameliyatı'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8812097338651334120</id><published>2009-09-24T20:34:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:22:46.900-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazer tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazer akne tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazer ile tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt sorunları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazer cilt tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lazer sivilce tedavisi'/><title type='text'>Lazer ile akne (sivilce) iz tedavileri</title><content type='html'>Lazer ile cilt yenileme yöntemi kullanılarak derin ve yüzeysel izler hafifletilebilir. Sivilce izlerinin tedavisinde kullanılan lazer yöntemi ikiye ayrılır. &lt;br /&gt; 1.Cildi soyarak yenileyen lazerler (ablative laser) ile sivilce - akne izi tedavisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ablative  laserler derinin üst tabakasını soyarak etkili olurlar. Ayrıca derideki kollajenin yapımını uyardıkları düşünülmektedir. Derinin yenilenmesi ile sivilce izleri azaltılmaktadır.Bu amaçla :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CO2 lazer   &lt;br /&gt;Erbium (YAG) lazer kullanılır.  Diğer soyma yöntemlerine göre (dermabrazyon, kimyasal peeling - soyma) üstünlüğü, lazer ile soyma derinliğini kontrol edebilmenin mümkün olmasıdır.  Diğer soyma tekniklerinde  derinin alt tabakalarına kontrollü bir şekilde inmek daha zordur. Bunun dışında dermabrazyon yöntemindeki etkiler, operasyon öncesi ve sonrası bakım ve yan etkiler aşağı yukarı aynıdır.&lt;br /&gt;Lazer ile cilt yenileme isotretinoin kullananlarda ve kullanım bittikten sonra 6 ay içerisinde tedavi olarak kullanılamaz. Aktif sivilcelerin olduğu dönemde lazer tedavisi uygulanmamalıdır. Sivilcelerin çoğalmasına neden olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer ile cilt soyma işlemi de koyu tenli kişilerde risklidir. Deride soyulan bölgelerde renk koyulaşması veya açılması olabilir. Bu yüzden yaz aylarında yapılmamalı, güneşten korunmaya özen gösterilmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer ile cilt yenileme işleminden sonra cilt kızarır ve şişer. Bu iyileşme döneminde doktorunuz size iyileşmeyi kolaylaştıran merhemler ve bandajlar  önerecektir. Lazer ile cilt yenileme sonrasındaki kızarıklık birkaç ay devam edebilir. Lazer tedavisinden sonra uzun süre güneşten kaçınmalıdır. Ayrıca günlük olarak güneşten koruyucu krem özenle kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Lazerin yan etkileri  arasında , derin izler, koyu veya açık renkli lekelenme infeksiyon, Herpes virüs infeksiyonunda yayılma sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 2. Cildi soymadan yenileyen lazerler (non-ablative laser) ile sivilce - akne izi tedavisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu yöntemde kullanılan lazerler üst deriyi soymadan, derinin alt tabakalarını etkileyerek sivilce izi tedavi etmektedirler. Kollajenin ısınmasını sağlayarak cildi gerdikleri böylece sivilce izlerinin azaldığı düşünülmektedir. Ofis şartlarında uygulanabilen bu yöntemler çok yenidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Cildi soymadan yenileyen lazerler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IPL &lt;br /&gt;Fraksyonel lazer &lt;br /&gt;1450-nm diode lazer &lt;br /&gt;1540 nm Erbium: Glass lazer &lt;br /&gt;1320 mn Nd: YAG lazer &lt;br /&gt;Pulsed –dye lazer (585-595 nm) &lt;br /&gt;Q-switched 1064 nm Nd:YAG lazer &lt;br /&gt;Long pulsed 1064 nm Nd:YAG lazer &lt;br /&gt;LED &lt;br /&gt; Cildi soymadan yenileyen lazer olmayan sistemler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plasma &lt;br /&gt;Radyofrekans &lt;br /&gt;Bu lazer uygulamaları ile sivilce izlerinde %30-70 azalma olduğu belirtilmiştir.  Akne ( sivilce ) iz tedavileri 2-4 hafta aralıklarla ortama 5 seans yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dr. Güneş ERTÜRK &lt;br /&gt;Deri ve Zührevi Hastalıklar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8812097338651334120?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8812097338651334120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/lazer-ile-akne-sivilce-iz-tedavileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8812097338651334120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8812097338651334120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/lazer-ile-akne-sivilce-iz-tedavileri.html' title='Lazer ile akne (sivilce) iz tedavileri'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7103539903643584726</id><published>2009-09-24T20:26:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:22:46.910-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Akne izleri  tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Akne izleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='leke tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt leke sorunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yüzdeki leke tedavisi'/><title type='text'>Akne izleri ve yüzdeki kahverengi lekelerin tedavisi</title><content type='html'>Akne vulgaris özellikle yüz ve sırt bölgesinde görülen cilt rahatsızlığıdır. Tedavisinde topikal ilaçlar veya sistemik ilaçlar kullanılır. Fakat bazı durumlarda hastalarımızın yüzlerinde rahatsızlık verecek ölçüde skarlar bırakabiliyor. Hafif akne izleri dermatogların kendi hazırlattıkları formül reçeteleri ile yok olabilir. Daha derin izlerde ise haftada 2 seans yarım saatlik süre ile sonuç alabiliyoruz. İlk 3 seansta kırmızılıklar yok oluyor daha sonra fibroblastlardan kollojen sentezi ile çukur izlerde yüzde b70 oranında düzelme oluyor. Ortalama 8 seansta tedavi tamamlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahverengi lekelere muayeneden sonra tedaviye karar verilir. Lekenin derinliğine göre seçenekler var. Hafif epidermal lekeler için hastanın evde uygulayabileceği formül reçetesi veriyorum ve 1 ay veya 2 ay sonunda tam yanıt alıyorum. Derin lekelerde ise iclear xl cihazı ile birlikte krem uygulama yapıyorum. Haftada 1 seans olmak üzere toplam 6 seansta sonuç alıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;Yazı Sahibi : &lt;strong&gt;Dr. Naciye MİRATA&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Deri ve Zührevi Hastalıklar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7103539903643584726?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7103539903643584726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/akne-izleri-ve-yuzdeki-kahverengi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7103539903643584726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7103539903643584726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/akne-izleri-ve-yuzdeki-kahverengi.html' title='Akne izleri ve yüzdeki kahverengi lekelerin tedavisi'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8875123902748365434</id><published>2009-09-20T18:17:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:17:22.278-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blefaroplasti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göz kapağı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göz kapağı estetiği'/><title type='text'>Göz kapağı estetiği (Blefaroplasti)</title><content type='html'>Göz kapağı estetiği; göz çevresindeki fazla, sarkan veya torbalar oluşturan deri ve deri altı yağ dokusunun kısmen çıkartılarak kısmen de onarılarak daha sağlıklı ve estetik bir görünüme kavuşturulduğu ameliyatlara verilen genel addır. Göz kapağı estetiği yerine blefaroplasti terimi de kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;Sarkmış ve düşük üst göz kapağı ve şişmiş göz altı torbaları insana sürekli yorgun ve üzgünmüş gibi bir ifade verir. Bu yorgun ve yaşlı ifade yüzün geneli iyi durumda olsa dahi tüm yüze hakim olur. Çünkü gözlerimiz yüz ifademizin temelini oluşturur. Bazı kişilerde sarkık göz kapakları yada belirgin göz altı torbaları aileseldir ve çok genç yaşlarda bile kendisini belli eder. Çoğu kişide ise yaşlanmayla beraber gelişen bir süreçtir. Gençlerde göz kapağı derisi kısa ve gergindir. Artan yaşla beraber üst göz kapağı derisi gevşer ve esneyerek zamanla ikinci bir kat oluşturur. Ciddi vakalarda bu deri katlantısı kirpiklerin köklerine kadar uzanır ve hatta bu hattı da aşarak görme alanına girebilir. Bu derece ciddi sarkmalar göz kapaklarını aşırı kaldırarak bakma ihtiyacı doğuracağından kişiyi gün içinde sürekli yorar ancak kişi bu durum yıllar içinde yavaş yavaş geliştiği için bu durumun farkında değildir. Alt göz kapağı derisi de gevşeyerek sarkar ve kırışıklıklar ve deri torbaları oluşur.&lt;br /&gt;Derideki gevşemeye ek olarak göz küresinin etrafındaki yağ yastıkçıkları da zamanla öne doğru gelerek fıtıklaşır. Bunun sebebi bu yağ yastıkçıklarını yerinde tutan dokunun yaşla birlikte zayıflaması ya da bu yağ dokusunun miktarının artması olabilir.&lt;br /&gt;Göz kapağı estetiğine ( Blefaroplasti ) genellikle 30-40 yaş civarında ihtiyaç duyulur ve bu yaşlarda yüzün kalanı iyi durumda ise tek başına uygulanması yüzü çok etkili bir şekilde gençleştirir. Daha ileri yaşlarda tüm yüzün gençleştirilebilmesi için blefaroplasti ( göz kapağı estetiği ) orta yüz germe, kaş kaldırma ve alın germe yada tüm yüz germe gibi ameliyatlarla birlikte yapılabilir.&lt;br /&gt;Ameliyat genellikle lokal anestezi ile sedasyon (sakinleştirici ilaçlar) eşliğinde yapılabilir. Ancak ek işlemler yapılacak ise yada hasta konforu açısından genel anestezi altında da yapılabilir.&lt;br /&gt;Rutin bir göz kapağı estetiği ( blefaroplasti ) ameliyatı aşağıdaki aşamalardan oluşur;&lt;br /&gt;1. Her iki göz kapağına lokal anestezi uygulanır.&lt;br /&gt;2. Üst göz kapağındaki fazla deri ameliyattan sonra iz bırakmayacak şekilde planlanan yerlerden kesilerek çıkarılır.&lt;br /&gt;3. Kas dokusunda fazlalık veya zayıflık varsa fazla kısmı çıkarılır.&lt;br /&gt;4. Kas ve bağ dokusu altındaki sarkmış yağ yastıkçıklarının fazlası çıkartılır.&lt;br /&gt;5. Bağ dokusu ve kas sağlamlaştırılarak onarılır.&lt;br /&gt;6. İzin tamamı üst göz kapağı katlantısına saklanacak şekilde deri estetik olarak dikilir.&lt;br /&gt;7. Alt göz kapağı derisi iz hiç belli olamayacak şekilde kirpik köklerinin hemen altından kesilerek açılır.&lt;br /&gt;8. Kas dokusunda fazlalık veya zayıflık varsa fazla kısmı çıkarılır.&lt;br /&gt;9. Kas ve bağ dokusu altındaki sarkmış yağ yastıkçıklarının fazlası çıkartılır.&lt;br /&gt;10. Bağ dokusu ve kas sağlamlaştırılarak onarılır.&lt;br /&gt;11. Deri fazlası tespit edilir ve kesilerek çıkarılır.&lt;br /&gt;12. Alt göz kapağı derisi iz bırakmayacak şekilde dikilir.&lt;br /&gt;Göz kapağı estetiği ( blefaroplasti ) öncesi:&lt;br /&gt;· Sigara, yara iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle ameliyattan 1 hafta önce kullanmaya ara vermeniz faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;· Aylık periyodunuz ( adet dönemi ) sırasında kanama eğilimi fazla olabilir, bu nedenle zorunluluk olmamakla beraber ameliyatınızın ertelenmesi gerekebilir. Bu durumu doktorunuza bildiriniz&lt;br /&gt;· Kanamaya eğilimi arttırdığı için aspirin, bitkisel ilaçlar ve vitamin tabletlerinin kullanımı ameliyat tarihinden 10 gün önce kesilmelidir.&lt;br /&gt;· Üst solumun yolu enfeksiyonu geçiriyor iseniz doktorunuza bildiriniz, ameliyatınızın ertelenmesi gerekebilir.&lt;br /&gt;· Müdahaleniz genellikle lokal anestezi ile yapılmaktadır&lt;br /&gt;· Ameliyattan hemen önce doktorunuz gerekli planlama ve çizimleri yapacak ve gözlerinizin resmini çekecektir. Göz kapağı estetiği yaklaşık 2 saat süren bir müdahaledir.&lt;br /&gt;Göz kapağı estetiği ( blefaroplasti ) sonrası:&lt;br /&gt;· Enfeksiyon gelişmemesi için antibiyotik, ağrı duymamanız için ağrı kesici ilaç ameliyattan hemen sonra başlanacaktır.&lt;br /&gt;Ameliyat bittikten sonra aynı gün evinize gidebilirsiniz&lt;br /&gt;Ameliyattan sonraki 1 hafta boyunca sigara içmeyiniz.&lt;br /&gt;Ameliyattan sonraki 10 gün boyunca kanamaya eğilimi arttırdığı için aspirin ve benzeri ilaçlar, bitkisel ve vitamin tabletleri almayınız&lt;br /&gt;Göz kapaklarınızda hafif şişme ve morluklar meydana gelecektir. Telaşlanmayın bu normal bir olaydır. Genelde 1 hafta içinde geriler ve 10 gün içinde kaybolur&lt;br /&gt;Morlukların olduğu dönemde dışarı çıkacaksanız güneş gözlüğü kullanmanız önemlidir. Çünkü güneş böyle mor sahalarda kalıcı renk değişimine neden olabilir&lt;br /&gt;Morluk ve şişlikleri azaltmak için ameliyat sonrası ilk 48 saat aralıklı buz uygulaması ve başınız kalp seviyesinden yukarıda kalacak şekilde yatmak çok yararlıdır. Direkt buz uygulaması rahatsız ediyorsa bir torbaya doldurduğunuz mısır veya bezelye tanelerini dondurduktan sonra göz üstüne uygulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;Dikişler genelde 5. gün alınacaktır&lt;br /&gt;Genellikle ameliyattan sonraki 5-6. günler işinize dönebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doç. Dr. Ufuk BİLKAY&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8875123902748365434?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8875123902748365434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/goz-kapag-estetigi-blefaroplasti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8875123902748365434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8875123902748365434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/goz-kapag-estetigi-blefaroplasti.html' title='Göz kapağı estetiği (Blefaroplasti)'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5737422977721523799</id><published>2009-09-20T18:08:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:22:46.919-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kepçe kulak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kepce kulak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kepçe kulak tedavisi'/><title type='text'>Kepçe kulak cerrahi tedavisi nasıldır ?</title><content type='html'>Kulağın Anatomisi ve Gelişimi&lt;br /&gt;Yetişkin bir kişinin kulağının yüksekliği 5,5-6,5 cm, genişliği ise 3-4,5 cm'dir. Kulak kepçesinin kenarı kafadan yaklaşık 1,5-2 cm yüksektedir. Kafa ile kulak kepçesinin kenarı arasındaki bu mesafe, kulağın üst ucunda en yakınken kulak memesi ile birleştiği kısımda ise en uzaktır. Kulak kepçesi ile kafa arasında bir açı vardır. Bu açının kadınlarda en fazla 20°, erkeklerde en fazla 25° olması gerekir. Kulak yukarı doğru dik bir hatta olmayıp aşağıdan yukarı doğru yaklaşık 20°’lik açıyla arkaya doğru yatıktır. 3 yaşında kulak olması gereken büyüklüğün %85’ine ulaşır. Kulak gelişimini 6-15 yaşları arasında tamamlar.&lt;br /&gt;Kepçe Kulak Deformitesindeki Anatomik Farklılıklar&lt;br /&gt;Kepçe kulak doğuştan itibaren bulunur. Kulağın kıkırdak yapısının anatomik özelliklerinde farklılıklar vardır. Kulak kepçesinin boyutları genellikle normaldir. Yani herhangi bir boyut farkı yoktur. Ancak kulak kepçesi ile kafa arasındaki açı 25°'den daha fazladır. Özellikle arkadan görüntülerde bu açının fazlalığı çok net olarak gözükür. Bazı kişilerde kulak memesi veya kulak üst ucunda da şekil ve açı deformasyonları olabilir. Bunun dışında bazı kişilerde kulak kepçesi içindeki kıvrımlar yeterince oluşmamış olabilir. Ayrıca her iki kulakta farklı düzeylerde kepçe kulak deformitesi olabilir.&lt;br /&gt;Ameliyatsız Kepçe Kulak Düzeltilmesi&lt;br /&gt;Yenidoğanda kepçe kulak saptanırsa ilk 72 saat içinde cerrahi yapılmaksızın düzeltilme şansı vardır. Anneden bebeğe geçen yüksek seviyedeki östrojenin etkisi ile kıkırdak elastikiyeti fazladır. Bu olağandışı yumuşaklıktan dolayı kulak kıkırdakları şekillendirilebilir. 72 saatten sonra anneden geçen hormonun seviyesi düşer ve kıkırdaklar sertleşir. Bu nedenle doğumdan sonraki birkaç gün içinde kulağı arkaya yatırmak için özel bantlar veya plastik kaplı özel teller kullanılmaya başlanıp 1-2 ay devam edilerek kepçe kulak düzeltilebilir.&lt;br /&gt;Kepçe Kulak Deformitesinde Cerrahi Tedavi&lt;br /&gt;Kepçe kulak ameliyatı en küçük yaşta yapılan estetik amaçlı ameliyatlardandır. Çok ileri derecedeki kepçe kulakta tedavi 3 yaşından itibaren yapılabilir. Bunun nedeni ise okul çağından önce bu problemin çözümlenip çocuğun psikolojik olarak etkilenmemesini sağlamaktır. Ancak küçük yaştaki hastaların pansuman, dikiş alınması ve ağrı gibi durumlara toleransı ve uyumu maalesef çok fazla değildir. Bu nedenle ilkokula başlamadan veya ilkokul çağında ameliyat yapılması için ailenin değil hastanın istekli olması çok önemlidir. Ülkemizde hastanın isteği ile ameliyat için en erken 12-13 yaşlarında gelinmektedir. 3-6 yaş arasında ameliyat genel anestezi ile yapılırken 12-13 yaşlarından itibaren lokal anestezi ile yapılabilir. Kepçe kulak ameliyatı 1-2 saat kadar sürer.&lt;br /&gt;Kepçe kulak düzeltilmesinde sadece cilt çıkartılmasının yeterli olmadığı en az 150 yıldır bilinen bir gerçektir. Operasyon kulağın arka tarafından yapıldığı için görünen bir ameliyat izi olmaz. Tedavide kulak kepçesinde saptanan problemler düzeltilir. Kulak kepçesi ile kafa arasındaki açı kıkırdağa dikişler atılarak olması gereken düzeye çekilir. Özellikle kulak kepçesinin üst bölümünün yakınlaştırılmasına dikkat edilmelidir. Çünkü kulak kepçesinin orta bölümü geri çekilirken üst kısmı geri çekilmezse gene hoş gözükmeyen bir görüntü ortaya çıkar. Eğer kulak kepçesi üstündeki kıvrımlar yetersiz oluşmuşsa özel dikişler yardımı ile bu kıvrımlar tekrar belirginleştirilir. Kulak arkasından bir miktar cilt çıkartılır. Böylece ameliyat sonrası fazlalık cildin kulak arkası oluğunda birikmesi engellenir. Ancak bu işlem yapılırken kulak arkası oluğu yok edilmemeli veya deforme edilmemelidir. Kulak kepçesi kıkırdağına yapılan müdahaleler sonrası kıkırdağın yüzeyi düzgün ve düzenli olmalı, kulak kepçesinin kenarında tırtıklanmış gibi görüntüler oluşmamasına dikkat edilmelidir. Kıkırdak şekillendirmede kullanılan dikişler kalıcı olduğundan mutlaka cilt altından görünmeyecek kadar derinden geçilmelidir. Kulak kepçesi kafaya aşırı derecede yaklaştırılmamalıdır, çünkü bu kafaya yapışmış gibi duran görünüm de göze en az kepçe kulak kadar kötü gözükür. Eğer her iki kulakta farklı düzeylerde kepçe kulak deformitesi var ise her iki kulağın eşit oranda kafaya yaklaştırılması ile bu sorun simetri sağlanarak çözümlenir. Fakat amaçlanan mükemmel bir simetri değil eski görünümden daha iyi ve olağan kulak yapısıdır. Buna karşın ameliyatta simetriye dikkat edilmezse ameliyat öncesi simetrik ancak kepçe kulağı olan hastanın, ameliyat sonrası olması gereken pozisyonda ancak asimetrik kulakları olabilir.&lt;br /&gt;Operasyon sonrası&lt;br /&gt;Operasyon sonrası kulak kepçesini içine alan ve 1 hafta kadar süren bir bandaj yapılır. Bu bandajın çok titiz yapılması gerekir. Bandaj sayesinde kulakta oluşabilecek kan birikimini engellenirken ve ameliyat sonrası şişlik ise en az düzeye inecektir. Ameliyat sonrası hastanede kalmak gerekmez. Bandajla da olsa 2.-3. günde normal hayata dönülebilir. Dikişler 10 gün içinde alınır. Kulaktaki şişliklerin geçip şeklin tam olarak ortaya çıkması 2-3 ayı alacaktır.&lt;br /&gt;Komplikasyonlar&lt;br /&gt;Kepçe kulak ameliyatları sonrası enfeksiyon, kan birikimi gibi istenmeyen durumlar görülebilir. Ancak kulak kıkırdağı çok hassas bir yapı olduğu için bu gibi problemlerde çok dikkatli olmak ve hemen müdahale etmek gerekir. Yetersiz müdahale kulak kepçesinde, kıkırdağın yapısını ve şeklini bozan kondrit denilen bir duruma dönüşmesine neden olabilir.&lt;br /&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Yazı Sahibi :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Op. Dr. Ahmet Arif EROĞLU&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5737422977721523799?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5737422977721523799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/kepce-kulak-cerrahi-tedavisi-nasldr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5737422977721523799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5737422977721523799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/kepce-kulak-cerrahi-tedavisi-nasldr.html' title='Kepçe kulak cerrahi tedavisi nasıldır ?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2037703873322307224</id><published>2009-09-20T18:00:00.000-07:00</published><updated>2009-09-20T18:42:23.887-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Orta kulak ilithabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Orta kulak'/><title type='text'>Orta kulak iltihabı</title><content type='html'>Orta kulak iltihabi (otitis media) genellikle soguk alginligi gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarinin bir komplikasyonudur. Otitis media en sik 3 yas altindaki çocuklarda görülür. 3 yasin altindaki çocuklarin yaklasik %85'i en az bir defa ve bu çocuklarin da %50'si 2-3 defa orta kulak iltihabi geçirirler. Ister yuva ve kreslere devam etsinler ister evde bakilsinlar bu yas grubundaki çocuklarda otitis media'ya sik rastlanir.&lt;br /&gt;Ancak bazi çocuklarda, diger çocuklara nazaran otitis media'ya yakalanma riski daha fazladir. Erkek çocuklarda, anne sütü içmeyen çocuklarda, yaninda sigara içilen ve sosyo-ekonomik seviyesi düsük olan çocuklarda hastaliga daha fazla rastlanir. Ilk 1 yasta otitis media geçiren çocuklarda tekrarlayan akut ve kronik hastalik meydana gelme riski artar. Birinci otitis media atagindan sonra, çocuklarin % 40'inda 4 hafta süreyle, % 10'unda da 3 ay süreyle orta kulaklarinda sivi (efüzyon) toplanir.&lt;br /&gt;Sadece sik rastlanan bir hastalik oldugundan degil, beyine yayilarak menenjite ve beyin abselerine yol açtigindan ayrica isitme kayiplarina yol açacak sekilde orta kulakta sürekli sivi birikimine neden oldugundan dogru tani ve tedavi elzemdir. Belirtileri, orta kulaktaki enflamasyondur. Akut otitis media genellikle süpüratif ve pürülandir ancak baslangiçta seröz bir efüzyon da olabilir. Çocuk sürekli olarak aglar, kulagini çeker, atesi vardir, irritedir ve her zaman oldugu gibi iyi isitmez. Bu belirtilere bazen ishal, bulanti ve kusma da eklenir.&lt;br /&gt;Otitis media bulasici bir hastalik degildir ancak otitis mediaya neden olan üst solunum yolu enfeksiyonlari bulasicidirlar. Üst solunum yolu enfeksiyonlari enfekte bir kisinin damlaciklarina veya damlaciklarina maruz kalmis esyalara temas yolu ile bulasirlar.&lt;br /&gt;Otitis media genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir. Tekrarlayan ataklari olan çocuklara bazi doktorlar otitis media'dan koruyucu antibiyotikler verirler. Kronik enfeksiyonu olan bazi çocuklar, orta kulaktaki sivinin drene edilmesi amaciyla tüp takilmasina ihtiyaç gösterebilirler.&lt;br /&gt;Otitis media'si olan bir çocugun aktivasyonu normal oldugu müddetçe, ve diger çocuklara olan ilgiyi azaltacak kadar ek ilgiye ihtiyaçlari olmadigi sürece kres ve yuvadan uzaklastirilmasi gerekmez.&lt;br /&gt;Otitis media'ya neden olan üst solunum yolu enfeksiyonlarindan korunmak için: Çocuklara öksürdükleri ve aksirdiklari vakit, bir defa kullanilip atilan mendillerle agizlarini kapatmayi ve damlaciklari etraflarina saçmamayi ögretin. Bu mendilleri bir defa kullandiktan sonra çöpe atmalarini saglayin. Agizlarina götürdükleri oyuncaklarini diger arkadaslariyla paylasmalarina müsaade etmeyin. Çocuk bir oyuncagi agzina götürdükten sonra, oyuncagi diger çocuklarin erisemeyecegi bir sekilde kirli oyuncak sepetine atin. Çocuklar tekrar oynamadan önce bu oyuncaklari yikayin veya silerek dezenfekte edin. Çocuklara ve çalisan eriskinlere iyi el yikama tekniklerini ögretin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Yazı Sahibi :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uzm. Dr. Aydoğan LERMİ&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Enfeksiyon Hastalıkları&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2037703873322307224?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2037703873322307224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/orta-kulak-ilithab.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2037703873322307224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2037703873322307224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/orta-kulak-ilithab.html' title='Orta kulak iltihabı'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7129536327415093313</id><published>2009-09-02T17:27:00.000-07:00</published><updated>2009-09-02T17:29:10.045-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruç bozulur mu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orucu bozan nedenler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orucu bozar mı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruc hakkında bilgiler'/><title type='text'>Oruç Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey Bilgiler..</title><content type='html'>1. Oruç kimlere farzdır? Çocuklar oruç tutar mı?&lt;br /&gt;Namaz mükellefiyeti, diğer bir ifade ile yükümlülüğü için geçerli olan şartlar oruç için de geçerlidir.&lt;br /&gt;Bir kişinin oruç mükellefiyeti alabilmesi için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a- Müslüman olmalı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b- Ergenlik (bulûğ) çağına girmiş, akıllı (aklî olgunluk düzeyi) olmalı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;c- Oruç tutmaya güç yetirecek durumda olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergenlik çağına gelmemiş olan çocukların oruç tutmaları şart olmamakla beraber bedenî durumları göz önüne alınmak şartıyla oruca alıştırmak ve ısındırmak amacıyla ara ara oruç tutmalarına izin vermek, hatta istemek uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta ve yolcu olan kişiler ise; güç yetiremediklerinden isterlerse oruç tutmayabilirler. Hastalık ve yolculuk durumları bittikten sonra tutmadıkları oruçlarını Ramazan ayı dışında kazâ ederler. Gebe ve emzikli (süt veren) kadınların durumu da böyledir. Hastalıkları iyileşmeyen kişiler ise; her oruçları için bir fakiri doyurmaları veya doyuracak fidyeyi fakire vermeleri gerekir. (el- Bakara 2/183-184)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Oruç tutmamayı mubah kılan haller nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslâm dini, insanlara zor gelecek hiçbir yükümlülüğü şart koşmamıştır. Sıkıntı ve meşakkatin zorlaştığı durumlarda mükelleflere birtakım kolaylıklar ve ruhsatlar tanımıştır. Oruç için de bu böyledir. Bazı durumlarda farz olan Ramazan ayı orucu tutmamaya müsaade edilmiştir. Bu durumlar şunlardır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Seferî (yolcu) olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Hasta olmak (doktorun, ‘oruç tutamazsın’ dediği haller),&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Gebe ve emzikli olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Oruç tutamayacak derecede yaşlı olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Hayati tehlike oluşturacak derecede açlık ve susuzluk çekmek,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesleği gereği sürekli olarak yolcu olan kişi için öncelikle sağlığı açısından bir sıkıntı ve zarar görmeyecekse oruç tutması daha faziletli görülmüştür. Ancak sıkıntı ve zarar söz konusu olduğunda oruç tutmaz ve tutmadığı oruçların fidyesini fakire verir. (İlmihal, c. 1, s. 396-397, İsam Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Oruca ne zaman niyet edilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanefîler’e göre; Ramazan orucu, nâfile oruçlar ve vakti belirtilmiş adak oruçlarının niyet etme vakti gün batımından başlayıp ertesi günün kuşluk vaktine hatta öğle namazı vaktinin girmesinden az önceki vakte kadar devam eder. Öğle namazı vakti girdikten sonra artık hiçbir oruca niyet edilemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şâfîlere göre; Ramazan orucu, kazâ orucu ve adak orucuna geceden niyet etmek şarttır. Fakat nâfile oruca zevalden önceye kadar niyetlenmek câiz (uygun) dir. (İlmihal, c. 1, s. 399, İsam Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Orucu bozan şeyler nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Oruçlu iken sadece yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak kalmakla orucumu tamamlamış olur muyum?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun anlamı ve temel unsuru, yemekten, içmekten ve cinsel ilişkilerden, zevklerden uzak durarak insan nefsinin bunlardan mahrum bırakılmasıdır. Oruca niyetlenmiş kişinin, yeme-içmede veya cinsel ilişkide bulunması şüphesiz orucunu bozacağından bilinçli bir şekilde bu durumlardan uzak durması gerekmektedir. Oruçlu kişinin bu hallerden kendisini uzak tutmayı başardığında ve oruca son veren baygınlık, ağız dolusu kusma, hayız (regl) kanaması gibi irade dışı durumlar da olmadığında orucu tamdır ve vazifesi olan oruç ibadetini yerine getirmiş olur, sevabını alır. (İslâm Fıkıh Ans. c. 3, s. 167, 169, Zaman Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Bozulan oruçta sadece kazâyı gerektiren durumlar nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gusül abdesti alırken ağzıma aldığım su ile gargara yapayım derken suyu yanlışlıkla yuttum. O gün oruçluydum. Bu durumda orucum bozuldu mu? Bozulduysa cezam var mı?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımız içinde beslenme anlamı ve amacı taşımayan, ayrıca yenilip içilmesi alışılmış olmayan, yani insan tabiatının istek, eğilim göstermediği şeylerin yenilip içilmesinden oruç bozulur, fakat bu oruç için sadece kazâ gerekir, kefâret gerekmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin; çiğ pirinç, hamur, un, ham meyve yemek, fındık ve cevizi kabuğuyla yutmak orucu bozmakla beraber kefâret gerektirmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişi oruçlu olduğunun bilincinde olduğu halde abdest suyundan yanlışlıkla içse, denizde yüzerken deniz suyu veya banyo yaparken ağzına aldığı suyu yutsa; bu durumda orucu bozulur ve sadece kazâsı gerekir. Ağza giren yağmur, dolu, karı isteyerek yutmak da kişinin orucunu bozar, fakat kefâret gerekmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusma, kasıtlı olarak meydana gelir ve ağız dolusu olursa; orucu bozar, sadece kazası yapılır, kefâret gerekmez. Fakat kusmalar -kasıtlı veya kasıtsız olsun- ağız dolusu olmadıkça orucu bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahura kalkmış kişi, imsak vaktinden habersiz yiyip içerken vaktin geçtiğini öğrense orucu bozulur ve o günkü orucu kazâ etmesi gerekir, kefâret gerekmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutarak yiyip içtikten sonra orucun bozulduğunu zannedip yiyip içmeye devam edildiği veya cinsel ilişkide bulunulduğunda oruç bozulur, kazâsı gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece niyetlenmeyi unutup gündüz niyetlendikten sonra, bu niyetin geçerli olmadığına kanaat getirip yiyip içmek, cinsel ilişkide bulunmak orucu bozar, kazâ gerekir, kefâret gerekmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçlu bayanın regl (aybaşı) kanaması başlasa orucu bozulur, kazâsı gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aniden sancılanan, dayanılmaz ağrılar içinde kalan oruçlu kişi; sağlığı için gerekli ilaçları içerek orucu bozabilir. Bu orucun kazâsı gereklidir, ama kefâret gerekmez. (İslâm Fıkhı Ans. c. 3, s. 161 Zaman Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Oruçlu iken cinsel ilişki kefâreti gerektirir mi? Kazâ ve kefâreti gerektiren diğer durumlar nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem kazâ hem de kefâreti gerektiren hallerin başında; Ramazan günü oruca niyetli iken bilerek ve isteyerek yapılan cinsel ilişkidir. Orucun bu şekilde bozulması eşlere ceza olarak altmış gün oruç tutma (kefâret) ve bozulan orucun kazâsı görevini yükler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kefâret gerektiren ikinci hal ise; Ramazan orucuna niyet etmişken isteyerek ve baskı veya mubah kılıcı bir özür olmaksızın bir şey yiyip içmektir. Hanefî mezhebi ve Malikî mezhebi; bilerek isteyerek bir şey yiyip içmeyle kasten bozulan oruç için kazâ ve kefâretin gerektiğini söyler. Bunun sebebi; Ramazan ayı hürmetinin, yani saygınlığının ihlâl edilerek bir suç işlenmesidir. (İslâm Fıkhı Ans. c. 3, s. 209, Zaman Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin; kişi tam bir şey yiyor, içiyorken imsak vaktinin girdiğini anlasa veya o gün oruç olduğunu hatırlasa hemen yemeyi ve içmeyi kesmelidir. Eğer bile bile yemeğe devam edecek olsa; Hanefî, Malikî imamlara göre bu durum kazâ ve kefâreti gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Orucu mazeretsiz olarak kasten bozmanın altmış günlük kefâreti ne şekilde ödenir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden fazla Ramazan orucunu keyfî şekilde bozup birden fazla kefâret orucu borcu olan kişi, Hanefî mezhebine göre; altmış gün peş peşe oruçlarını tutar ve sonuna bozulan oruç adedince oruçları ilave eder. Başka bir deyişle; birden çok kefâret borcu olan kişi her borcuna ait altmış gün oruç tutmaz, sadece bir kez tutulan altmış gün oruç sonuna bozulan oruç sayısınca oruç ekler. Şafiî, Hanbelî ve Malikî mezheplerine göre ise; bozulan oruç sayısınca kefâret tutmak gereklidir. (İslâm Fıkhı Ans. c. 3, s. 205, Zaman Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Oruçlu iken uykusunda ihtilâm olan veya cünüp olarak sabahlayan kişinin durumu nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucu bozulmaz. Uyandığında hiçbir şey yemeden ve içmeden gusül abdestini alır ve orucuna devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Tükrüğünü yutmak orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozulmaz. Ancak özellikle ağızda tükrüğü biriktirip yutmak mekruh görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Ağızdaki yaşlık orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdest aldıktan sonra ağızdaki yaşlığı yutmak da bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Parfüm ve kolonya orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçluyken parfüm veya kolonya sürünmek, koklamak Hanefî mezhebine göre; orucu bozmaz ve oruca zarar vermez. Gül gibi hoş kokusu olan çiçekleri koklamakla da oruç bozulmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Oruçlu kimse diş tedavisi yaptırabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçluyken diş tedavisi yaptırmak; tedavi esnasında ağızda biriken kan ve suyun yutulmaması şartıyla orucu bozmaz. Ama bu çok zordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Diş fırçalamak orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Macunsuz firçalamakta mahzur yoktur. Macunlu fırçalamakla da oruç bozulmaz fakat mekruh olur. Macun yutulursa oruç bozulur, kaza gerekir. Misvak daha emniyetlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. Sakız çiğnemek orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceden çiğnenmiş, şekersiz, tatsız ve parçalanmayan- sert- bir sakızın çiğnenmesi orucu bozmamakla beraber gereksiz olarak bunun kullanılması mekruh görülmüştür. Günümüzde kullanılan cikletler/sakızlar kesinlikle orucu bozar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. Kan aldırmak orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esasta kan aldırmak orucu bozmaz. Fakat oruçlunun direncini düşürdüğü ve bu nedenle bedenin güçsüzleşebileceği ihtimalini göz önünde tutmak gereği vardır. Başka bir deyişle; vücut direnci etkilenmeyecekse kan aldırmanın bir sakıncası yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. Makyaj yapmakla oruç bozulur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makyaj yapmak orucu bozmaz. Çünkü cilde sürülen makyaj maddesinin oruca bir zararı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. Uçakla seyahat eden oruçlu kişi iftarını nasıl yapar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seferî kişi ulaştığı ilk iftar saatine itibar ederek orucunu açar. Uçmakta olan kişi, uçakla üzerinden geçmekte oldukları ülkede iftar vakti girdi ise, bu duruma itibar ederek orucunu açar. Kişinin doğuya veya batıya yolculuk yapması bu kaideyi değiştirmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Orucu bozan şeyler genel itibarıyla nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanefî mezhebine göre orucu bozan şeyler; hata ile bir şey yemek, içmek, bir şey yutmak (yüzerken su yutmak, tadına bakarken yemeği yemek, gusül veya abdest alırken su içmek, ağza giren karı, yağmur suyunu yutmak…gibi). Bu durumlarda Şâfîi mezhebine göre oruç bozulmaz. Mâlikîlere göre ise; ister unutarak, ister hata ile bir şey yenilip içilse oruç bozulur, kazâsı gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca; kadınlarda hayız (regl) görmek ve doğum yapmak, bayılmak, delirmek, kendini isteyerek ağız dolusu kusturmak (ağız dolusu olmaz ise oruç bozulmaz), ameliyat olmak, istimna yapmak (mastürbasyon), serum kullanmak, gıda içerikli sıvıyı bağırsaklara vermek veya lavman yaptırmak, imsak girdiği halde hata ile yiyip içmeye devam etmek gibi durumlar orucu bozar. (Diyanet Aylık Dergi, Ekim 2005)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. Orucu bozmayan güncel şeyler nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnak, saç, sakal kesmek. Vücut temizliği yapmak, saç boyamak, oje sürmek, göze sürme çekmek, yüze makyaj yapmak, çiçek, esans, misk koklamak, öpmek, gülmek, şakalaşmak, bağırmak, ağlamak, tükürüğü yutmak, diş fırçalamak, göze ilaç damlatmak, lens takmak, takma dişleri ağza yerleştirmek, diş eti kanamasının tadını ağızda hissetmek, öksürükle ağza gelen balgamı yutmak, geğirtiyle boğaza gelen mide suyunu geri yutmak, burundaki sümüğü genizden çekip yutmak, sahurdan dişler arasında kalmış nohuttan küçük gıda artığını yutmak, eşini uğurlarken sarılmak, öpmek, çocuklara sarılıp öpmek, onlarla oynamak, dedikodu yapmak-yalan söylemek (fakat günah işlenmiş olur ve orucun sevabı kalmaz), serinlemek için eli, yüzü yıkamak veya duş almak, bakarken veya düşünürken boşalma yaşamak orucu bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. Dudağa sürülen ruj orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçluyken dudağa sürülen ruj orucu bozmamakla beraber rujun emilmesi, tadına varılması mekruhtur. Orucun anlam ve gayesi göz önünde tutulduğunda oruçluyken ruj sürmemek orucun sıhhati açısından yerinde bir harekettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. Oruç fidyesi nedir? Kimler fidye verir? Fidye ne kadardır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağır bir hastalığa yakalanan ve iyileşme umudu olmayan hastalar ve oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar tutamadıkları oruçlarının kâzasını hiçbir zaman yapamayacaklardır. Bu durumda onlar tutamadıkları oruçların borcundan kurtulmak için kurtuluş bedelini, yani fidyesini verirler. Fidye, “her bir oruç için bir fakiri doyuracak” şeklinde verilir. Fidyenin miktarının alt çizgisi budur. Fidye için; kişinin ortalama bir günlük mutfak harcaması göz önünde tutularak belirlenen ölçü en uygun olandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22. Ramazan orucunu tutamayacak hastanın fidyelerini Ramazan ayı çıkmadan vermek doğru mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç fidyesi, oruç tutamadıkça verilir. Geleceğe yönelik borç ödeme olmaz. Çünkü gün yaşanmadıkça, oruç borcu meydana gelmedikçe fidye verilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. Hasta, oruçlarını tutamadan ölse, oruç fidyelerini eşi veya çocukları onun yerine verebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölünün arkasından oruç borçlarının fidyesi yakınları tarafından verilmesi câizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. Oruçluya mekruh olan haller nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tükürüğünü ağızda biriktirip yutmak, zorunlu olmadığı halde sonradan tükürse de bir şeyin tadına bakmak, ağza alıp çiğnemek, zayıf düşecek şekilde kan vermek, ağır işlere girişerek vücudu yormak, uykusuz bırakmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. Orucun sıhhat şartları nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutulan orucun geçerli olabilmesi için öncelikle niyet edilmiş olması, daha sonra orucu bozan bütün hallerden kesinlikle uzak durulması gerekir. (İslâm Fıkhı Ans. c.3, s.159, Zaman Yay.) Ayrıca bayanların oruçlarının geçerli olması için regl ve loğusa hallerinden çıkmış olmaları gerekmektedir. Aksi takdirde; söz konusu haller tamamen bitmeden oruca kalkışmanın bir anlamı olamaz. Çünkü temizlenene kadar bayanların namaz ve oruçları dinen yoktur. (el-Bakara, 2/222)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. Ramazan orucuna her gün niyet şart mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç bir ibadettir. İbadeti âdetten ayırt etmek için başlamadan evvel niyet şarttır. Niyet getirilmemiş hallerde oruç yoktur. Tutmak istenilen oruca kalben olsun niyet etmek yeterlidir. Fakat niyetin dille ifade edilmesi menduptur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niyet, belirlenmiş ve kesinlik kazanmış olmalıdır. Ayrıca geceden yapılmış olmalıdır. Bu noktada Hanefîler hariç diğer mezhepler görüş birliğindedir. Oruç için sahura kalkmak da bir niyet sayılır. Hz. Peygamberimizin önem ve kuvvetle tavsiyesi; Ramazan’da sahura kalkmak yönünde olmuştur. Ayrıca oruç tutmak için sahura kalkan kişinin niyet etmeyi unutmuş olması bir eksiklik değildir. Çünkü sahura kalkması niyet yerine geçmiştir. Ramazan’ın her günü için ayrı ayrı niyet etmek; fakihlerin çoğunluğuna göre şarttır. Çünkü her bir günün orucu kendi başına bir ibadettir. (İslâm Fıkhı Ans. c. 3, s. 158, Zaman Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27. Namaz kılmayanın tuttuğu Ramazan orucu kabul edilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ibadet kendi başına değerlendirilerek görevli melek tarafından kaydedilir. Kılınan namazlar ayrı ayrı, tutulan oruçlar ayrı ayrı tespit edilir. Her ibadetin kendisine ait olmazsa olmaz şartlarının yerine getirilmesi gereklidir. Şartları tamam olan her ibadet kabul görür ve amel defterine yazılır. Yani namaz kılmayanın tuttuğu oruç kabul olmaz diye bir şey söylenemez. Namaz kılmayan bir kişi orucun kurallarına uyduğu müddetçe oruçları geçerli olup Ramazan’ın oruç mükellefiyetini yerine getirmiş olur ve oruç sevabını da hak eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28. Alkollü iken oruç tutulabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol alarak sarhoş olmuş kişiler namaz kılamadığı gibi oruç da tutamazlar. Bu durumda önceden başlanmış olan bir oruç da bozulur, biter. Çünkü baygın, sarhoş, deli gibi durumlar oruç ibadetinin sıhhat şartlarından olan akıllı olmak gereğini ortadan kaldıran hallerdir. (İslâm Fıkhı Ans. c. 3, s. 151, Zaman Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29. Oruçlu iken arkadan veya önden fitil koymak orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrı kesici, ateş düşürücü olarak veya başka tedavi amaçlarıyla makattan, mantar gibi başka kadın hastalıkları tedavisi için cinsel organdan fitil kullanılması orucu bozar. Kaza gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. Oruç tutmanın yasak olduğu günler nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinen Ramazan Bayramı’nın birinci günü, Kurban Bayramı’nın dört günü oruç tutulmaz, câiz değildir. Tahrîmen mekruhtur (Harama yakın mekruh).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31. Oruçlu iken ağrıyan dişe ilaç koymak orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağrıyan dişin sancısını kesmek için dişe damlatılan veya koyulan ilaç, yutulmadıkça orucu bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31.Oruçlu tiryakinin sigara dumanını soluması veya dumanın boğazına kaçması orucunu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara dumanının havaya karışmış halini teneffüs etmek orucu bozmaz. Çünkü insan hava almak zorundadır ve havaya karışmış dumandan kaçınması da mümkün değildir. Fakat bilerek, isteyerek sigaranın tütmekte olan dumanını veya buhurdanlığın dumanını içine çekmek, duman üzerinde nefes almak orucu bozar ve kazâsı gerekir. (İslâm Fıkhı Ans. c. 3, s. 186, Zaman Yay.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33. Sigara orucu bozar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile tiryakilik gereği alınan tüm maddeler oruç yasakları kapsamına girmektedir. Oruçlu iken bu tür maddelerden birisi kullanıldığında oruç bozulur. Kişi bu durumu bildiği halde kasten sigara, esrar vb. kullanacak olsa kefâret orucu tutması gerekir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7129536327415093313?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7129536327415093313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/oruc-hakknda-bilmeniz-gereken-hersey.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7129536327415093313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7129536327415093313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/oruc-hakknda-bilmeniz-gereken-hersey.html' title='Oruç Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey Bilgiler..'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6645453261665152245</id><published>2009-09-02T17:25:00.000-07:00</published><updated>2009-09-02T17:27:31.976-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çabuk kırılan tırnaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çabuk kırılan tırnakların tedavileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırılmayan tırnaklar'/><title type='text'>Çabuk Kırılan Tırnakların çözümü Bulundu..</title><content type='html'>Çabuk Kırılan Tırnaklar İçin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 su bardağı ılık su&lt;br /&gt;Yarım limon&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı tuz&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı badem yağı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm malzemeyi karıştırın. Karışımı 2 saat bekletin. Bir süre beklettiğiniz karışımı el ve tırnaklarınıza sürün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasır İçin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250gram tereyağı&lt;br /&gt;100gram aynı sefa bitkisi&lt;br /&gt;1 tatlı kaşığı lanolin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 gram tereyağını kısık ateşte eritin üzerine 100 gram aynı sefa bitkisini ekleyin. 1gün bekletin. Ertesi gün karışımı tekrar kısık ateşte eritin. Eritme işlemi yaparken içine 1 tatlı kaşığı lanolin ekleyip 5 dakika kaynatın. Karışımı nasırlı bölgenize her gün uygulayın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çatlak Eller İçin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 limon suyu&lt;br /&gt;50 gram gliserin&lt;br /&gt;30 gram badem yağı&lt;br /&gt;30 gram kolonya&lt;br /&gt;2 çorba kaşığı pudra &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm malzemeyi karıştırın. Şişeleyin. Karışımı ellerinize sürüp 15 dakika poşet içinde bekleyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6645453261665152245?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6645453261665152245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/cabuk-krlan-trnaklarn-cozumu-bulundu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6645453261665152245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6645453261665152245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/09/cabuk-krlan-trnaklarn-cozumu-bulundu.html' title='Çabuk Kırılan Tırnakların çözümü Bulundu..'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5290203987038357549</id><published>2009-08-24T02:09:00.000-07:00</published><updated>2009-08-24T02:12:46.002-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama yöntemleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo vermek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rejim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='en iyi kilo verme yöntemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo kontrolü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo verme yöntemleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo'/><title type='text'>Bilimsel Çalışmalara Göre En İyi Kilo Verme Yöntemi Nedir?</title><content type='html'>&lt;p&gt;Pek çok kişi, kilo verme programları üzerine kendi teorilerinin&lt;br /&gt;çığırtkanlığını yaptıkları kitaplar yazarak milyonlarca dolar para kazandılar.&lt;br /&gt;Kısa ve daha da önemlisi uzun vadede gerçekten etkili olup olmadıklarını anlamak&lt;br /&gt;için bilimsel açıdan incelenen programların sayısı çok azdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p sizset="7" sizcache="52"&gt;Düşük karbonhidrat diyetleri, yağ bakımından&lt;br /&gt;nispeten zengin diyetlerdir. İlk olarak Dr Robert Atkins tarafından öne sürülen&lt;br /&gt;düşük karbonhidrat diyeti, yalnızca yağ bakımından zengin değil aynı zamanda&lt;br /&gt;kötü yağlar  bakımından zengin bir diyet olup çıkmıştır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Atkins diyetinin daha yeni türlerinde, hâlâ karbonhidrat tüketiminin az&lt;br /&gt;olması öneriliyor ancak tüketilecek olanların da iyi karbonhidratlardan &lt;br /&gt;oluşması gerektiği ekleniyor. Bu diyetlerde ayrıca, önerilen fazlaca yağ içeren&lt;br /&gt;diyetlerdeki yağın çoğunun da iyi yağlar  olması gerektiği söyleniyor. Aynı&lt;br /&gt;durum, diğer popüler bir diyet olan South Beach (Güney Sahili) diyeti için de&lt;br /&gt;geçerlidir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p sizset="9" sizcache="52"&gt;&lt;img class="alignleft" title="kilo-verme" height="219" alt="kilo-verme" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/kilo-verme.jpg" width="206" /&gt;&lt;strong&gt;Peki,&lt;br /&gt;kilo vermek için düşük karbonhidratlı ve yüksek yağlı diyetlerin, düşük yağlı ve&lt;br /&gt;yüksek karbonhidratlı diyetlerden daha etkili olduğuna dair ne gibi bir kanıt&lt;br /&gt;vardır?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yakın zamana kadar bu yönde hiçbir kanıt yoktu. Ancak, 2003 ve 2004&lt;br /&gt;yıllarında yayımlanmış olan birkaç çalışma, 6-12 aylık bir süre için, düşük&lt;br /&gt;karbonhidratlı ve yüksek yağlı diyetlerin muhtemelen daha etkili olduğunu ortaya&lt;br /&gt;çıkarmıştır. Fakat aynı sonuçların, bir seneden daha fazla bir sürede, düşük&lt;br /&gt;yağlı ve yüksek karbonhidratlı diyetler için aynı yönde olduğu görülmüştür.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bunun başlıca sebebi, her iki tip diyeti uygulayan kişilerin tekrar kilo alma&lt;br /&gt;eğiliminde olmalarıdır. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen en şaşırtıcı&lt;br /&gt;bulgu&amp;shy;lardan biri de, düşük karbonhidratlı ve yüksek yağlı diyetlerin, pek&lt;br /&gt;çoklarının düşündüğü gibi, kötü kolesterol gibi zararlı yağların kandaki&lt;br /&gt;düzeylerini artırmadığı olmuştur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kısa vadeli kilo verme konusunda düşük karbonhidratlı diyetlerin&lt;br /&gt;düşük yağlı diyetlere göre üstün olmasının sebebi nedir?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Genellikle benimsenen bir teori, düşük yağlı ve yüksek karbonhidratlı&lt;br /&gt;diyetlerle kilo vermeye çalışan pek çok kişinin, yüksek glisemik yoğunluğuna&lt;br /&gt;sahip kötü karbonhidratlar bakımından zengin yiyecekler yemiş olmalarıdır. Çabuk&lt;br /&gt;sindirilen yiyecekler, kan dolaşımınıza, birden, çok fazla şeker yükler. Kan&lt;br /&gt;şekerinin aniden yükselmesi, kanın şekerden temizlenmesi için insulin&lt;br /&gt;salgılanmasına sebep olur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p sizset="10" sizcache="52"&gt;Ancak bu ani salınım, yalnızca birkaç saat&lt;br /&gt;içerisinde kan şekerinizin aşırı derecede düşmesine sebep olabilir. Ve kan&lt;br /&gt;şekeriniz çok düşük olduğunda aç hissedersiniz. Yemek yedikten kısa bir süre&lt;br /&gt;sonra kan şekeriniz düşükse, muhtemelen çok yemişsiniz demektir. Başka bir&lt;br /&gt;deyişle, düşük karbonhidratlı ve yüksek yağlı diyetler, iştahınızı köreltme&lt;br /&gt;konusunda daha fazla işe yarayabilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Son Bulgulara Göre, Bilinenler Şunlardır:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;■ Kilo vermenin yegane yolunun, yediğiniz yiyeceklerin içinde bulunandan&lt;br /&gt;fazla kalori yakmak olduğu hâlâ doğrudur. Kısa vadeli de olsa bir kilo verme&lt;br /&gt;programının başarılı olması için, kalori alımınızı düşürmeli ve daha fazla&lt;br /&gt;egzersiz yapmalısınız.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;■ Kısa vadede, düşük karbonhidratlı ve yüksek yağlı diyetlerin, düşük yağlı&lt;br /&gt;ve yüksek karbonhidratlı diyetlerden daha fazla işe yaradığı doğru olabilir.&lt;br /&gt;Ancak, hiçbir diyetin, bir seneden fazla bir süre boyunca diyeti uygulayan&lt;br /&gt;kişilerin çoğunda başarılı olduğu ortaya çıkmamıştır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;■ Düşük karbonhidratlı ve yüksek yağlı bir diyet uygulamayı deneyecekseniz,&lt;br /&gt;alacağınız az miktardaki karbonhidratın iyi karbonhidrat ve alacağınız yağın iyi&lt;br /&gt;yağ olduğundan emin olun.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5290203987038357549?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5290203987038357549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/bilimsel-calsmalara-gore-en-iyi-kilo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5290203987038357549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5290203987038357549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/bilimsel-calsmalara-gore-en-iyi-kilo.html' title='Bilimsel Çalışmalara Göre En İyi Kilo Verme Yöntemi Nedir?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2787052029295415784</id><published>2009-08-24T02:08:00.000-07:00</published><updated>2009-08-24T02:09:51.227-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şişmanlığın sebep olduğu hastalıklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vücut tipleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şişmanlık hangi hastalıklara sebep olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şişmanlık hakkında'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlıklı vücut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vücut tipi'/><title type='text'>Sağlıklı ve Sağlıksız Vücut Ağırlığı ve Vücut Tipi</title><content type='html'>Amerika’daki yetişkinlerin 1/3′ünden fazlası sağlıksız bir kiloda ve kilo fazlası nedeniyle belli hastalıklara yakalanma risk&amp;shy;leri daha yüksek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut ağırlığı beş sınıfa ayrı&amp;shy;lır: zayıf, normal, kilolu, obez ve morbid (hastalıklı) obez (en şişman sınıf).&lt;br /&gt;Normal – kabul edilebilir -kilodaki insanlar dışında kalan&amp;shy;ların, daha fazla sağlık sorunuyla karşılaşabildiklerine dair bilimsel bulgular olduğu için bu sınıflan&amp;shy;dırma sistemi yaratılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin, kilolu, obez veya morbid obez olmak, tip 2 diyabete yakalanma ve yük&amp;shy;sek kan basıncı riskini artırır. Ne kadar kilolu olursanız o kadar risk altındasınız demektir. Ek olarak, diyabet veya yüksek kan basıncı, kalp hastalığına yakalanma ve inme riskini de artırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilolu muyum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı bir kiloda olup olmadığınızı anlamanın en iyi yolu, vücut kitle indeksinizi hesaplamaktır. Boy-kilo çizelgelerini kul&amp;shy;lanmak da diğer bir yöntemdir. Bu yöntemler genellikle iyi yol gösteri&amp;shy;cilerdir ancak kusursuz değillerdir. Örneğin, kas yağdan daha ağırdır; dolayısıyla, çok formda olmanıza rağmen, boyunuza karşılık gelen kilo çizelgelerinin en tepelerinde bir kiloda olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ELMA” mıyım, “ARMUT” mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız kilonuz değil, vücut şekliniz de risk konusunda belirleyicidir. Eğer varsa, kilo fazlanızın vücudu&amp;shy;nuzun neresinde biriktiği önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bel çevrenizde, karın böl&amp;shy;gesinde kilo fazlanız varsa (ki bu durumda vücudunuz elmaya ben&amp;shy;zer bir görünüme sahip olur), kalp rahatsızlığı, yüksek kan basıncı ve diyabet riskiniz daha yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksine, kilo fazlanız belden aşağı bölgede, kalçada, popoda ve üst bacaklarda ise (ki bu durumda vücudunuz armuta benzer bir görünüme sahip olur), hastalık riski daha düşüktür. Elma şeklindense armut şeklinde bir vücuda sahip olmanın neden daha iyi olduğuna dair bazı teoriler vardır, ancak konu hâlâ gizemini koru&amp;shy;maktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2787052029295415784?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2787052029295415784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/saglkl-ve-saglksz-vucut-agrlg-ve-vucut.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2787052029295415784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2787052029295415784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/saglkl-ve-saglksz-vucut-agrlg-ve-vucut.html' title='Sağlıklı ve Sağlıksız Vücut Ağırlığı ve Vücut Tipi'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-1243884870371743361</id><published>2009-08-24T02:05:00.000-07:00</published><updated>2009-08-24T02:08:04.436-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fazla kilo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşırı kilo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='obezlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo'/><title type='text'>Obezite, Obezite Nedir, Aşırı Kilo, Obezite Hastalığı Belirtileri Tedavisi Hakkında Bilgi</title><content type='html'>Obez ya da aşırı kilolu olmak normal bir vücutta çok fazla vücut yağı olması demektir. En doğru şekilde, kişinin boyu ve kilosu ölçülerek elde edilen vücut kitle endeksi ile anlaşılır. ABD’deki çocukların %15′i ya obez ya da aşırı kiloludur, %15′lik bir dilim de obez ya da aşırı kilolu olma riski taşımaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşın kilolu çocukların çoğunda hareketsizlik önemli bir faktördür. Bebeklik ve çocukluk döneminde yetersiz beslenme alışkanlıkları, yetişkinlik döneminde kalp sorunlarına yol açabilecek kilo sonullarına neden olabilir. Aşın kilolu çocuklar çocukluk döneminde fiziksel sorunlarla karşılaşmasalar da toplumdan dışlanma ve alay edilme dolayısıyla sıkıntı yaşayabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğunuzun aşırı kilolu olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza danışın. Doktorunuz çocuğunuzu muayene edecek ve size ailenin beslenme alışkanlıkla¬rını soracaktır. Bazen de obeziteye neden olan olağandışı hormonal nedenleri bulmak için idrar ya da kan testleri yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğunuzu hiç bir zaman bir doktor ya da diyetisyen tarafından onaylanmayan sıkı bir diyete sokmayın. Sıkı diyetler yetişkinlerin işine yarayabilirken büyümekte olan çocuklar yanlış diyetlerden zarar görebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorunuz size çocuğunuzun ihtiyaçlarına uygun bir diyet vermesi için sizi bir diyetisyene yönlendirebilir. Uzun vadeli ve etkili olması için kilo kaybının yavaş ve dengeli olması gerekir. Ayrıca çocuğunuz her gün düzenli spor yapmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı kilolu çocuklar ailelerinin desteğine ihtiyaç duyarlar. Sabırlı olun, çocuğunuzu eleştirmeyin ve çocuğunuzun çabalarını takdir edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-1243884870371743361?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/1243884870371743361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/obezite-obezite-nedir-asr-kilo-obezite.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1243884870371743361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1243884870371743361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/obezite-obezite-nedir-asr-kilo-obezite.html' title='Obezite, Obezite Nedir, Aşırı Kilo, Obezite Hastalığı Belirtileri Tedavisi Hakkında Bilgi'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6345733041901180259</id><published>2009-08-19T03:15:00.000-07:00</published><updated>2009-12-02T11:01:07.615-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık makaleleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogoji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık sitesi'/><title type='text'>Blogoji,Sağlık konuları ve Makaleleri</title><content type='html'>Sağlık üzerine yazılar yazılan , sağlık makaleleri sitesi &lt;br /&gt;Blogoji yayına girdi.Sağlık siteleri olarak sitemizde bulamadığınız sağlık konularını Blogoji.Com adresinde arayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok sağlık katagorisi bulunan sitenin içeriği oldukça zengindir.&lt;br /&gt;Yayın hayatında başarılar dileriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6345733041901180259?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6345733041901180259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/blogojisaglk-konular-ve-makaleleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6345733041901180259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6345733041901180259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/blogojisaglk-konular-ve-makaleleri.html' title='Blogoji,Sağlık konuları ve Makaleleri'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6555185049308002315</id><published>2009-08-07T16:14:00.000-07:00</published><updated>2009-08-07T16:30:40.692-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bağ ağrısı nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='baş ağrısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık sitesi'/><title type='text'>Baş Ağrısı Nedenleri</title><content type='html'>Baş ağrısı bir çok etkene bağlı olarak gelişebilir. baş ağrısı nedenlerinin ortaya çıkarılabilmesi için mutlaka uzman bir doktor muaynesi şarttır. Ancak Baş ağrısını tetikleyen bazı etkenler vardır. Bu etkenler baş ağrılarını başlatan durumlardır. Sitemiz ziyaretçilerinden DR. Ali beyin sitemize göndermiş olduğu yorumu bir makale olarak bilgilerinize sunuyoruz;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baş ağrısını tetikleyen en büyük etkenler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı uyku,&lt;br /&gt;Uykusuzluk,&lt;br /&gt;Açlık ve susuzluk,&lt;br /&gt;Alerji,&lt;br /&gt;İklim ve çevre değişikliği, seyahatler,&lt;br /&gt;Aşırı yorgunluk,&lt;br /&gt;Sigara ve alkol,&lt;br /&gt;Ağır parfümler,&lt;br /&gt;Gürültü kirliliği,&lt;br /&gt;Çikolata,kırmızı şarap,&lt;br /&gt;Portakal, limon&lt;br /&gt;Şeklinde sıralanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki baş ağrısının başlamaması için ne yapmalıyız veya Yapabiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla gelişigüzel ilaç kullanmamalıyız.&lt;br /&gt;Kesin tanı aldıktan sonra doktorumuzun önerdiği ilaçları usulüne uygun olarak almalıyız.&lt;br /&gt;Tetikleyici nedenlerden uzak durmalıyız.&lt;br /&gt;Günlük yaşantımızda ruh ve beden sağlığımızı zinde tutacak pozitif davranış modelleri geliştirmeliyiz.&lt;br /&gt;Düzenli bir spor ve uyku gibi…&lt;br /&gt;Geçmiş olsun…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6555185049308002315?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6555185049308002315/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/bas-agrs-nedenleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6555185049308002315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6555185049308002315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/bas-agrs-nedenleri.html' title='Baş Ağrısı Nedenleri'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6080274656945760529</id><published>2009-08-05T05:17:00.000-07:00</published><updated>2009-08-05T05:19:36.102-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurtaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurtaj uygulaması'/><title type='text'>Kürtaj ve uygulaması</title><content type='html'>Kürtaj işlemi genellikle 10 dakika kadar sürer. Özel bir vakumlu enjektörle&lt;br /&gt;gebelikle ilgili dokular, rahimden dışarı alınır. Gebelik küçük olduğundan bu&lt;br /&gt;işlem sorunsuz olarak yapılabilir. Hasta genel anestezi yapılmışsa yaklaşık 15&lt;br /&gt;dakika içinde kendine gelir. Lokal anestezi kullanıldığı durumlarda ise hemen&lt;br /&gt;ayağa kalkabilir, kendini iyi hissettiği anda eve gidebilir. Hasta evde en az 12&lt;br /&gt;saat dinlenmeli ve 15 gün kadar cinsel ilişkiye girmemeli,deniz havuz küvet&lt;br /&gt;banyosu, kaplıca, jakuzi yapmamalıdır.duş şeklinde istediği sıklıkta&lt;br /&gt;yıkanabilir.20,gün kontrolü infeksiyon, retansiyon veya gebeliğin devam edip&lt;br /&gt;etmediğinin takibi bakımından çok önemli olup mutlaka riayet edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kürtaj veya rahim tahliyesi rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle&lt;br /&gt;sonlandırılmasıdır. Kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar yasal olarak&lt;br /&gt;uygulanabilir.Evli kadınlarda yasal tahliye uygulamasında eşler de müdahaleye&lt;br /&gt;yazılı olarak rıza vermelidirler. Evli olmayan ve 18 yaşın üzerinde olan&lt;br /&gt;kadınlar kendi isteklerine göre hareket ederler.18 yaşın altında&lt;br /&gt;olanlar,ebeveynleri ile birlikte müracaat etmelidirler.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Yasal tahliye &lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Ülkemizde düşük ilacı (RU-486) kullanılmamaktadır. Dünyanın çoğu&lt;br /&gt;ülkesinde (gelişmiş olan ülkeler dahil) ve bizde tahliye, aşağıda anlatılan&lt;br /&gt;vakum tekniği,vakum aspirastör tekniği kullanılmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Gebelik testiniz ister pozitif ister negatif olsun, asla “söktürücü&lt;br /&gt;iğne” gibi yöntemlere kendi kendinize başvurmayın. Bu ilaçların gebelik&lt;br /&gt;durumlarında işe yaramaları tıbben mümkün değildir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Gebeliğin tıbben sakıncalı olması durumunda (anneyle ilgili gebeliğin&lt;br /&gt;riskli olduğu hastalıklar, bebeğin ileri derecede sakat olduğunun ya da&lt;br /&gt;öldüğünün belirlenmesi gibi) bu süre 10 haftayı aşabilir. Bu durumda birden&lt;br /&gt;fazla uzman doktorun kurul oluşturarak karar vermeleri gerekir. Kurul kararıyla&lt;br /&gt;gerekirse tıbbi tahliye yapılabilir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Kürtaj tekniği&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Gebelik haftası ultrasonla belirlendikten sonra dikkatli bir&lt;br /&gt;jinekolojik muayene yapılır. Vajina ve rahim ağzı bakterilerden arındırılmak&lt;br /&gt;amacıyla dezenfekte edildikten sonra, rahim ağzını sabitlemek için plastik bir&lt;br /&gt;alet vajinadan yerleştirilir ve lokal anestezik madde uygun olarak rahim ağzı&lt;br /&gt;içine enjekte edilir, veya genel anestezi için anestezi uzmanı tarafından&lt;br /&gt;gerekli işlemler başlatılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Daha sonra çok ince plastik kanüller rahim ağzından rahim içine&lt;br /&gt;ittirilir. Bazen rahim ağzı sert olabilir ya da gebelik 6. haftanın üzerinde&lt;br /&gt;olması nedeniyle daha geniş çaplı plastik kanüller kullanılması gerekebilir. Bu&lt;br /&gt;durumda rahim ağzını genişletmek için özel “buji” adı verilen aletler&lt;br /&gt;kullanılır. Kanül yerleştirildikten sonra kanüle bir enjektör iliştirilir.&lt;br /&gt;Enjektörde oluşan vakum yardımıyla rahmin içi vakumla boşaltılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;10. haftaya yakın olan gebeliklerde bazen rahim içine metal aletler&lt;br /&gt;sokularak rahmin tümüyle boşaltıldığından emin olmak gerekebilir, ancak bu çok&lt;br /&gt;ender bir durumdur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Rahimin içi tümüyle boşaltıldıktan sonra hastanın 10 dakika istirahatı&lt;br /&gt;sağlanır.Kanama kontrolü yapıldıktan sonra kürtaj başarılı birşekilde&lt;br /&gt;bitmiştir.Kürtaj yapmadan önce hastanın kan gurubu mutlaka teyit edilmeli ve kan&lt;br /&gt;uyuşmazlığı varsa bunun tedavisi ve aşısı yapılmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Tüm bu işlemler 6. gebelik haftasına kadar olan gebeliklerde 5 dakika,&lt;br /&gt;6 ile 10 arası olan gebeliklerde 5-15 dakika sürer. Bu süre Kadın-Doğum&lt;br /&gt;uzmanının çalışma süresidir. Genel anestezi uygulandığında hastanın uyuması,&lt;br /&gt;işlemin yapılması ve hastanın kendine gelmesine 20-40 dakika&lt;br /&gt;eklenmelidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Riskler&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Yasal sınırlar içinde (10. gebelik haftasına kadar uygulanan kürtaj)&lt;br /&gt;oluşması muhtemel riskler büyük oranda işlemi uygulayan Kadın-Doğum uzmanının&lt;br /&gt;tecrübesine ve uygulama yerinin donanımına bağlıdır. Lokal anesteziyle yapılan&lt;br /&gt;uygulamalarda işlem esnasında en sık rastlanan sorunlar lokal anestezik maddeye&lt;br /&gt;aşırı duyarlılık ve vazovagal senkoptur (uterusun sabitlenmesi amacıyla takılan&lt;br /&gt;alet nedeniyle bayılma oluşması). Bu, geçici ve selim bir durumdur. Yaklaşık %1&lt;br /&gt;oranında görülür.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;İşlemden hemen sonra en sık görülen sorun bulantı ve kusmadır. Bazen&lt;br /&gt;bayılma hissi oluşabilir. Bu durum da yaklaşık %1 oranında gözlenir ve hayati&lt;br /&gt;tehlike yaratmayan geçici bir durumdur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Bazen rahim ağzı kanülün geçmesine izin vermeyecek şekilde sert&lt;br /&gt;olabilir ve işlem yarıda bırakılabilir (görülme oranı: yaklaşık&lt;br /&gt;700&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;′&lt;/span&gt;de 1). Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Gebelik çok erken ise (&amp;lt;5.5 hafta) tahliye başarısız olabilir.&lt;br /&gt;Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir. Tecrübeli bir Kadın-Doğum uzmanı erken&lt;br /&gt;bir gebeliği tahliye etme girişiminde bulunmak yerine belli bir süre bekledikten&lt;br /&gt;sonra tahliye etmeyi önerir. Özellikle gebelik büyükse işlem esnasında aşırı&lt;br /&gt;kanama olabilir. Yasal sınırlar içinde yapılan tahliyelerde oluşan kanamalar&lt;br /&gt;hayati tehlike yaratmaz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Çok ender durumlarda ve çoğunlukla ya çok erken ya da yasal sınırı aşan&lt;br /&gt;tahliyelerde işlem esnasında rahim delinebilir .&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Özellikle çok erken gebelik haftalarında uygulanan tahliyelerde&lt;br /&gt;işlemden birkaç saat sonra görülen nadir bir sorun da rahim içinde kan&lt;br /&gt;birikmesidir (görülme oranı 500&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;′&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;de 1). Hayati bir&lt;br /&gt;tehlike yaratmayan bir durumdur ve rahmin içindeki kan boşaltılarak tedavisi&lt;br /&gt;sağlanır. Enfeksiyon oluşacaksa bu genellikle işlemden 6-7 gün sonra ortaya&lt;br /&gt;çıkar ve kendini ağrı, akıntı, aşırı &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;kanama şeklinde belli eder.&lt;br /&gt;Kürtaj sonrası verilen antibiyotikleri düzenli olarak kullanmanız durumunda bu&lt;br /&gt;sorun da ender olarak gözlenir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Enfeksiyon oluşacaksa bu genellikle işlemden 6-7 gün sonra ortaya çıkar&lt;br /&gt;ve kendini ağrı, akıntı, aşırı kanama şeklinde belli eder. Kürtaj sonrası&lt;br /&gt;verilen antibiyotikleri düzenli olarak kullanmanız durumunda bu sorun da ender&lt;br /&gt;olarak gözlenir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;İçeride “parça kalması” durumunda genellikle ilk iki haftada adet&lt;br /&gt;esnasındaki kanamadan çok daha fazla kanama görülür ve bu kanama pıhtı şeklinde&lt;br /&gt;ve koyu renklidir. Kanamanın ağrılı olması kural değildir. Bazen parça düştüğü&lt;br /&gt;gözlenebilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Geç dönemde görülen en önemli, ancak ender bir sorun işlem esnasında&lt;br /&gt;rahim iç tabakasının aşırı hasar görmesi sonucunda oluşan yapışıklıklardır&lt;br /&gt;(Asherman sendromu). Kendini kürtajdan 6 hafta geçmesine rağmen adet kanamasının&lt;br /&gt;olmaması ve ilaç tedavisiyle de kanama oluşturulamaması şeklinde gösterir.&lt;br /&gt;Usulüne uygun yasal sınırlar içinde yapılan tahliyelerde ve özellikle de vakumla&lt;br /&gt;uygulanan işlemlerde ender olarak gözlenir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Tedavisi:&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;"Histeroskopi ile yapışıklığın açılması, anestezi altında RİA&lt;br /&gt;uygulanması ve kauffman kürü yapılmasıdır" &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;gibi sözler&lt;br /&gt;gerçekten uzak olup iyi ve kuralına uygun olarak kürtaj yapıldıktan sonra tekrar&lt;br /&gt;tekrar gebe kalabilirler. Dikkatli ve vakumla uygulanan bir kürtajın kadının&lt;br /&gt;genital sistemine zarar vermesi beklenen bir durum değildir.&lt;/span&gt;adından da&lt;br /&gt;anlaşılacağı gibi ülkemizde reşit kadınlarımıza tanınmış tümüyle yasal ve çağdaş&lt;br /&gt;bir haktır.Kürtaj yalnızca ve ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanınca&lt;br /&gt;uygulanır. Yapılan işlem gizli kalır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Op. Dr. Filiz AK&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kadın Hastalıkları ve Doğum&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6080274656945760529?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6080274656945760529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/kurtaj-ve-uygulamas.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6080274656945760529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6080274656945760529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/kurtaj-ve-uygulamas.html' title='Kürtaj ve uygulaması'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8164028999376118746</id><published>2009-08-05T05:13:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:15:54.846-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aile planlaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><title type='text'>Aile planlaması</title><content type='html'>&lt;span id="yazimakale"&gt;Aile planlaması, istenildiği zaman istenildiği kadar çocuk&lt;br /&gt;sahibi olunabilmesidir. Her ailenin istediği kadar çocuk sahibi olması hakkı&lt;br /&gt;vardır, ancak sık aralıklarla olan gebeliklerde anne sağlığı ciddi olarak zarar&lt;br /&gt;görmekte, anne karnındaki bebek gelişimi etkilenmekte, sakatlık oranı, anne ve&lt;br /&gt;bebek ölüm riski artmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span id="yazimakale"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde hem kadınlar, hem de erkekler için geliştirilmiş, son derece&lt;br /&gt;güvenilir ve etkili metodlar mevcuttur. Gelişen modern tıp her bireyin kendi&lt;br /&gt;ihtiyacına yönelik çok değişik yöntemler sunmaktadır. Buna rağmen dünyada ve&lt;br /&gt;ülkemizde çiftlerin oldukça büyük bir kısmı hala geleneksel, etkinliği ve&lt;br /&gt;güvenilirliği son derece düşük, sağlık açısından son derece sakıncalı&lt;br /&gt;yöntemlerle doğum kontrolü uygulamaya çalışmaktadır. Bu duruma neden olan faktör&lt;br /&gt;maalesef çiftlerin doğum kontrolü hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları ve&lt;br /&gt;kulaktan dolma yanlış bilgilerle korunmaya çalışmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların iş hayatında daha fazla etkin rol alması, çiftlerin çocuk sahibi&lt;br /&gt;olma isteklerini azaltmakta veya bu kararı vermeyi bir süre ertelemelerine sebep&lt;br /&gt;olmaktadır. Etkili bir doğum kontrol yöntemi uygulanmadığında sonuç ne yazık ki&lt;br /&gt;istenmeyen bir gebelik ve kürtajdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada amaç, çiftleri doğum kontrolü hakkında bilgilendirmek, onlara en&lt;br /&gt;uygun yöntemi seçmeleri konusunda yardımcı olabilmek ve akıllarına takılan&lt;br /&gt;soruları cevaplamaya çalışmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aile planlamasının amaçları:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Anne sağlığını korumak ve anne ölümlerini&lt;br /&gt;önlemek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sağlıklı bebeklerin doğmasını sağlamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İstenmeyen&lt;br /&gt;gebelikleri önlemek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Riskli gebeliklerin oluşmasını önlemek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;br /&gt;Çiftler arasında daha mutlu ve sağlıklı cinsel hayat sağlamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bireyleri&lt;br /&gt;ve aileleri bu konuda eğitmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aile planlaması yöntemleri &lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdeal bir doğum kontrol yöntemi;gebeliği kesin önlemeli,sağlığa zarar&lt;br /&gt;vermemeli, kolay uygulanabilir olmalı ve maliyeti düşük olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum kontrol yöntemleri kalıcı olmayan ( geçici) ve kalıcı ( geri dönüşü&lt;br /&gt;olmayan) yöntemler olarak 2 sınıfa ayrılır. Hangi doğum kontrol yönteminin size&lt;br /&gt;uygun olduğunu belirlerken mutlaka doktora başvurunuz. Yaşam tarzınız, sağlık&lt;br /&gt;durumunuz, üreme organlarınızın yapısı ve sizin tıbbi öykünüz beraberce&lt;br /&gt;değerlendirilerek sizin için en uygun doğum kontrol yöntemi&lt;br /&gt;belirlenecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A-&lt;span style="font-size:+0;"&gt;      &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Kalıcı olmayan (geri&lt;br /&gt;dönebilen) yöntemler:&lt;/strong&gt; Etkili ancak kalıcı olmayan, bırakıldığı yada&lt;br /&gt;kullanılmadığı takdirde etkisi hemen sona eren ve üreme yeteneğine herhangi bir&lt;br /&gt;zararı olmayan yöntemlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;B-&lt;span style="font-size:+0;"&gt;      &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Doğum kontrol hapları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Kola takılan patch&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Koruyucu iğneler (1 aylık-3 aylık),&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Ertesi gün hapları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Koruyucu çubuklar (implant-implanon),&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Rahim içi araçlar (spiral),&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Prezervatif (kondom-kılıf),&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Femidom ( kadınlar için prezervatif)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; *&lt;/strong&gt;Diafram-spermisitler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;B- Kalıcı olan ( geri dönüşü olmayan ) yöntemler:&lt;/strong&gt; Artık&lt;br /&gt;bebek sahibi olmayı kesinlikle düşünmüyorsanız en uygun yöntem tüplerin&lt;br /&gt;bağlanmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Kadınlarda tüplerin (yumurta kanalları) bağlanması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Erkekte sperm kanallarının bağlanması (vazektomi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Op. Dr. H.Yeşim YERÇOK&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Kadın Hastalıkları ve Doğum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8164028999376118746?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8164028999376118746/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/aile-planlamas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8164028999376118746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8164028999376118746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/aile-planlamas.html' title='Aile planlaması'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6416160706798898802</id><published>2009-08-05T05:02:00.000-07:00</published><updated>2009-08-05T05:03:53.321-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikiyatri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ruh sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikoloji'/><title type='text'>Depresyonda mıyım ?</title><content type='html'>&lt;span id="yazimakale"&gt;Bu kelimeyi kullanan kişilerin sayısı  oldukça yaygın. &lt;br /&gt;Mevsimsel değişiklikler, okul ya da iş ortamına uyum sağlayamama, iletişim&lt;br /&gt;sorunları , bir yakınını kaybetme, bir hastalık süreci,  biten bir aşk,  kötü&lt;br /&gt;giden işler ya da maddi sorunlar .. ve daha bir çok stresel süreç kişide&lt;br /&gt;depresyonu ortaya çıkarabiliyor.  Depresyonun kadınlarda görülme sıklığı&lt;br /&gt;erkeklere oranla daha fazladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyon; bir uzmandan yardım almayı&lt;br /&gt;gerektirir. Bu kişi bir psikiyatrist ya da psikologdur. Hastalığın düzeyine göre&lt;br /&gt;ilaç ve terapi yöntemleri uygulanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyonda kişi sürekli&lt;br /&gt;olarak karamsar  duygular içerisindedir. Olumsuz düşünür. Yaşam enerjisi&lt;br /&gt;azalmıştır. Sürekli  kendini yorgun ve bitkin hisseder. Uyku düzeni bozulmuştur.&lt;br /&gt;Ya hiç uyuyamaz ya da aşırı uyuma görülür. Kendisini önemsiz ve değersiz&lt;br /&gt;hisseder. Kendine bakım azalır ve sosyal yaşama karşı isteksizdir.  Unutkanlık&lt;br /&gt;ve dikkatini bir konu üzerinde yoğunlaştıramama görülebilir. Kilo kaybeder ya da&lt;br /&gt;aşırı kilo almaya başlar. Kendine güven azalır ve sürekli kendini mutsuz&lt;br /&gt;hisseder. Yaşamdan zevk alamaz.  Cinsel yaşamda isteksizlik belirgindir. &lt;br /&gt;Sebepsiz  ağrılar  ve intihar düşünceleri olabilir. İntihar düşünceleri&lt;br /&gt;belirginse kesinlikle geç kalınmadan bir psikiyatri uzmanı ile görüşmek&lt;br /&gt;gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu belirtilerden en az beş tanesinin 15 gün süre ile devam&lt;br /&gt;ediyor olması  ve günlük yaşamı belirgin düzeyde etkilemesi kişide artık bir &lt;br /&gt;depresyon olduğunun kesin bir göstergesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyon yaşayan kişiler&lt;br /&gt;çoğu zaman bu süreci önemsememekte ve uzmana başvurmakta  geç kalmaktadır. Geç&lt;br /&gt;kalma; hastalığın seyrini uzatmakta ve kişinin  var olan depresyonunu daha da&lt;br /&gt;ağırlaştırmaktadır.  Kişi depresyonda olduğunu kabul etmeyebilir , bu hastalık&lt;br /&gt;ile ilgilidir. Bir şeylerin düzeleceğine ve yaşamının iyi olacağına inancı&lt;br /&gt;kalmadığı için tedavi sürecine karamsar bakar.  Yakınları onun onayını&lt;br /&gt;beklemeden bir hekime danışmalı ve gerekli ikna için birlikte hareket&lt;br /&gt;etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı  günler dilerim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psk. Eda GÖKDUMAN &lt;br /&gt;Psikoloji&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6416160706798898802?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6416160706798898802/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/depresyonda-mym.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6416160706798898802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6416160706798898802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/depresyonda-mym.html' title='Depresyonda mıyım ?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-1961581095071201917</id><published>2009-08-05T05:01:00.000-07:00</published><updated>2009-08-05T05:02:13.847-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama yolları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflatan öneriler'/><title type='text'>Zayıflamak için öneriler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Fiziksel aktivitenizi arttırmak için; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Yememeniz gereken herhangi bir yiyeceği yediğinizde o yiyecekle aldığınız&lt;br /&gt;kaloriyi yürüme veya başka bir aktivite ile harcayın.&lt;br /&gt;• Ayakta durarak veya&lt;br /&gt;yürüyerek daha fazla zaman geçirin. Örneğin telefonla konuşurken ayakta&lt;br /&gt;durun.&lt;br /&gt;• Televizyon karşısında daha az vakit geçirin. Hareketsiz kalmayın.&lt;br /&gt;Örneğin TV izlerken ütü yapın. &lt;br /&gt;• Kısa mesafelerde taşıt kullanmayın.&lt;br /&gt;Arabanızı gideceğiniz yerden uzağa park edin veya otobüsten birkaç durak önce&lt;br /&gt;inin.&lt;br /&gt;• Merdivenleri kalori yakmak için fırsat olarak görün ve 4 kattan az&lt;br /&gt;daire için asansörü kullanmayın.&lt;br /&gt;• Düzenli yürüyüş yapın.&lt;br /&gt;• Aktif&lt;br /&gt;olabileceğiniz bir hobi edinin. Unutmayın ki; bu sizi rahatlatacak ve daha mutlu&lt;br /&gt;olmanızı sağlayacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;   Alışverişte;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Alışverişe çıkmadan önce bir liste hazırlayın ve liste dışına&lt;br /&gt;çıkmayın.&lt;br /&gt;• Alışverişe karnınız tokken çıkın ve yanınıza az para&lt;br /&gt;alın.&lt;br /&gt;• Alışveriş yapacağınız yer 3 km. den daha kısa mesafede ise yürüyerek&lt;br /&gt;gidin taşıta binmeyin.&lt;br /&gt;• Satın aldıklarınızı kendiniz taşıyın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;   &lt;strong&gt;Restorantta;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Kızartmalardan uzak durun. Kremalı ve soslu yiyecekleri&lt;br /&gt;seçmeyin.&lt;br /&gt;• Yağsız sebzeleri veya diyetinize uygun besinleri tercih&lt;br /&gt;edin.&lt;br /&gt;• Yemeğin sulu, yağlı kısmını tüketmekten kaçının.&lt;br /&gt;• Garsondan&lt;br /&gt;ekmeği masadan kaldırmasını isteyin.&lt;br /&gt;• Unutmayın ki; hazır yemeklerin yağ&lt;br /&gt;içeriği ev yemeklerinden daha fazladır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;    Önemli not!!!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Zayıflama diyeti yaparken sürekli olarak kilonuzu kontrol etmeyin.&lt;br /&gt;Tartıya haftada bir kez çıkmak takibinizi yapmak açısından yeterli olacaktır.&lt;br /&gt;Hedefiniz haftada 0.5 kg. veya 1 kg. arası kilo vermek olmalıdır.    Hızlı kilo&lt;br /&gt;kayıpları daha çok su ve kas kütlesinde azalmalar ile sonuçlanmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Diyetinizi bir yaşam şekli olarak kabul edin. Alışkanlıkları değiştirmek&lt;br /&gt;kolay değildir, zaman alır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• &lt;strong&gt;Başarı = Kararlılık + Sabır&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;• Unutmayın; her şekilde kilo verilebilir. Önemli olan verilen kiloların&lt;br /&gt;korunmasıdır. Bu da ancak doğru beslenme ve yaşam alışkanlıklarının&lt;br /&gt;kazanılmasıyla sağlanabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzm. Dr. Özlem ŞAFAK  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Medikal Estetik&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-1961581095071201917?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/1961581095071201917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/zayflamak-icin-oneriler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1961581095071201917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1961581095071201917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/zayflamak-icin-oneriler.html' title='Zayıflamak için öneriler'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7910655588102774804</id><published>2009-08-05T04:58:00.000-07:00</published><updated>2009-08-05T04:59:14.748-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hafıza için etkili bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='otlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hafıza geliştirme'/><title type='text'>Hafızayı Geliştiren Yiyecekler, Otlar, Bitkiler Nelerdir?</title><content type='html'>&lt;p&gt;Bir çok yiyecek vardır hafızanızı geliştirecek. Eğer bu yiyecekleri spor ve&lt;br /&gt;düzenli bir uyku ile beraber yaparsanız hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bazı&lt;br /&gt;yiyecekler beyni gerçekten güçlendirir hafızanızı geliştirirken bazı yiyecekler&lt;br /&gt;ise tersi bir etki yapar. Şeker, tuz, karbonhidrat ve un hafızanız için iyi&lt;br /&gt;olmayabilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Peki nedir bu yiyecekler?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Beynimizi yağ asidi ve EFA ile&lt;br /&gt;beslemeliyiz beynimizin bir kısmı yağdan oluşur ve sağlıklı bir hafızaya sahip&lt;br /&gt;olmak için yüksek miktarda EFA içeren yumurtadan bol bol tüketmeliyiz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yağlı balık çeşitleri omega-3 yağına yani EFA’yı yüksek miktarda içerir. Bu&lt;br /&gt;yağ beyin gelişimi için çok önemlidir hafızanızı geliştirir ve öğrenmeyi&lt;br /&gt;kolaylaştırır. Som, uskumru ve sardalyada yüksek miktarda omega-3 yağına&lt;br /&gt;sahiptir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Soya ise sözlü ve sözsüz hafızayı güçlendirir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Otlardan ise Gingko biloba, asyada uzun zamandır kullanılan beyni güçlendiren&lt;br /&gt;en etkili otlardandır. Damarladan geçen oksijen miktarını çoğaltarak, beyne daha&lt;br /&gt;çok kan gitmesini sağar. Bunu düzenli olarak kullanırsanız 1 aya kalmadan&lt;br /&gt;faydasını görmeye başlarısınız.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yeşil çaydan sitemizde çok bahsettik işte bir faydası daha, Alzhemir&lt;br /&gt;hastaları için hafızayı güçlendiren bir destek bitki olarak değil ilaç&lt;br /&gt;kullanılmaktadır. Yeşil çay ile 7 güne kalmadan etkilerini görmeye&lt;br /&gt;başlıyorsunuz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yapılan araştırmalarda ve testlerde adaçayı içenlerin daha başarılı oldukları&lt;br /&gt;görülmektedir. Tam olarak ne gibi bir fayda sağladığı tam olarak bilinmesede&lt;br /&gt;beyne giden kimyasalları çoğaltığı öngörülüyor. Alzheimer hastaları ilaç&lt;br /&gt;niyetine kullanabilirler.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Biberiyede diğerleri gibi hafızayı güçlendirir ve bırakmadan kullanırsanız&lt;br /&gt;çok faydasını görürsünüz.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7910655588102774804?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7910655588102774804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/hafzay-gelistiren-yiyecekler-otlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7910655588102774804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7910655588102774804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/hafzay-gelistiren-yiyecekler-otlar.html' title='Hafızayı Geliştiren Yiyecekler, Otlar, Bitkiler Nelerdir?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4578971841904098948</id><published>2009-08-05T04:52:00.000-07:00</published><updated>2009-08-05T04:56:34.004-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlıklı beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyetisyen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşırı yeme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo verme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='obezite'/><title type='text'>Diyet Yapmadan Zayıflama Yolları</title><content type='html'>&lt;span id="yazimakale"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diyet terimi aslında sağlıklı yaşam anlamına geliyor. Oysa toplumun&lt;br /&gt;genelinde diyet denilince algılanan açlık, zayıflamak için yapılan uygulamalar,&lt;br /&gt;bir yemek listesi uygulamaktır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Yaşam Tarzı Değişikliğine Hazır olun! Her pazartesi başlanan&lt;br /&gt;diyet Salı günü sona eriyor. Bu nedenle artık diyet yapmak yerine yaşam&lt;br /&gt;tarzınızı değiştirin.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Her başlangıç bir sonucun geleceğinin habercisidir, başlanan&lt;br /&gt;şey bırakılır, bu nedenle diyete başlamak yerine sağlıklı olmak deyimini&lt;br /&gt;kabullenin ve benimseyin. Alışkanlıklar kolay bırakılmaz, yenisi de hemen&lt;br /&gt;kazanılmaz bu nedenle kendinize biraz zaman tanıyın.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;İşte sağlıklı zayıflamanın 10 püf noktası:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;1. Besinleri İyi Tanıyın&lt;/strong&gt;. &lt;span style="font-size:+0;"&gt;tahıllar (ekmek, pilav,&lt;br /&gt;çorba, bisküvi, kestane, patates, kuru baklagiller vb), Et ve türevleri (kırmızı&lt;br /&gt;et, balık, tavuk, hindi, peynir, yumurta vb), Sebzeler (yeşil, kırmızı, mor,&lt;br /&gt;turuncu vb), Meyveler, Yağlar (zeytin, ceviz, fındık, sıvı yağlar )&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;2. Çeşitlilik ve Denge Yaratın: &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Nasıl her gün aynı&lt;br /&gt;kıyafeti giymiyorsak, her gün değişik besinleri tüketmeyi öğrenmeliyiz. Tüm&lt;br /&gt;öğünlerde çeşitlilik sağlamaya çalışın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Bir öğünde bütün besin gruplarından az az da olsa&lt;br /&gt;bulundurabilirsiniz. Örneğin öğle yemeğinde yiyeceğiniz ”1/2 porsiyon bulgur&lt;br /&gt;pilavı, 1 tabak kıymalı sebze yemeği ve cacık” hemen her gruptan besini almanızı&lt;br /&gt;sağlayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;3. Ölçülü Olun: &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;“Göz kararı” deyimi size neyi&lt;br /&gt;anımsatıyor? Evet, farkına varmadan aldığımız yağların, şekerin açıklaması bu&lt;br /&gt;değil mi? Bu günden itibaren ölçü koymayı adet edinin. Bir tencere sebze&lt;br /&gt;yemeğine 2 yemek kaşığı sıvı yağ koyun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;4. Yediklerinizi Kaydederek nerede yanlış yaptığınızı fark edin:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;H&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;angi saatte, ne yediğinizi ve ne&lt;br /&gt;kadar yediğinizi düzenli olarak kaydedin. Gün sonunda kendinizi değerlendirin.&lt;br /&gt;Bana danışan birçok kişi “çok yemiyorum ama neden kilo alıyorum” sorusunu sorar&lt;br /&gt;ve 3 gün yediklerini kayıt ettirdikten sonra cevabı kendileri verirler. “AAA NE&lt;br /&gt;KADAR ÇOK YEMİŞİM” sözünün ardından farkına varma aşamasını geçmiş&lt;br /&gt;olurlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;5. Fiziksel Aktivitenizi Arttırın : &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;6. Sakın Aç Kalmayın: &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Eğer öğün atlıyorsanız,&lt;br /&gt;kahvaltı etmiyorsanız ve geçiştirmelerle öğününüzü unutuyorsanız muhtemelen&lt;br /&gt;akşam aşırı yemek yiyorsunuzdur. Bir öğünde aşırı besin alımı kilo alma nedeniz&lt;br /&gt;olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;7. Günde 2-3 lt Su İçin: &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;İnsan vücudunun %60-70 i&lt;br /&gt;sudur. Metabolizmanın su ihtiyacını karşılayamazsanız vücutta suyun yerini&lt;br /&gt;yağlar almaya başlar ki şişmanlığın en önemli nedenlerinden biri su dengesinin&lt;br /&gt;bozulmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;8. Profesyonel yardım almaktan çekinmeyin: &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Fazla&lt;br /&gt;kilolarınız rahatsızlık vermeye başladıysa geç kalmadan önlem alın ve bir&lt;br /&gt;diyetisyenden yardım alın. Biz diyetisyenler beslenme alışkanlıklarınızın doğru&lt;br /&gt;yönde değişmesini destekler, motive eder ve size bu konuda danışmanlık yaparız,&lt;br /&gt;kilo değişiminizi takip ederek kilo verirken sağlığınızı korumanıza yardımcı&lt;br /&gt;olur ve disiplininizi korumanıza yardımcı oluruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;9. Aşırı yağlı, şekerli, kalorili yiyeceklere dikkat edin:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;Hiçbir besini yasaklamak çözüm değildir. Bu yiyecekleri ölçülü tüketmeye&lt;br /&gt;çalışın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;10. Kilo vermek uğruna sağlığınızdan olmayın:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;MUCİZE, 1 HAFTADA 7 KİLO, GARANTİLİ ZAYIFLAMA…… VE Benzeri&lt;br /&gt;sözlere kanmayın. Bu sözleri söyleyenler sizin sağlığınızı değil paranızın&lt;br /&gt;peşindeki şarlatanlardır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Unutmayın aldığınız kadar enerji harcıyorsanız kilonuzu&lt;br /&gt;koruyabilir, aldığınızdan fazla enerji harcarsanız kilo verirsiniz. Egzersizi ve&lt;br /&gt;sağlıklı beslenmeyi düzenli olarak hayatınıza geçiremezseniz tüm çabalarınız&lt;br /&gt;geçici sonuç verir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4578971841904098948?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4578971841904098948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/diyet-yapmadan-zayflama-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4578971841904098948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4578971841904098948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/08/diyet-yapmadan-zayflama-yollar.html' title='Diyet Yapmadan Zayıflama Yolları'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2463790724311263023</id><published>2009-07-31T12:31:00.000-07:00</published><updated>2009-07-31T12:36:23.498-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arınma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='detoks'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vücut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alternatip tıp'/><title type='text'>Detoks diyeti ne kadar süre uygulanmalı?</title><content type='html'>Açıklayan :&lt;br /&gt;Detoks Uzmanı &lt;a class="verdana12" href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/"&gt;Gül Kaynak&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamayı yazının devamından videoyu izleyerek görebilir bilgi edinebilirsiniz..&lt;br /&gt;Sağlıklı günler dileriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 450px"&gt;&lt;object id="uzmanEmbedPlayeredT0MMAvfW9" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" height="404" width="450" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"&gt;&lt;param name="_cx" value="11906"&gt;&lt;param name="_cy" value="10689"&gt;&lt;param name="FlashVars" value=""&gt;&lt;param name="Movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/edT0MMAvfW9"&gt;&lt;param name="Src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/edT0MMAvfW9"&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="Play" value="-1"&gt;&lt;param name="Loop" value="-1"&gt;&lt;param name="Quality" value="High"&gt;&lt;param name="SAlign" value=""&gt;&lt;param name="Menu" value="-1"&gt;&lt;param name="Base" value=""&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;param name="Scale" value="ShowAll"&gt;&lt;param name="DeviceFont" value="0"&gt;&lt;param name="EmbedMovie" value="0"&gt;&lt;param name="BGColor" value=""&gt;&lt;param name="SWRemote" value=""&gt;&lt;param name="MovieData" value=""&gt;&lt;param name="SeamlessTabbing" value="1"&gt;&lt;param name="Profile" value="0"&gt;&lt;param name="ProfileAddress" value=""&gt;&lt;param name="ProfilePort" value="0"&gt;&lt;param name="AllowNetworking" value="all"&gt;&lt;param name="AllowFullScreen" value="false"&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/edT0MMAvfW9" wmode="transparent" width="450" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" height="404" name="uzmanPlayeredT0MMAvfW9" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2463790724311263023?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2463790724311263023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/detoks-diyeti-ne-kadar-sure-uygulanmal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2463790724311263023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2463790724311263023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/detoks-diyeti-ne-kadar-sure-uygulanmal.html' title='Detoks diyeti ne kadar süre uygulanmalı?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8013828050807565851</id><published>2009-07-31T12:27:00.000-07:00</published><updated>2009-07-31T12:31:14.392-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sindirim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağrı hepsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sindirim sistemi'/><title type='text'>Mide ağrısının sebepleri nasıl tespit edilir?</title><content type='html'>&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/mide-agrsnn-sebepleri-nasl-tespit.html"&gt;Mide ağrısının sebepleri&lt;/a&gt; nelerdir ? Bu sebepleri nasıl bulabiliriz.Hangi nedenlerden dolayı &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/mide-agrsnn-sebepleri-nasl-tespit.html"&gt;mide&lt;/a&gt; ağrıs çekiyoruz? gibi bir çok sorunuzun yanıtı yazının devamında ki video'da bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;İyi seyirler ve sağlıklı günler dileriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 450px"&gt;&lt;object id="uzmanEmbedPlayerZ0rMTrfW1_Y" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" height="404" width="450" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"&gt;&lt;param name="_cx" value="11906"&gt;&lt;param name="_cy" value="10689"&gt;&lt;param name="FlashVars" value=""&gt;&lt;param name="Movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/Z0rMTrfW1_Y"&gt;&lt;param name="Src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/Z0rMTrfW1_Y"&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="Play" value="-1"&gt;&lt;param name="Loop" value="-1"&gt;&lt;param name="Quality" value="High"&gt;&lt;param name="SAlign" value=""&gt;&lt;param name="Menu" value="-1"&gt;&lt;param name="Base" value=""&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;param name="Scale" value="ShowAll"&gt;&lt;param name="DeviceFont" value="0"&gt;&lt;param name="EmbedMovie" value="0"&gt;&lt;param name="BGColor" value=""&gt;&lt;param name="SWRemote" value=""&gt;&lt;param name="MovieData" value=""&gt;&lt;param name="SeamlessTabbing" value="1"&gt;&lt;param name="Profile" value="0"&gt;&lt;param name="ProfileAddress" value=""&gt;&lt;param name="ProfilePort" value="0"&gt;&lt;param name="AllowNetworking" value="all"&gt;&lt;param name="AllowFullScreen" value="false"&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/Z0rMTrfW1_Y" wmode="transparent" width="450" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" height="404" name="uzmanPlayerZ0rMTrfW1_Y" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8013828050807565851?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8013828050807565851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/mide-agrsnn-sebepleri-nasl-tespit.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8013828050807565851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8013828050807565851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/mide-agrsnn-sebepleri-nasl-tespit.html' title='Mide ağrısının sebepleri nasıl tespit edilir?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5035934432484572322</id><published>2009-07-31T12:24:00.000-07:00</published><updated>2009-07-31T12:27:09.758-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karaciğer yetmezliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karaciğer  hepsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siroz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atit'/><title type='text'>Siroz nasıl bir hastalıktır?</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/siroz-nasl-bir-hastalktr.html"&gt;Siroz Nedir&lt;/a&gt; ? Siroz hastalığının sebepleri ve nedenleri nedelerdir? &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/siroz-nasl-bir-hastalktr.html"&gt;Siroz nasıl olur &lt;/a&gt;, siroz nasıl bir hastalıktır gibi bir çok sorunuza yanıt bulabileceğiniz video yazının devamındadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Umarım faydalanırsınız.İyi seyirler dileriz.&lt;/p&gt;&lt;div style="WIDTH: 450px"&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;object id="uzmanEmbedPlayerpdPMd0fbapv" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" height="404" width="450" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000"&gt;&lt;param name="_cx" value="11906"&gt;&lt;param name="_cy" value="10689"&gt;&lt;param name="FlashVars" value=""&gt;&lt;param name="Movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/pdPMd0fbapv"&gt;&lt;param name="Src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/pdPMd0fbapv"&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="Play" value="-1"&gt;&lt;param name="Loop" value="-1"&gt;&lt;param name="Quality" value="High"&gt;&lt;param name="SAlign" value=""&gt;&lt;param name="Menu" value="-1"&gt;&lt;param name="Base" value=""&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;param name="Scale" value="ShowAll"&gt;&lt;param name="DeviceFont" value="0"&gt;&lt;param name="EmbedMovie" value="0"&gt;&lt;param name="BGColor" value=""&gt;&lt;param name="SWRemote" value=""&gt;&lt;param name="MovieData" value=""&gt;&lt;param name="SeamlessTabbing" value="1"&gt;&lt;param name="Profile" value="0"&gt;&lt;param name="ProfileAddress" value=""&gt;&lt;param name="ProfilePort" value="0"&gt;&lt;param name="AllowNetworking" value="all"&gt;&lt;param name="AllowFullScreen" value="false"&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/pdPMd0fbapv" wmode="transparent" width="450" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" height="404" name="uzmanPlayerpdPMd0fbapv" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5035934432484572322?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5035934432484572322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/siroz-nasl-bir-hastalktr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5035934432484572322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5035934432484572322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/siroz-nasl-bir-hastalktr.html' title='Siroz nasıl bir hastalıktır?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3473085188878591314</id><published>2009-07-29T16:05:00.000-07:00</published><updated>2009-07-29T16:20:34.540-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık konuları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık bilimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık sitesi'/><title type='text'>Sağlık Konuları ve Sağlık Bilimi Hakkında Bilmeniz Gerekenler</title><content type='html'>&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/saglk-konular-ve-saglk-bilimi-hakknda.html"&gt;Sağlık konuları&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;üzerine makaleler yayınlayan bir site olarak sağlık bilimi&lt;br /&gt;ilk dalımızdır.&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/saglk-konular-ve-saglk-bilimi-hakknda.html"&gt;Sağlık bilimi&lt;/a&gt; üzerine insan sağlığı ve çeşitli hastalıklar&lt;br /&gt;hakkında bilgiler paylaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık konuları nedir ? Sağlık bilimi nedir? gibi soruların yanıtlarını&lt;br /&gt;sitemizde bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan vücudu bir makina gibidir.Çeşitli rahatsızlıklar yani arızalar ile&lt;br /&gt;karşı karşıya kalırız.Bu durumu inceleyen dal ise Sağlık Bilimi dalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilim de sağlık üzerine gerek hastalıklar gerekse nasıl giderilecekleri&lt;br /&gt;incelenir.Bizde bu inceleme sonucunda gerekli paylaşımları sizlere&lt;br /&gt;sunuyoruz.&lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/saglk-konular-ve-saglk-bilimi-hakknda.html"&gt;Sağlık siteleri&lt;/a&gt; arasında yer edinerek sizlere daha iyi ulaşmak&lt;br /&gt;amacındayız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3473085188878591314?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3473085188878591314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/saglk-konular-ve-saglk-bilimi-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3473085188878591314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3473085188878591314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/saglk-konular-ve-saglk-bilimi-hakknda.html' title='Sağlık Konuları ve Sağlık Bilimi Hakkında Bilmeniz Gerekenler'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3016341534112922332</id><published>2009-07-26T14:46:00.000-07:00</published><updated>2009-07-26T14:53:49.908-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='canınızın istedigini yiyerek kilo verin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='besinler ve kalori degerleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlıklı ve Dengeli Zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo alma sorunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir haftada uc kilo vermenin yolları'/><title type='text'>Kilo vermenin yolları</title><content type='html'>"Bir dirhem et bin ayıp örter" anlayışının tarihte kaldığını hepimiz biliyoruz. Ama dirhem dirhem vererek mutluluk veren bir bedene sahip olmak çok zor değil. Kilo vermek için 50 farklı değişiklikle formda vücuda bir adım daha yaklaşabilir, sağlıklı ve zayıf olmanın tadına varabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte uygulaması kolay, oyun haline getirip zevkle deneyeceğiniz minik ipuçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Tamamen unutun&lt;br /&gt;Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin&lt;br /&gt;Örnek: Portakal suyu (l fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Su için&lt;br /&gt;Daha fazla su içmeye başlamalısınız. Günde en az 8 bardak su içerek işe başlayabilirsiniz. Eğer böyle bir alışkanlığınız yoksa yanınızdan küçük bir su şişesini ayırmayın, bu şişeyi her gördüğünüzde içmek aklınıza gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Sosları unutun&lt;br /&gt;Salatanıza bir miktar lezzet katmak için döktüğünüz soslar kilo almanıza neden olur. Bu nedenle salata sosu yerine biraz baharat ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını salatanıza ekleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Yemeğin ardından yatağa girmeyin&lt;br /&gt;Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam altıdan sonra meyve dışında bir şey yemeyin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Sık yiyin&lt;br /&gt;Kilo vermek isteyenlerin düştüğü yanılgılardan biri de çok sık yemek yemenin kilo verdirmeyeceği inancıdır fakat bu yanlıştır. Çünkü beş altı saatte bir mideyi boş bırakmamak metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur. Bu nedenle az az ve sık sık yemelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Süt için&lt;br /&gt;Günde üç ya da dört defa süt ve yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerini tüketen kadınlar, tüketmeyenlere oranla yüzde 70 daha fazla yağ yakarlar. Çünkü kalsiyum metabolizmayı hızlandırırken vücuda daha fazla yağ yakması için komut vermiş olur. Bu ürünlerin light olanları ile zayıflama hızınızı arttırabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- İyi bir uyku&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Stresi yenin&lt;br /&gt;Stresli bir yaşam kilo almanın nedenlerindendir çünkü stresli olduğunuz dönemlerde vücudunuz stres hormonları salgılar ve bu hormanlar karın bölgesindeki yağ depolanmasını sağlayan hücrelerin büyümesine neden olur. Stresi yenmek için sosyal aktivitelerde bulunmalı, kendinizi rahatlatmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10- Hazır yemekleri unutun&lt;br /&gt;Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nedeniyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11- Lifli yiyecekleri tüketin&lt;br /&gt;Çok lifli besinler doyduğunuz hissini verir ve çabuk acıkmanıza engel olur. Beyaz ekmek yerine kepeklisini, beyaz pirinç yerine esmerini tüketin. Lif oranı yüksek mercimek, kuru fasulye, nohut gibi gıdalara öncelik verin. Elbette sebzeleri unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12- Atıştırmayı bırakın&lt;br /&gt;Arabanın içinde atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13- Buzdolabınıza baskın yapın&lt;br /&gt;Bu baskın her zamanki gibi, bir şeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın. Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için, belki de ebediyen yasaklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14- Daha çok su ve soda&lt;br /&gt;Alkolün yerine su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15- Çikolata yeme isteğinizi bastırın&lt;br /&gt;Eğer adet öncesi dönemdeyseniz, çikolata yeme isteğinizi kesinlikle engelleyemiyorsanız, küçük mini barlardan alın veya şekersiz, sıcak kakao, yağsız puding kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16- İşkolik olun&lt;br /&gt;Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında... Şirketteki doğumgünü ve partilerde şerefe kaldırdığınız kadehin içinde soda olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17- Kremayı kesin&lt;br /&gt;Bir sinema yıldızı, içinde krema kelimesi olan hiçbir şeyi yemediğini söylüyor. Kremalı pasta, kremalı çorba gibi. Çünkü o, krema demenin yağ demek olduğunu biliyor. Bunun tek istisnası, yağsız krem peynir demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18- Kalorileri azaltın&lt;br /&gt;Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19- Kahvaltı edin&lt;br /&gt;Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20- Dans edin&lt;br /&gt;Evde müzik dinleyin. Hareketli müzik tercih edin ve eşliğinde dans etmeyi ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21- Asansöre binmeyin&lt;br /&gt;Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22- Diyet içecekler&lt;br /&gt;Diyet içeceklerden uzak durmalısınız. Bu tür içeceklerin içlerinde yapay tatlandırıcı bulunur. Onlar yerine portakal, elma gibi sağlıklı meyve sularından içmelisiniz. Hem sağlığınız açısından hem de kilo açısından birçok uzman diyet içeceklerin içilmemesini tavsiye ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23- Yavaş yemek yiyin&lt;br /&gt;Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24- Sıkı gelen giysilerinizi deneyin&lt;br /&gt;Her sabah kalktığınızda ilk işiniz üzerinize dar gelen pantolon veya şortları denemek olsun. Bu yiyeceğinize dikkat etmekte, sizi gün boyu motive edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25- Hayallerinizi kutulayın&lt;br /&gt;İstediğiniz kiloya indiğinizde yapmayı planladığınız her şeyi hatırlatacak bütün fotoğrafları, reklamları, yazıları kesip bir kutunun içine koyun. Bir şeyler atıştırmak istediğinizde ya da jimnastik yapmaya hevesli olmadığınızda kutuyu açıp bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26- Yatak odasını yiyeceğe kapatın&lt;br /&gt;Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Bir süre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27- Kendinizi ödüllendirin&lt;br /&gt;En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda, kendinize listedeki bir şeyi satın alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28- Tasarruf yapın&lt;br /&gt;Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29- Aşka dair duygularınızı canlı tutun&lt;br /&gt;Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30- Abur cubur yemeyin&lt;br /&gt;Verilecek 2-3 kilo bir yanda, kilolarınıza kilo katacak abur cuburlar diğer yanda ve siz bugüne kadar hiç aç kalmasanız da bunlardan bir türlü uzak kalamadınız. Bütün gün yapacaklarınızı planlayın. Sinemaya gidin, yürüyün, kendinizi bir romanın içine gömün ve şekerleme yapın. Ne yaparsanız yapın, yeter ki buzdolabından uzak durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31- Mayonuzu giyin&lt;br /&gt;Yılın hangi mevsimi olursa olsun, özellikle yaza yaklaştığımız şu günlerde her hafta birkaç kez mayonuzu giyerek boy aynasının karşısına geçin. Bu daha fazla egzersiz yapmanız ve hedefe kilitlenmeniz için size ivme kazandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;32- Egzersiz yapın&lt;br /&gt;Egzersiz yapmaya vakit ayırmak size zor gelse de kilo vermek için mutlaka hareket etmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız evdeki duvarlardan yardım alabilirsiniz. 5-10 dakika boyunca kalçanızla duvara çok sert olmadan vurun. Bu kolay ve basit bir egzersiz yöntemidir. Egzersiz yaptığınız sırada televizyon ya da CD'den evde spor yapmanıza yardımcı olacak programlarını izleyebilirsiniz. Böylece neyi, nasıl yapacağınızı bilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33- Ev işleri&lt;br /&gt;Ev işleriyle ne kadar meşgul olursanız o kadar çabuk kilo verirsiniz. Çamaşır, bulaşık, yemek, çocuklarla elinizden geldiğince çok uğraşmaya bakın. Böylece sürekli hareket halinde olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;34- Porsiyonlarınızı küçültün&lt;br /&gt;Tabağınıza konulan yemeğin hepsini bitirmek kötü bir alışkanlığınızsa bundan kurtulmak için küçük tabaklarda yemek yiyerek işe başlamalısınız. Bu göz kandırmacasıyla büyük tabaklarda yediğinizden daha az yemek yer ve tabağınızdakilerin arkanızdan ağlamamasına da olanak tanırsınız. Ayrıca tabağınıza ne kadar az yemek koyarsanız o kadar az yersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35- Kahvaltıyı atlamayın&lt;br /&gt;Kahvaltı günün en önemli öğünüdür çünkü uyuduğunuz zaman yavaşlayan metabolizmanız tekrar bir şeyler yiyene kadar eski haline dönemez. Güne kahvaltı ile başlayanlar kahvaltı yapmayanlara oranla çok daha fazla kalori yakarlar. Çünkü kahvaltı kasları çalıştırır ve çalışan kaslar kalori yakılmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;36- Meyve yiyin&lt;br /&gt;Yemek yedikten bir ya da iki saat sonra tekrar acıkıyorsanız atıştırmak için meyve yiyebilirsiniz. Meyve bir sonraki öğüne kadar sizin tok hissetmenizi sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;37- Etiketleri okuyun&lt;br /&gt;Etiketleri okuma alışkanlığı kazanmalısınız. Hangi ürünün içinde hangi yararlı ve hangi kilo aldırıcı madde var, bunların bilgilerini okursanız daha sağlıklı beslenirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;38- Kola ve soda gibi asitli içecekleri tüketmekten vazgeçin&lt;br /&gt;Bunun yerine taze sıkılmış meyve sularını içmeye gayret edin. Kırmızı etten uzak durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;39- Kırmızı et tüketmeyin&lt;br /&gt;Çok fazla kırmızı et tüketmek kilo vermenizi engeller bu nedenle tavuk, balık, hindi gibi beyaz et tüketmeye dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40- Kızartma yerine haşlama&lt;br /&gt;Kızartarak yapılan yemekler yerine haşlanmış, ızgara yapılmış ya da fırında pişmiş yemekleri yemelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;41- Fast food&lt;br /&gt;Modern çağın yiyeceği olarak kabul edilen hamburger, patates kızartması gibi fast food tarzı yiyecekleri yememelisiniz. Bunlardan uzak kalırsanız daha kolay kilo verirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;42- Vücudunuzu tanıyın&lt;br /&gt;Hangi yiyeceklerin metabolizmanıza zarar verdiğini hangilerinin hızlandırdığını bilirseniz daha kolay kilo verebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;43- Yemek başlangıcı&lt;br /&gt;Yemeğe çorba ya da salata ile başlamanız açlığınızın bastırılmasını sağlar. Böylece ana yemekten daha az yersiniz. Özellikle sebze çorbaları (domates, brokoli vs.) tok hissetmenizi sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;44- Yemekten sonra&lt;br /&gt;Yemekten sonra tatlı yeme alışkanlığınızın önüne meyve yiyerek geçebilirsiniz böylece tatlı yeme isteğinizi de azaltmış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;45- Göz zevkine önem verin&lt;br /&gt;Salata yemeyi sevmiyorsanız kendinize şık bir salata tabağı alın ve salatalarınızı bu tabakta yiyin. Hem göz zevkiniz hem de kilolarınız için daha yararlı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;46- Şekeri unutun&lt;br /&gt;Şekerli besinler kan sekerinin kısa sürede artmasına ya da düşmesine neden olur. Bu nedenle tatlı yedikten sonra tekrar tatlı yeme ihtiyacı duyarız. Şekerin fazlası vücutta yağ olarak depolandığı için mümkün olduğunca az tüketilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;47- Tuzu kesin&lt;br /&gt;Tuz, vücutta su tutulmasına neden olur ve şişkinlik hissi yaratır. Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan, sofrada tuz kullanmamak ve pişmiş yemeklere fazladan tuz eklememek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;48- Dışarıda yemeyin&lt;br /&gt;Restoranlarda ya da ev dışında yenilen yemekler kilo aldırıcı olabilir. Bu nedenle dışarıda yemek zorunda kaldığınız zamanlarda salata ya da ızgara yemekleri yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;49- Alışverişte kendinizi kaybetmeyin&lt;br /&gt;Market alışverişine çıktığınızda aç olmamaya dikkat edin çünkü aç olduğunuzda canınız her şeyi almak ister ve eve geldiğinizde dolabınızın zararlı yiyeceklerle dolduğunu görürsünüz. Böyle bir dolaba karşı koymak ise zordur. Bu nedenle tok bir şekilde sağlıklı yiyecekler almaya ve bir liste yapıp o listeden dışarı çıkmamaya dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;50- Sofraya oturun&lt;br /&gt;Yemek vaktinde mutlaka sofraya oturun çünkü ayakta ya da televizyon karşısında yemek yediğinizde doyduğunuzu anlamaz ve daha çok yersiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3016341534112922332?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3016341534112922332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kilo-vermenin-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3016341534112922332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3016341534112922332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kilo-vermenin-yollar.html' title='Kilo vermenin yolları'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5266057878510931782</id><published>2009-07-24T13:23:00.000-07:00</published><updated>2009-07-24T13:25:02.644-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depreyona girme yasları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyon neden olusur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyonun gorulmu sıklıgı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyona girme süreci'/><title type='text'>Depresyona En Çok Girilme Yaşları Kırklı Yaşlar</title><content type='html'>&lt;div class="postbody entry clearfix"&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uzmanların yaptığı&lt;br /&gt;araştırmaya göre hayat 40′ında başlar tezini çürütüyor. Bu yaşlarda&lt;br /&gt;insan psikolojik olarak yaşlanmanın verdiği etkiyle depresyona&lt;br /&gt;rahatlıkla girebiliyor. Ergenlik çağında ve 60 yaş üzerinde ise&lt;br /&gt;depresyona girme riski oldukça düşüyor.&lt;span id="more-55"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uzmanlar bir çok ülkede milyonlarca insanı kapsayan bir inceleme&lt;br /&gt;yaptı ve bunalıma insanların en çok kırkdört yaşlarında girdiği ortaya&lt;br /&gt;çıktı. Geniş kapsamlı yapılan bu araştırma tüm dünyadaki insanların&lt;br /&gt;kırklı yaşlarda depresyona girme olasılığının yüksek olduğunu gösterdi.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kişinin kadın yada erkek olması, evli olması yada fakir olması&lt;br /&gt;çocuklarının olup olmaması arasında fark yok her insan depresyona&lt;br /&gt;girebilir orta yaşlarda. Ama neden insanların 40′lı yaşlarda bu kadar&lt;br /&gt;depresyona açık olduğunun sebebi bulunamadı.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uzmanlar bunun sebebinin hayata geçirilemeyen hayaller, yaşadığı&lt;br /&gt;hayal kırıklıklarının olduğunu belirttiler. Yaşlılıkta zaten hayaller&lt;br /&gt;hayata geçirilmediyse insan onu kabullenebiliyor ama orta yaşlarda&lt;br /&gt;artık yolun sonuna gidiyoruz diyerekten insan bunalıma girebiliyor.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yaşıtlarının öldüğünü gören orta yaşlı insanlar kendilerini&lt;br /&gt;sorgulamaya onlarla karşılaştırmaya başlıyorlar. Geriya kalan yıllarda&lt;br /&gt;neler yapacağını geçmişte boşa geçmiş hızla geçen zamanın gelecektedede&lt;br /&gt;böyle olacağından korkuyorlar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uzmanlar deprosyana girme sürecinin bir anlık olmadığını uzun yıllar&lt;br /&gt;insanın içinde biriktirdiği kaygıların, üzüntülerin bir anda su üstüne&lt;br /&gt;çıktığını söylüyorlar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İnsanlar depresyona girdikten 5,10 sene sonra bunalımdan&lt;br /&gt;kurtulduklarını 70 yaşından sonra ise 18 yaşında bi genç kadar mutlu&lt;br /&gt;olduklarını belirtiliyor.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Eğer ki 40′lı yaşlardaki bu dönemin normal olduğunu ve çoğu insanın&lt;br /&gt;başına geldiğini kabullenirsek bu zorlu dönemi daha rahat atlatabiliriz.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5266057878510931782?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5266057878510931782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/depresyona-en-cok-girilme-yaslar-krkl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5266057878510931782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5266057878510931782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/depresyona-en-cok-girilme-yaslar-krkl.html' title='Depresyona En Çok Girilme Yaşları Kırklı Yaşlar'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-1429726726380149935</id><published>2009-07-24T13:21:00.000-07:00</published><updated>2009-07-24T13:23:38.307-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zinde kalmanın yolları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beyni guclendirmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hafızayı güçlendirmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zinde bir beyin için yapılması gerekenler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hafıza'/><title type='text'>Hafızayı Güçlendirmek İçin Yapılması Gerekenler</title><content type='html'>&lt;div class="postbody entry clearfix"&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İnsanlığın en önemli&lt;br /&gt;sorunlarından biriside unutkanlıktır.  Özellikle insanlar 50 yaşını&lt;br /&gt;geçince bu sorun ortaya baş salar. ilk olarak küçük unutmalar meydana&lt;br /&gt;gelir ve bir müddet sonra gerçekden bir unutma sorunu ile karşıkarşıya&lt;br /&gt;kalınır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yaşlı insanlarımızın çoğu kendilerinde bellek kaybı olduğunu sanarlar. Bunlar küçük tatlı olaylardır. Hayata anlam katan&lt;span id="more-67"&gt;&lt;/span&gt; önemli olaylardandır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İnsanların belleklerini güçlü tutmalarının bazı yolları vardır. Uyulması gereken bir çokda kural olduğunu unutmamak gerekir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Dr. Aoron P. Nelson zinde bir beynin püf noktalarını şu şekilde açıklıyor.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Hipertansiyon  ve kolestrol yüksekliğini durdurunuz ve bu konuda önlem alınız.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Alkol kullanımını azaltın,veya hiç içmemeniz daha&lt;br /&gt;doğrudur.Fazla alkol kullanımı beyindeki hüçrelere (dokulara) zarar&lt;br /&gt;vermektedir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    İyi rahat bir uyku uyukun rahat bir uyku süresi 8 saatden&lt;br /&gt;oluşur. Rahat uyku belleğin geliştirilmesini,pekiştirilmesini sağlar.&lt;br /&gt;Rahat uykular bellegin desteğidir,belleğe destek çıkar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Stresinizi iyi bir şekilde yöneltin. Aşırı stres beyin sağlığını olumsuz etkilemekde ve dikkati azaltmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Yeni bir şeyler öğrenmeye çalışın, bu tip olaylar beyninize eğzersiz olarak algılanır. Her daim yeni şeylere yönelin.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Tembellik iyi değildir, zihinsel aktivitelerinizi güçlendirmeye çalışın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-    Spora önem verin eğzersizler yapın haftanın 4 gunu en az koşabilirsiniz. Eğzersizlerden kaçınmayın&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Kullandığınız ilaçlarınızı gözden geçirmekde fayda&lt;br /&gt;var,özellikle beyne etkisi olan ilaçları doktor ,hekim onayı olmadan&lt;br /&gt;kesinlikle başkalarının sözüyle kullanmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-    Reçetesiz satılan ilaçlardan almayın,kullanmayın, bu ilaçlar beyin sağlığına negatif bir etki oluşturmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Her türlü vitaminlerden yararlanmaya çalışın özellikle E ve C&lt;br /&gt;vitaminlerinden yararlanın. Yeteri kadar B vitamini özellikle B12&lt;br /&gt;vitamini aldığınızdan emin olun.Dengesiz beslenmeninde ileride yaşlılık&lt;br /&gt;problemlerine davetiye çıkaracağınıda kesinlikle unutmayın.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-    Sosyal aktivide çalışmalarına dahada önem vermeniz sizin için&lt;br /&gt;daha iyi olacaktır.sosyal ilişikileri sosyal bağları iyi olan&lt;br /&gt;yaşlılarda bellek kaybı olmuyor denebilir.sosyal bağlar bir tarafdanda&lt;br /&gt;beyin eğzersizi yaparak beyni geliştiriyor.geçmişde veya o anda&lt;br /&gt;yaşanılmış ruhsal olayların ve streslerın azaltılmasında yardımcı&lt;br /&gt;oluyor.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-1429726726380149935?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/1429726726380149935/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hafzay-guclendirmek-icin-yaplmas.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1429726726380149935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1429726726380149935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hafzay-guclendirmek-icin-yaplmas.html' title='Hafızayı Güçlendirmek İçin Yapılması Gerekenler'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-983099713952611703</id><published>2009-07-24T13:19:00.000-07:00</published><updated>2009-07-24T13:21:11.570-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyetle verilen kiloları nasıl koruruz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='neden kilo alırız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet nasıl yapılmalı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyetle kilo verme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo koruma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlıklı ve Dengeli Zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diyet ve saglık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='baslenme ve saglık'/><title type='text'>Diyet yaparak verdiğimiz kiloları nasıl koruruz?</title><content type='html'>&lt;div class="postbody entry clearfix"&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hepimizin başına&lt;br /&gt;gelmiştir, büyük fedakarlıklarla verdiğimiz kiloları geri alırız.&lt;br /&gt;Hepimiz diyet yaparken şu hataya düşeriz birden yemekleri azaltırız ya&lt;br /&gt;da yemek yemeyi tamamiyle bırakırız.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Herşey aldığınız kaloriye bağlıdır, eğer vücuda gerekli olan&lt;br /&gt;kaloriden fazlasını alırsak bu kilo yapar. Bu yüzden hemen yemek yemeyi&lt;br /&gt;azaltırız yada tamamiyle keseriz başlarda kilo veririz ama&lt;br /&gt;metabolizmada durduğu için yağ yakımı durur ve kilo verememeye başlarız.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bunu şöyle örneklendirebiliriz 80 kilosunuz ve yemekleri iyice&lt;br /&gt;azaltınız ve iki haftada 10 kilo verdiniz 70 kilo oldunuz. 25. güne&lt;br /&gt;geldiğinizde 69 kilosunuz ve kilo verimi tamamiyle durdu. Bu süre&lt;br /&gt;zarfında çok az yemek yediğiniz için birden yemeklere saldırıyorsunuz&lt;br /&gt;ve tüm yediklerinizi yağ olarak depoluyor vücut. Sonuç 80 kilo ile&lt;br /&gt;başladığınız diyet sayesinde şimdi 90 kilosunuz.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-983099713952611703?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/983099713952611703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/diyet-yaparak-verdigimiz-kilolar-nasl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/983099713952611703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/983099713952611703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/diyet-yaparak-verdigimiz-kilolar-nasl.html' title='Diyet yaparak verdiğimiz kiloları nasıl koruruz?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3249595213034576317</id><published>2009-07-24T13:18:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:15:54.855-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet geciktirme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Acil Kontrasepsion'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol hapı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol haspı ne zaman kullanılmalı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol hapının yan etkileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istenmeyen hamilelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><title type='text'>Acil Kontrasepsion Doğum Kontrol</title><content type='html'>&lt;div class="postbody entry clearfix"&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Acil kontrasepsion&lt;br /&gt;(postkoital) cinsel ilişkiden sonra oluşması istenmeyen hamileliğin&lt;br /&gt;önlenmesidir.Acil kontrasepsion (doğum kontrol) kulanım uygulamaları&lt;br /&gt;1960′larda ilk kez yüsek doz östrojen, 1970′lerde östrojen ile&lt;br /&gt;progesteron ve 1976′larda postkoital (Rahim İçi Araç)RIA ilk kez&lt;br /&gt;kullanılmıştır.İnsanlar doğum kontrol konusunda bilinçli olmalarina&lt;br /&gt;rağmen cinsel ilişki sırasında kondom yırtılmaları korunmayı unutma&lt;br /&gt;gibi nedenlerle istenmeyen bir gebelik durumu ile karşı karşıya&lt;br /&gt;kalabilirler.Bunun yanısıra cinsel saldırıya (tecavüz) ugramış&lt;br /&gt;kadınların istenmeyen bir gebeliği önlemek istemeleri tartışmasız&lt;br /&gt;olarak her kadının hakkıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Acil Kontrasepsion Gebelikte ve Düşük Yaptırıcı Olarak Kullanılırmı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acil Kontrasepsion korunmasısız ilişkiden sonra istenmeyen&lt;br /&gt;gebeliklerin,dölenmiş yumurtanın uterus duvarına yerleşmesinden önce&lt;br /&gt;mudahale edilerek önlenmesidir ve gebelik oluştuktan sonra etkili&lt;br /&gt;değildir.Dölenmiş yumurtanın uterus duvarına yerleşmesinden sonra&lt;br /&gt;kullanılamaz ve düşük yaptırma etkisi yoktur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Acil Kontrasepsion Hangi Durumlarda kullanılır?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Acil Kontrasepsion korunmasız cinsel ilşki sonrasında,kondom&lt;br /&gt;yırtılması ve kondomun hatalı kullanımında,kombine haplarda birinin&lt;br /&gt;alınması unutuldugunda ve cinsel bir saldırı (tecavüze uğramak) gibi&lt;br /&gt;istenmeyen olaylar sonrasında kullanılır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne zaman Kullanılmalıdır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acil Kontrasepsion dölenmiş yumurtanın uterus duvarına yerleşmesinden&lt;br /&gt;önce mudahale edilerek gebeliğin önlenmesidir ve korunmasız ilişki veya&lt;br /&gt;korunmak için kullanılan yöntemlerde hata yapıldıktan sonraki yetmişiki&lt;br /&gt;saat içinde kullanılmalıdır.Acil Kontrasepsion cinsel yolla bulaşan&lt;br /&gt;hastalıklarda asla bir koruyucu degildir.Böyle bir durumda kesinlikle&lt;br /&gt;bir sağlık merkeziden danışmanlık alınmalıdır.Acil Kontrasepsion&lt;br /&gt;mudahalelerinden sonra adet kanamasının normalden farklı olduğu&lt;br /&gt;durumlarda;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Adet kanaması herzamankinden daha ağrılı olursa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Dört hafta içinde adet olunmamışsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Adet kanaması herzamankinden az olmuşsa gebelik riski vardır mutlaka bir saglık kuruluşuna gidilmelidir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Acil Kontrasepsion Uygulamaları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yüksek doz östrojen:&lt;/strong&gt;Tablet şeklindedir.Yüsek doz&lt;br /&gt;östrojen kullaniminda raporlanmiş başarı oranı %99 olmakla birlikte&lt;br /&gt;mutlaka yetmişiki saat içerisinde kullanılmaya başlanmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Progestrin hapları:&lt;/strong&gt;Adet kanamasının normalin dişinda belirtiler gösterdiğinde ve adat döneminin geciktiği durmlarda kullanılan bir yöntemdir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ertesi gün hapı:&lt;/strong&gt;Dölenmiş yumurtanın uterus duvarına&lt;br /&gt;yerleşmesini önleyen bir yöntemdir.Doğru kullanıldığında raporlanmış&lt;br /&gt;başarı oranı %98′dir.Korunmasız ilşkiden yetmişiki saat içinde&lt;br /&gt;kullanılmaya başlanmalıdır.Ertesi gün hapları otuz miligram östrojen&lt;br /&gt;içerir va sağlık ocaklarında ücretsiz olarak dağıtılmaktadır.Hap&lt;br /&gt;alındıkatan sonraki bir saat içinde bir kusma olursa dozun tekrar&lt;br /&gt;uygulanması tavsiye edilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3249595213034576317?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3249595213034576317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/acil-kontrasepsion-dogum-kontrol.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3249595213034576317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3249595213034576317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/acil-kontrasepsion-dogum-kontrol.html' title='Acil Kontrasepsion Doğum Kontrol'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4250197498631851353</id><published>2009-07-23T06:18:00.000-07:00</published><updated>2009-07-23T06:23:06.256-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='funda yapragi zayiflatirmi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='funda yapragi'/><title type='text'>Funda Yaprağının Faydaları</title><content type='html'>&lt;div class="post-body entry-content"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Funda Yaprağının Faydaları:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" align="justify"&gt;Son dönemlerde zayıflama çayları arasında funda yaprağı çayı&lt;br /&gt;oldukça revaçta. Funda yaprağı Nasıl hazırlanıyor? Kaynatılmış suda 3 dakika&lt;br /&gt;kaynatılıp, 15-20 dakika demlendiriliyor. Nasıl zayıflatıyor? Yağları eritiyor,&lt;br /&gt;söktürücü ve terletici özellikleri var. &lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Etki ve Kullanışı:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Şişmanlık rahatsızlıklarında kullanılan funda suyu çok etkili bir&lt;br /&gt;zayıflatıcıdır. Ayrıca iltihabı kurutmada, romatizmal hastalılarda, kolesterol&lt;br /&gt;düşürücü ve ağrı kesici olarak da kullanılmaktadır. Funda suyu, iyi bir böbrek&lt;br /&gt;çalıştırıcı olduğundan idrar yolları dezenfektanı olarak kullanılır, idrar&lt;br /&gt;söktürücü ve kabızlığı giderici etkilere sahiptir. Altına ıslatan çocuklarda&lt;br /&gt;faydalıdır. &lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kullanma Talimatı:&lt;/strong&gt; 1/4'ü Funda Suyu ile&lt;br /&gt;doldurulmuş çay bardağını su ile tamamlayıp içiniz.Günde üç çay bardağı&lt;br /&gt;içilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4250197498631851353?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4250197498631851353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/funda-yapragnn-faydalar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4250197498631851353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4250197498631851353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/funda-yapragnn-faydalar.html' title='Funda Yaprağının Faydaları'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3076299382337347792</id><published>2009-07-22T11:32:00.000-07:00</published><updated>2009-07-22T11:34:53.523-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın - Bayan Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genel Sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kilo Sorunları - Kilo Alma - Kilo Verme'/><title type='text'>Kilo Vermek, kaslı Bir Vücuda Kavuşmak Ve Sağlıklı Diyet</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kilo Ne zaman ve Nasıl Alınır ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Vücudumuz aldığımız besinlerden enerji elde etmek için onları sindirir. Biz&lt;br /&gt;bu enerjiyi günlük hayatımızda kullanırız. Fakat aldığımız enerjinin artan&lt;br /&gt;kısımları yağ olarak vücud da depolanmaya başlar. Böylece kilo alırız.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kilo Almamak Ve Kilo Vermek için Neler yapılmalı ?&lt;/strong&gt;&lt;span id="more-21"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kilo Vermek veya Kilo almamak için öncelikle bu enerjiyi dengeli hale&lt;br /&gt;getirmeniz gerekir. Yani ya &lt;strong&gt;dengeli&lt;/strong&gt; yiyerek az enerji alır&lt;br /&gt;enerji dengesini sağlarsınız ya da spor ve egzersiz yaparak yağ depolarını&lt;br /&gt;eritir ve Enerjinizi böylece dengelemiş olursunuz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kilo Verme hakkında yalnış bilinenler Nelerdir ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Malesef birçok kişi bu yalnışı yapar; hiçbirşey yemeden kilo vermeye çalışır.&lt;br /&gt;Bu etkili fakat geçici ve Sağlığa son derece zararlı bir uygulamadır. Hiçbir şey&lt;br /&gt;yemeden zayıflamaya çalışırsanız birkaç haftadan belki birçok kilodan&lt;br /&gt;kurtulursunuz ama bu eritilen ya &lt;strong&gt;Kas kütleniz &lt;/strong&gt;ve&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;vücut&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;suyu &lt;/strong&gt;Olacaktır yani yağ deponuz aynen&lt;br /&gt;duracaktır. Bu kaybettiğiniz kilolar uğraştınız süre zarfından daha kısa bir&lt;br /&gt;sürede &lt;strong&gt;tekrar alınır&lt;/strong&gt;.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Nasıl Bir diyet Uygulanmalı ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bunun cevabı tamamen kişiye özel bir diyet ve egzersiz programıdır. Yani&lt;br /&gt;yaşınız, boyunuz, kilonuz ve günlük hareket durmunuz bunda önemli rol oynar.&lt;br /&gt;Bunun için özel bir uzmanı veya doktoru bulmanızı tavsiye ederim. Özellikle spor&lt;br /&gt;salonlarında isteğinize göre bir diyet ve egzersiz programı mutlaka bulunabilir.&lt;br /&gt;Egzersiz yaparken &lt;strong&gt;yağ depolarınız&lt;/strong&gt; erirken &lt;strong&gt;kas&lt;br /&gt;kütleniz&lt;/strong&gt; artırılabilir. Bu yüzden kendinize işkence çektirerek değil&lt;br /&gt;istikrarlı ve kararlı bir şekilde spor yaparak ve dengeli bir beslenme ile kilo&lt;br /&gt;vermeniz sizin için en sağlıklısı olacaktır. Bu hem kalıcı hemde sağlıklı&lt;br /&gt;yöntemdir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3076299382337347792?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3076299382337347792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kilo-vermek-kasl-bir-vucuda-kavusmak-ve.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3076299382337347792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3076299382337347792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kilo-vermek-kasl-bir-vucuda-kavusmak-ve.html' title='Kilo Vermek, kaslı Bir Vücuda Kavuşmak Ve Sağlıklı Diyet'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-1563116909265932840</id><published>2009-07-22T11:25:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:26:26.420-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Astigmat Testi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gözünüzü test edin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz testi'/><title type='text'>Astigmat Testi ile Göz Testi Yapın</title><content type='html'>&lt;p style="TEXT-ALIGN: center" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:10;color:maroon;"&gt;&lt;img height="247" alt="" hspace="0" src="http://www.lenslerim.com/images/gozsagligi/astigmattesti.gif" width="246" align="left" border="0" /&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="css"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:10;"&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;&lt;span class=""    style="font-family:Times New Roman;font-size:100%;color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;ASTİGMAT TESTİ&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="css"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:10;"&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:100%;color:#000000;"&gt;&lt;span class="css"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:10;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#800000;"&gt;1.&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;font-size:85%;"&gt;Astigmatizma&lt;br /&gt;testi her iki göze ayrı ayrı uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="css"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: 700;font-family:Verdana;font-size:10;"  &gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#800000;"&gt;2.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Yanda gördüğünüz şekillerden yatay&lt;br /&gt;ve&lt;br /&gt;dikey olanlar, düz çizgilerden oluşmaktadır. Dört grup da aynı&lt;br /&gt;netliktedir.&lt;br /&gt;Yatay ve dikey dışındaki çizgiler dalgalıdır. Netliği aynıdır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="css"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;color:#000000;"&gt;Test sırasında bu çizgilerden&lt;br /&gt;herhangi birinin diğerlerinden&lt;br /&gt;parlaklık farkı, o gözde astigmatizma görme&lt;br /&gt;kusuru olduğunu&lt;br /&gt;gösterir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-1563116909265932840?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/1563116909265932840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/astigmat-testi-ile-goz-testi-yapn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1563116909265932840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1563116909265932840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/astigmat-testi-ile-goz-testi-yapn.html' title='Astigmat Testi ile Göz Testi Yapın'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2778277120985720915</id><published>2009-07-22T11:22:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:18:06.776-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazer tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nasıl yapılır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz lazer tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göz lazer'/><title type='text'>Lazer teknolojisiyle ameliyat nasıl yapılır, tedavi kalıcı mıdır ?</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img height="400" hspace="6" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/282824.jpg" width="300" align="left" /&gt;Ameliyat &lt;span class="searchterm4" id="high_4"&gt;nasıl&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="searchterm5" id="high_5"&gt;yapılır&lt;/span&gt;, tedavi kalıcı mıdır gibi&lt;br /&gt;konular hala insanları düşündüren sorular arasında…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Göz kusurlarının &lt;span class="searchterm3" id="high_3"&gt;tedavisi&lt;/span&gt;nde,&lt;br /&gt;ağrısız, kısa sürede gözlük ve lensten kurtulmanın yolu olan lazer teknolojisi&lt;br /&gt;her geçen gün gelişiyor. Öyle ki 16 yıl önce tanıştığımız &lt;span class="searchterm2" id="high_2"&gt;lazer&lt;/span&gt; cerrahisi sayesinde dünyada milyonlarca&lt;br /&gt;insan &lt;span class="searchterm1" id="high_1"&gt;göz&lt;/span&gt;lüklerinden kurtuldu. Ancak&lt;br /&gt;tıp dünyasında yerini alan kolay ve bir o kadar da ciddi bir operasyon olan&lt;br /&gt;&lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt; cerrahisi ilgili hastalardan gelen sorular&lt;br /&gt;yıllardır hiç değişmedi.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Lazer operasyonu Miyop-hipermetrop-astigmat gibi kırma kusurları olan birçok&lt;br /&gt;hastaya uzun yıllardır büyük rahatlıklar getiriyor. 1990’lı yıllardan beri&lt;br /&gt;alınan başarılı sonuçlar ile Avrupa’nın lazer cerrahi merkezi haline gelen&lt;br /&gt;Türkiye’de, her geçen gün gelişen &lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;teknikleri göz hastalıklarının &lt;span class="searchterm3"&gt;tedavisi&lt;/span&gt;nde yoğun&lt;br /&gt;olarak kullanılıyor. Göz kusuru olan birçok kişi, sosyal hayatların kısıtlayacak&lt;br /&gt;&lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;lük ve kontakt lens kullanımından kurtulmak&lt;br /&gt;için bu yöntemi tercih ediyor.&lt;span id="more-1787"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Şimdiye kadar 50 binden fazla göze &lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ameliyatı uygulayan Acıbadem &lt;span class="searchterm1"&gt;Göz&lt;/span&gt; Hastanesi&lt;br /&gt;Medikal Direktörü Doç. Dr. Bozkurt Şener lazer ameliyatlarının yaygın ve&lt;br /&gt;benimsenmiş bir tedavi olmasına rağmen hala kafalarda sorular oluşturduğunu&lt;br /&gt;vurguluyor. Lasik, lasek, Femtosecond lazer(keratom denilen bıçak sistemi&lt;br /&gt;kullanılmadan) gibi birçok çeşidi olan lazer tekniklerinin yıllar içinde oldukça&lt;br /&gt;basit ve kolay operasyonlar gibi gösterilmesine rağmen son derece ciddi&lt;br /&gt;ameliyatlar olduğunu da belirten Şener, “Bu yaygın tedavi yönteminin&lt;br /&gt;gerektirdikleri, sonuçları ve uygulanma yöntemi birçok kişi tarafından&lt;br /&gt;biliniyor. Ancak bazı hastalar bu operasyonlardan hala tedirgin oluyor. Bence de&lt;br /&gt;birçok merkez tarafından basit bir teknik olarak gösterilmesine rağmen lazer bir&lt;br /&gt;ameliyattır. Ve o yüzden hastaların bu tekniği uygulamadan önce kafalarındaki&lt;br /&gt;her türlü sorunun cevaplarını almaları gerekir. Yıllardır yurt dışında da &lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt; ameliyatları yapıyorum ve oradaki hastalar&lt;br /&gt;ameliyata girmeden bütün detayı ile her şeyi biliyor. Oysa Türkiye’de 16 yıldır&lt;br /&gt;bu teknik uygulanmasına rağmen ameliyat olan hastalar dahi soruların birçoğunun&lt;br /&gt;cevabını bilmiyor. Önemli olan bu operasyona karar vermiş olan kişilerin bu&lt;br /&gt;soruları cevaplarını da bilerek bize başvurmaları” şeklinde konuştu.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;16 YILDIR DEĞİŞMEYEN SORULAR&lt;br /&gt;Göze &lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;operasyonu ile ilgili en sık karşılaştıkları soruların operasyonun süresi,&lt;br /&gt;uygulama şekli ve kalıcı olup olmadığı gibi konular olduğunu belirten Şener,&lt;br /&gt;ileri teknoloji ile ameliyat olunmasına rağmen yine de tıp bilimi olarak &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;ün iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak,&lt;br /&gt;konuyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="searchterm2"&gt;Lazer&lt;/span&gt; ameliyatı &lt;span class="searchterm4"&gt;nasıl&lt;/span&gt; &lt;span class="searchterm5"&gt;yapılır&lt;/span&gt;?&lt;br /&gt;Operasyon öncesi lokal veya genel anestezi&lt;br /&gt;verilmez, gözler iğne ile değil damla ile uyuşturulur. İki göz için operasyon&lt;br /&gt;süre uygulanan yönteme göre 5 ile 10 dakika arasında değişir. Operasyon boyunca&lt;br /&gt;hasta ağrı, acı duymaz ancak &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;üne dokunulduğunu&lt;br /&gt;hisseder. Operasyon sonrası hasta taburcu edilir. Hastanede yatması&lt;br /&gt;gerekmez.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kimler &lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt; &lt;span class="searchterm3"&gt;tedavisi&lt;/span&gt; olabilir?&lt;br /&gt;18 yaşından tercihen 21 yaşından&lt;br /&gt;büyük, &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;lerinde miyop, hipermetrop ve astigmat&lt;br /&gt;gibi kırma kusuru olan ancak yapılacak muayene ve tetkikler sonucu doktorun&lt;br /&gt;uygun gördüğü kişiler bu tedaviyi olabilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kimlere &lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt; uygulanmıyor?&lt;br /&gt;&lt;span class="searchterm2"&gt;Lazer&lt;/span&gt; tekniği uygulanması düşünülen kişinin korneası&lt;br /&gt;inceyse, gözyaşı aşırı kuruysa, &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;ün arka&lt;br /&gt;tarafında diyabete ya da başka bir nedene ait kontrol edilemez bir retina&lt;br /&gt;problemi varsa, kontrol edilemeyen bir romatizmal hastalık, diyabet gibi bir&lt;br /&gt;takım hormonal hastalıklar söz konusuysa ya da hasta hamilelik döneminde ise&lt;br /&gt;&lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt; tekniği uygulanmaz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Operasyon sonrası neler yapılabilir?&lt;br /&gt;24 saat sonra işinizin başına&lt;br /&gt;dönebilir, kontrol sonrası herhangi bir komplikasyon yoksa duş alabilirsiniz.&lt;br /&gt;Ertesi gün yapılacak kontrolden sonra araba kullanabilir, makyaj yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;1 hafta sonra yüzebilir ve 3 hafta sonra da dalabilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="searchterm2"&gt;Lazer&lt;/span&gt; de başarı şansı nedir?&lt;br /&gt;&lt;span class="searchterm1"&gt;Göz&lt;/span&gt;lüğü ve kontakt lensi atma olarak adlandırılan lazer&lt;br /&gt;ameliyatlarında sınırlar değişiyor. Teorik olarak sınırlar 13-14 dereceye kadar&lt;br /&gt;miyoplar. 6-7-8 dereceye kadar da hipermetrop ve astigmatlar. Ama pratikte böyle&lt;br /&gt;uygulamıyoruz. 8-9 derecenin üzerinde miyoplara, 5-6 derecenin üzerindeki&lt;br /&gt;hipermetroplara pek &lt;span class="searchterm2"&gt;lazer&lt;/span&gt; tavsiye etmiyorum.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Geri dönüşüm var mı? Birkaç yıl sonra &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt; eski&lt;br /&gt;numarasına döner mi?&lt;br /&gt;Eski dereceye gelmez ama ilk 3 ayın sonunda 1 yıla kadar&lt;br /&gt;olan süre içinde numaranın yüzde 10’u ile yüzde 30’u geri kazanılabilir tekrar.&lt;br /&gt;Bunun tabi ki sebepleri arasında yüksek numarayı yapmak, uygun olmayan göze&lt;br /&gt;yapmak gibi etkenler var. Ama çok doğru seçilmiş bir &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;de beklenilenin dışında bir geri geliş çok nadir&lt;br /&gt;rastlanan bir durumdur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Operasyon ne kadar sürüyor ve ameliyat sonrası ağrı oluyor mu?&lt;br /&gt;Hastanın&lt;br /&gt;odaya girip çıkması 9-10 dakika kadar sürüyor. Ameliyat sonrası 2-3 saat süren&lt;br /&gt;hafif batma ve sulanma şikâyeti olabilir. Hasta &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;ünü 2-3 saat kapatıp istirahat ederse bu sürenin&lt;br /&gt;sonunda artık rahatsızlık duymaz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="searchterm2"&gt;LAZER&lt;/span&gt; GERÇEKLERİ&lt;br /&gt;* Kontakt lens&lt;br /&gt;kullanıcıları muayeneye gelmeden önce, yumuşak kontakt lens ise en az 2-7 gün,&lt;br /&gt;sert ve yarı sert kontakt lens ise en az 2-3 hafta önceden lens kullanmayı&lt;br /&gt;bırakmalıdır.&lt;br /&gt;* &lt;span class="searchterm2"&gt;Lazer&lt;/span&gt; &lt;span class="searchterm3"&gt;tedavisi&lt;/span&gt; olmak, &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;de&lt;br /&gt;ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek herhangi bir hastalığın örneğin katarakt &lt;span class="searchterm3"&gt;tedavisi&lt;/span&gt;ne engel teşkil etmez.&lt;br /&gt;* Gözde kayma&lt;br /&gt;problemi varsa, kontakt lens veya &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt;lük&lt;br /&gt;takıldıktan sonra tedavi ile kayma da düzelebilir.&lt;br /&gt;* &lt;span class="searchterm2"&gt;Lazer&lt;/span&gt; &lt;span class="searchterm3"&gt;tedavisi&lt;/span&gt; &lt;span class="searchterm1"&gt;göz&lt;/span&gt; tembelliğini tedavi etmez.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2778277120985720915?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2778277120985720915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/lazer-teknolojisiyle-ameliyat-nasl.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2778277120985720915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2778277120985720915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/lazer-teknolojisiyle-ameliyat-nasl.html' title='Lazer teknolojisiyle ameliyat nasıl yapılır, tedavi kalıcı mıdır ?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8246075513741283801</id><published>2009-07-21T17:00:00.001-07:00</published><updated>2009-12-01T12:15:54.865-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet geciktirme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurtaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='progestrin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ertesi gun hapı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol hapı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol haspı ne zaman kullanılmalı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol hapının yan etkileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istenmeyen hamilelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogum kontrol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><title type='text'>dogum kontrol haspı ne zaman kullanılmalı ile Etiketlenmiş Yazılar</title><content type='html'>&lt;p&gt;Acil kontrasepsion (postkoital) cinsel ilişkiden sonra oluşması istenmeyen&lt;br /&gt;hamileliğin önlenmesidir.Acil kontrasepsion (doğum kontrol) kulanım uygulamaları&lt;br /&gt;1960′larda ilk kez yüsek doz östrojen, 1970′lerde östrojen ile progesteron ve&lt;br /&gt;1976′larda postkoital (Rahim İçi Araç)RIA ilk kez kullanılmıştır.İnsanlar doğum&lt;br /&gt;kontrol konusunda bilinçli olmalarina rağmen cinsel ilişki sırasında kondom&lt;br /&gt;yırtılmaları korunmayı unutma gibi nedenlerle istenmeyen bir gebelik durumu ile&lt;br /&gt;karşı karşıya kalabilirler.Bunun yanısıra cinsel saldırıya (tecavüz) ugramış&lt;br /&gt;kadınların istenmeyen bir gebeliği önlemek istemeleri tartışmasız olarak her&lt;br /&gt;kadının hakkıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Acil Kontrasepsion Gebelikte ve Düşük Yaptırıcı Olarak&lt;br /&gt;Kullanılırmı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Acil Kontrasepsion korunmasısız ilişkiden sonra&lt;br /&gt;istenmeyen gebeliklerin,dölenmiş yumurtanın uterus duvarına yerleşmesinden önce&lt;br /&gt;mudahale edilerek önlenmesidir ve gebelik oluştuktan sonra etkili&lt;br /&gt;değildir.Dölenmiş yumurtanın uterus duvarına yerleşmesinden sonra kullanılamaz&lt;br /&gt;ve düşük yaptırma etkisi yoktur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Acil Kontrasepsion Hangi Durumlarda kullanılır?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Acil Kontrasepsion korunmasız cinsel ilşki sonrasında,kondom yırtılması ve&lt;br /&gt;kondomun hatalı kullanımında,kombine haplarda birinin alınması unutuldugunda ve&lt;br /&gt;cinsel bir saldırı (tecavüze uğramak) gibi istenmeyen olaylar sonrasında&lt;br /&gt;kullanılır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne zaman Kullanılmalıdır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Acil Kontrasepsion dölenmiş&lt;br /&gt;yumurtanın uterus duvarına yerleşmesinden önce mudahale edilerek gebeliğin&lt;br /&gt;önlenmesidir ve korunmasız ilişki veya korunmak için kullanılan yöntemlerde hata&lt;br /&gt;yapıldıktan sonraki yetmişiki saat içinde kullanılmalıdır.Acil Kontrasepsion&lt;br /&gt;cinsel yolla bulaşan hastalıklarda asla bir koruyucu degildir.Böyle bir durumda&lt;br /&gt;kesinlikle bir sağlık merkeziden danışmanlık alınmalıdır.Acil Kontrasepsion&lt;br /&gt;mudahalelerinden sonra adet kanamasının normalden farklı olduğu&lt;br /&gt;durumlarda;&lt;br /&gt;1-Adet kanaması herzamankinden daha ağrılı olursa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Dört hafta içinde adet olunmamışsa&lt;br /&gt;3-Adet kanaması herzamankinden az&lt;br /&gt;olmuşsa gebelik riski vardır mutlaka bir saglık kuruluşuna gidilmelidir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Acil Kontrasepsion Uygulamaları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yüksek doz östrojen:&lt;/strong&gt;Tablet şeklindedir.Yüsek doz östrojen&lt;br /&gt;kullaniminda raporlanmiş başarı oranı %99 olmakla birlikte mutlaka yetmişiki&lt;br /&gt;saat içerisinde kullanılmaya başlanmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Progestrin hapları:&lt;/strong&gt;Adet kanamasının normalin dişinda&lt;br /&gt;belirtiler gösterdiğinde ve adat döneminin geciktiği durmlarda kullanılan bir&lt;br /&gt;yöntemdir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ertesi gün hapı:&lt;/strong&gt;Dölenmiş yumurtanın uterus duvarına&lt;br /&gt;yerleşmesini önleyen bir yöntemdir.Doğru kullanıldığında raporlanmış başarı&lt;br /&gt;oranı %98′dir.Korunmasız ilşkiden yetmişiki saat içinde kullanılmaya&lt;br /&gt;başlanmalıdır.Ertesi gün hapları otuz miligram östrojen içerir va sağlık&lt;br /&gt;ocaklarında ücretsiz olarak dağıtılmaktadır.Hap alındıkatan sonraki bir saat&lt;br /&gt;içinde bir kusma olursa dozun tekrar uygulanması tavsiye edilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8246075513741283801?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8246075513741283801/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/dogum-kontrol-hasp-ne-zaman-kullanlmal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8246075513741283801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8246075513741283801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/dogum-kontrol-hasp-ne-zaman-kullanlmal.html' title='dogum kontrol haspı ne zaman kullanılmalı ile Etiketlenmiş Yazılar'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7332623550259375948</id><published>2009-07-21T16:59:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T17:00:34.438-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saglikli ve dengeli beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='canınızın istedigini yiyerek kilo verin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='besinler ve kalori degerleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlıklı ve Dengeli Zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo alma sorunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir haftada uc kilo vermenin yolları'/><title type='text'>Sağlıklı Dengeli ve Canınızın istediğini Yiyerek Bir Haftada üç Kilo Vermenin Yolları</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sağlıklı Dengeli ve Canınızın istediğini Yiyerek Bir haftada üç Kilo&lt;br /&gt;Vermenin Yolları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Fazla kilolarnı vermek için insan sağlığını tehlikeye atan diyetler&lt;br /&gt;uygulayan insanlara hepimiz rastlamışızdır. Yaz sıcaklarının başlamasıyla&lt;br /&gt;birlikte havuz kenarlarında,denizde vucut hatları açısından güzel gözükmek amacı&lt;br /&gt;ile kadınlar ve erkekler yemek yemeden hızlı zayıflamak gibi sağlık açısından&lt;br /&gt;tehlikeli olan yöntemlere başvuruyorlar. Yemek yemeden vucudu gereksinim duyduğu&lt;br /&gt;besinlerden mahrum ederek hızlı zayıflama dengesiz ve sağlıksız bir zayıflamaya&lt;br /&gt;&lt;span id="more-145"&gt;&lt;/span&gt;örnektir. Bu yöntem ile zayıflayan kişilerin en büyük&lt;br /&gt;şikayetide verdikleri kiloları yemek yemeye başladıktan sonra tekrar aldıkları&lt;br /&gt;şeklindedir. Sagliksiz ve dengesiz beslenerek yapılan diyetlerin sonucunda&lt;br /&gt;verilen kiloların daha kısa bir zamanda geri alınması kaçınılmaz bir sondur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İnsan vucudu kişinin gün içindeki hareketliliği ve yaptığı işe bağlı&lt;br /&gt;olarak belirli bir kalori ye ihtiyaç duyar. Saglikli ve dengeli bir şekilde&lt;br /&gt;kilo verebilmeniz için vucudun ihtiyaç duyduğu kalori miktarının altına&lt;br /&gt;düşmemeniz sağlığınız açısından çok önemli. Sağlıklı ve güzel bir yaşam için&lt;br /&gt;mutlaka beslenmenize dikkat etmeniz gerektiğini herkes bilmektedir. İnsan&lt;br /&gt;vucudunun genel olarak gün içinde ihtiyaç duyduğu kalori miktarları;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sabah:&lt;/strong&gt; 310-360 Kalori&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Öğle: &lt;/strong&gt;355-405 kalori&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Akşam:&lt;/strong&gt; 310-400 kalori&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;İnsan vucudunun genel olarak gün içinde ihtiyaç duyduğu kalori&lt;br /&gt;miktarlarını bildiğinize göre artık kendi kendinize uygun olan ve canınızın&lt;br /&gt;istediği yemekleri yiyerek bir haftada kolayca üç kilo verbilmek için kendinize&lt;br /&gt;ait bir diyet programı çıkarabilirsiniz. &lt;a href="http://www.google.com.tr/search?source=ig&amp;amp;hl=tr&amp;amp;rlz=1G1GGLQ_TRTR334&amp;amp;q=besinler+ve+kalorileri&amp;amp;meta=lr%3D&amp;amp;aq=2&amp;amp;oq=besinler+"&gt;İnetrnetten&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;canınızın istediği yemeklerin kalori miktarlarını araştırıp bulmanız çok kolay.&lt;br /&gt;Aşşağıda da sağlıklı ve dengeli beslenerek zayıflamak için size örnek bir&lt;br /&gt;program hazırladık.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sabah İçin;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 1:&lt;/strong&gt; Bir dilim kepek ekmek ile elli gram peynir,bir&lt;br /&gt;domates ve taze sıkılmış meyve suyu&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 2:&lt;/strong&gt; Kepek ekmek kulanılarak yapılmış peynirli tost,bir&lt;br /&gt;domates,bir yumurta kullanılarak yapılmış omlet,taze sıkılmış meyve suyu.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Örnek 3:&lt;/strong&gt;Bir dilim kepek ekmek ile canınızın istediği bir&lt;br /&gt;reçell veya bal, elli gram salam birer adet domates ve salatalık.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 4:&lt;/strong&gt; Bir porsiyon canınızın istediği meyvelerden&lt;br /&gt;hazırlanmış meyve salatası.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Öğle İçin;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 1: &lt;/strong&gt;Bir porsiyon ızgara sebze.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 2:&lt;/strong&gt; iki dilim bol sebzeli pizza&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 3:&lt;/strong&gt; Bir porsiyon çorba, bir dilim ekmek ve otuz gram&lt;br /&gt;yağsız peynir&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 4: &lt;/strong&gt;Bir tane haşlanmış patates, bir porsiyon haşlanmış&lt;br /&gt;sebze.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 5:&lt;/strong&gt; Salatalıklı, peynirli,domatesli,biberli Sandviç&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Akşam İçin;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 1: &lt;/strong&gt;Kepek ekmeği ile yapılmış peynirli tost yanında bir&lt;br /&gt;tane sivri biber, bir tane domates&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 2:&lt;/strong&gt; Bir porsiyon türlü&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 3:&lt;/strong&gt; Bir porsiyon Makarna&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;örnek 4:&lt;/strong&gt; İki tane en çok sevdiğiniz zeytin yağlı etli dolma,&lt;br /&gt;iki tane haşlanmış patates&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Öğün Aralarında En Çok 2 Adet Yemek Kaydı ile; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir kayısı&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir elma&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir portakal ya da greyfurt&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir avuç üzüm&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir şeftali.&lt;br /&gt;&lt;li&gt;iki veya üç havuç.&lt;br /&gt;&lt;li&gt;200 gram yoğurt&lt;br /&gt;&lt;li&gt;İki bisküvi.&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir muz&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir armut&lt;br /&gt;&lt;li&gt;200 gr meyveli yoğurt&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir çokoprens.&lt;br /&gt;&lt;li&gt;5 parça çikolata &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7332623550259375948?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7332623550259375948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/saglkl-dengeli-ve-cannzn-istedigini.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7332623550259375948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7332623550259375948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/saglkl-dengeli-ve-cannzn-istedigini.html' title='Sağlıklı Dengeli ve Canınızın istediğini Yiyerek Bir Haftada üç Kilo Vermenin Yolları'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7624129361853266237</id><published>2009-07-21T16:53:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T16:55:02.805-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kene ıssırmasında ne yapılmalı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kene ıssırması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırım kongo kanamalı atesi tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırım kongo kanamalı atesi hastalıgı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırım kongo kanamalı atesi belirtileri'/><title type='text'>Kene Issırdıgında Neler Yapılmalı? Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalıgı Belirtileri Teshisi</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kırım Kongo Kanamalı Ateş Hastalığı Nedir?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kırım kongo kanamalı ateşi hastalığına kenelerin taşıdığı Nairovirüs isimli&lt;br /&gt;mikrop neden olmaktadır. Kenelerin insanları ıssırmasısonucunda bu mikrop&lt;br /&gt;insanalara bulaşmaktadır. Kırm kongo kanamalı ateşine neden olan bu mikrop&lt;br /&gt;insanlara bulaştığında vucudun bazı bölgelerinde kanama, iç kanama ve yüksek&lt;br /&gt;ateş şeklinde seyreden bu hastalık tıp alnındaki&lt;span id="more-131"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;teknolojik gelişmelere rağmen ölüm oranı en yüksek olan hastalıklardan&lt;br /&gt;biridir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Keneler ergin yaslarına gelmeden küçük hayvanlardan sincap,Kirpi,kümes&lt;br /&gt;hayvanları, tavşan gibi hayvanlardan kan emerek beslenir. Bu küçük hayvanlardan&lt;br /&gt;kan emerek beslenen ergin olmayan kene Nairovirüs mikrobunu bu&lt;br /&gt;hayvanlardan alır. Kenenin erginleşmesi ile birlikte bu virüsü daha&lt;br /&gt;büyük hayvanlara ve ıssırması sonucu insanlarada bulaştırmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Keneler Nerelerde Bulunur?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Keneler oval bir görünüme, altı ile sekiz arasaında değişen bacak sayısına&lt;br /&gt;sahip uçamayan bir hayvandır. Keneler kırsal alanlarda, otların arasında,&lt;br /&gt;agaçlıklı alanlarda ağaçların diplerinde bulunmaktadır. Kene ıssırması sonucu&lt;br /&gt;kırım kongo kanamalı ateşi hastalığına en sık yakalanan insanların bazı meslek&lt;br /&gt;gruplarında öne çıkmaktadır. Raporlara göre Kırım kongo kanamalı ateşine&lt;br /&gt;yakalanma riski yüksek olan meslek ve insanlar;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sağlık personelleri&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Veterinerler&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Hayvancılık ile uğraşanlar&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Evcil hayvan besleyenler&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kamp ve piknik yapan insanlar&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Tarımla uğraşanlar&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kasaplar&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Mezbaha’da çalışanlar &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Nasıl Teşhis Edilir? &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı belirtileri diğer hastalıklarında bir&lt;br /&gt;belirtisi olabileceği için kesinlikle kan testi yapılmalıdır. Isısrılma&lt;br /&gt;sonucunda kan testinin olumlu sonucu verebilmesi için olaydan 6 gün geçmelidir.&lt;br /&gt;Çünkü yapılacak olan kan testinde bu virüse karşı vucudun ürettiği antikorlar&lt;br /&gt;aranmaktadır. Vucudun bu virüse karşı antikor üretmesi 6 günü bulmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kene Isırdığında ilk Olarak Neler Yapılmalı?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Her hangibi bir şekilde size kene ıssırdığında kesinlikle keneyi çıkarmaya&lt;br /&gt;veya ezmeye çalışmayın. Yapılan araştırmalara göre kene bu virüsü kan emerken&lt;br /&gt;değil rahatsız edildiği anda vucuda enjekte etmektedir. Kenenin kan kesesini&lt;br /&gt;kesinlikle sıkmayın ve patlatmayın. Kenenin cildinize en yakın olan ağız&lt;br /&gt;kısmından bir cımbız yardımı ile seri bir şekilde tutun ve yapışmış olduğu&lt;br /&gt;yerden keneyi çıkarın. Eğer yanınızda cımbız veya benzeri bir araç yoksa mutlaka&lt;br /&gt;en yakın bir sağlık kuruluşuna gitmelisiniz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı Belirtileri;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Burun kanamaları&lt;br /&gt;&lt;li&gt;İdrarda ve dişkida kan görülmesi&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Baş ağrısı&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kol ve bacaklarda morlukların oluşması&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yüz ve göğüste kırmızı lekeler oluşması&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Karciğer ve akciğer yetmezliği&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Gözlerde kızarıklık&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Halsizlik&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yüksek Ateş &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7624129361853266237?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7624129361853266237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kene-issrdgnda-neler-yaplmal-krm-kongo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7624129361853266237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7624129361853266237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kene-issrdgnda-neler-yaplmal-krm-kongo.html' title='Kene Issırdıgında Neler Yapılmalı? Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalıgı Belirtileri Teshisi'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4100572016629304488</id><published>2009-07-21T16:51:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T16:53:23.389-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku bozuklukları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku apnesi belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku apnesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku apnesi tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku apnesi nasıl teshis edilir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saglıklı uyku'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku bozuklukları tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku apnesinin neden oldugu hastalıklar'/><title type='text'>Horlama ve Uyku Apnesi Tedavisi</title><content type='html'>&lt;h2&gt;Bazı insanlar neden horlar?&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Horlama, üst hava yollarının kısmen tıkanması sonucu çıkan sestir. Alt hava&lt;br /&gt;yolları (Larinks, trakea, bronşlar) kıkırdak doku ile çevrelendiklerinden daima&lt;br /&gt;açık kalır, nefes alıp verme ile kapanmaz. Halbuki üst hava yollarında (burundan&lt;br /&gt;başlayıp, ağızdan larinkse kadar olan kısım) kıkırdak dokusu yoktur. Üst hava&lt;br /&gt;yollarının açık kalmasını sağlayan güç, ağız ve boğazdaki kasların kasılmasıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yalnız nefes alırken oluşan negatif basınç ile bu açıklık kapanmaya&lt;br /&gt;meyillidir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku sırasında hem yatış pozisyonundan hem de kasların uyanıkkenki hale göre&lt;br /&gt;daha gevşek olasından dolayı üst havayolları kısmen tıkanabilir. Nefes alırken&lt;br /&gt;hava kısmen tıkanmış hava yolları titreşir, horlama sırasındaki sese sebep olur.&lt;br /&gt;Horlama, havanın kısmen tıkalı hava yollarından geçerken oluştuğu sestir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Horlamak tehlikeli midir?&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Horlama sırasında çevreye verilen rahatsızlığı saymazsak, horlamak tehlikeli&lt;br /&gt;midir, sağlığa zararlı mıdır? Bununla ilgili yapılan araştırmalar net bir sonuca&lt;br /&gt;varabilmiş değil. Yalnız basit horlamanın çok önemli olmadığını söyleyebilirz.&lt;br /&gt;Eğer horlama, kan oksijen seviyesinin düşmesine sebep olacak kadar ileri&lt;br /&gt;boyutlara varırsa, ki buna uyku apnesi deniyor, o zaman farklı rahatsızlıklara&lt;br /&gt;yol açan tehlikeli boyutlara ulaşabilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Uyku apnesi nedir?&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku apnesi, uyku sırasında oluşan solunum duraklamalarıdır. Yalnız bu&lt;br /&gt;hastalıkta sadece solunum durması değil, azalması (hipopne) de neden olabilir.&lt;br /&gt;Uyku apnesi iki nedenle olabilir; santral ve obstrüktif.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Santral(merkezi) nedenlle oluştuğunda solunum çabası yoktur.Yani beyin&lt;br /&gt;solunum kaslarını uyarmaz. Bu durum daha çok ilaç zehirlenmelerinde ve beyin&lt;br /&gt;hasarlarında olur ve uyku apnesinde tek başına bir neden olması çok nadirdir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Obstrüktif (engelleyici) apnede ise soluk alma sırasında üst hava yollarında&lt;br /&gt;olan fiziksel bir engel vardır. Uyku apnesinin daha sık bir nedenidir. Bu&lt;br /&gt;durumda beyin vücuda nefes alması için emir verir, diyafram ve diğer solunum&lt;br /&gt;kasları bu emre cevap verir ama üst solunum yollarında bunu engelleyen bir&lt;br /&gt;bariyer vardır. Ağzın içinde sadece dil yoktur. Küçük dil, yumuşak damağın&lt;br /&gt;merkezinden aşağı doğru sarkan bir et parçası (uvula) vardır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bütün bu organların yerinde ve doğru olarak çalışmasını sağlayan, dilin ve&lt;br /&gt;küçük dilin tabanına yerleşmiş olan yumuşak damağın kasları gevşer ve sarkarak&lt;br /&gt;hava yolunu tıkar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu durum, nefes almayı zorlaştırır ve solunumun gürültülü hale gelmesine&lt;br /&gt;sebep olur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Solunum periyodik olarak durduğu zaman, bu hali dışarıdan dinleyen birisi&lt;br /&gt;horlamanın belirli aralıklarla kesildiğini duyar. Bu sırada kan oksijen seviyesi&lt;br /&gt;düşer, karbondioksit seviyesi artar. Kandaki bu değişimler beyindeki merkezleri&lt;br /&gt;uyararak uyanmayıı sağlar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku kesilince kişinin boyun kasları uyanıkken olduğu gibi normal kasılma&lt;br /&gt;gösterir. Hava yolu açılır ve hasta tekrar uykuya geçer.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bütün bunlar çok kısa sürelerde yaşanır. Öyle ki, bu uyanmaları hasta&lt;br /&gt;sabahleyin hatırlamaz bile...&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu nefes kesilme süresi bazen on saniye bazen de bir-iki dakika kadar&lt;br /&gt;olabilir. Bu soluksuz duraklamalar gece boyunda tekrarlanır. Sabaha dek elli yüz&lt;br /&gt;kez tekrar edenler bile vardır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Uyku apnesini hazırlayıcı faktörler&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu rahatsızlık özellikle metropollerde çok yaygınlaşmıştır. Bu rahatsızlıkta&lt;br /&gt;kişinin fizyolojik yapısının önemi olmakla birlikte, vücuttaki bağışıklık&lt;br /&gt;sisteminin bozulması, mide ilaçları, sinir ilaçları, ağrı kesiciler,&lt;br /&gt;antibiyotikler, anksiyeteler yani iç daralması iç burulması, kimyasal maddeler,&lt;br /&gt;hazır gıdalarda bulunan koruyucu maddeler vs de uyku apnesini hazırlayıcı&lt;br /&gt;faktörlerdir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Örneğin fazla kilolu olanlarda olduğu söylenir. Oysa aynı şekilde köylerde ve&lt;br /&gt;kırsal alanlarda fazla kilolu olanlarda aynı rahatsızlığa rastlanmaz. Çünkü&lt;br /&gt;beslenme tabiidir, çevre kirliliği yoktur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Çevre kirliliği, hava kirliliği deyip geçmemek lazım. Bütün bunlar burunda&lt;br /&gt;mukoza kalınlaşması meydana getiriyor. Farkında olmadan bir zaman sonra daralma&lt;br /&gt;oluyor. Hava akımı devamlı dengeli gelmediği için mekanik bir durum meydana&lt;br /&gt;geliyor. Kemikler eğriliyor. Yani oradaki fizyolojik mekanizma etkileniyor.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Vücuttaki diğer fiziki rahatsızlıklar vücudun dengesini bozmakta, beyne&lt;br /&gt;oksijen akışını aksatmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu deveran normal olmadığı zaman, vücut hücresinin mesaj alış verişi normalde&lt;br /&gt;saniyede otuzbine yakın iken yirmi bine belki on bine düşüyor. O zaman ilgili&lt;br /&gt;yerlere gerektiğinde yeteri kadar mesaj iletilemiyor.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu aksama solunum sisteminde gerçekleşiyorsa, adına solunum sisteminde&lt;br /&gt;rahatsızlık diyoruz, başka bölgede etki ederse o bölgede rahatsızlık diyoruz.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;İdeal solunum ve solunumu engelleyici faktörler&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Burundan nefes almak, solunum için çok önemlidir. Hava burundan geçerken&lt;br /&gt;vücut ısısına göre ısınır, süzülür, toksik maddelerden arınır. Gerektiği kadar&lt;br /&gt;nemli olur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku apnesi rahatsızlığı olan birçok hastanın burnu tıkalı olduğu için&lt;br /&gt;ağızdan nefes alırlar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O zaman ağızda kuruma başlar. Bu olaya vücut tepki gösterir ve küçük dil ve&lt;br /&gt;bademcikler daha da fazla büyür. Tabii burada dilin yapısı da önemli.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Dilin anatomik durumu pozisyonu, öne arkaya durumu çok önemlidir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Toksik maddeler solunum kaslarının belirli şekilde belirli esneklikte&lt;br /&gt;kasılmasını engeller. Hava soluk borusundan rahatça geçemez. Bu yavaşlama bütün&lt;br /&gt;sistemi etkileyecek kadar önemlidir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Solunumda yavaşlama veya duraksama olduğu zaman, beyne gerektiği kadar&lt;br /&gt;oksijen gitmez. Bu ise beyinde tahribat riskini oluşturur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yine alerjik ya da gizli alerjik bünyelerde reaksiyon sebebiyle küçük dil on&lt;br /&gt;santim kadar uzayabilir. Hatta öyle ki, nefes yolunu tamamıyla kapatabilir&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Gürültülü horlama &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Apne nöbetleri sırasında horlamanın duraklaması, geçici sessizlik&lt;br /&gt;dönemkleri &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Uykuda aşırı terleme &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sabah dinlenmeden kalkma, gün içinde yorgunluk hali, uyuklama &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sabah baş ağrıları, ağız kuruluğu &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kişilik değişiklikleri, konsantrasyon eksikliği &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Cinsel isteksizlik, yetersizlik &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku apnesi çocuklarda da görülebilir. Horlama, horlamayı takiben derin iç&lt;br /&gt;çekmler görülebilir. Genelde boyun gergin, baş yukarı doğru yatar ve ağız açık&lt;br /&gt;kalır. Gece kabuslar görebilir. Daha önceden tuvalet eğitimini almış bir çocuk&lt;br /&gt;altını ıslatmaya başlayabilir. Sabah zor uyanır, ve gün içinde uykulu olur.&lt;br /&gt;İlginç olarak bazı çocuklarda ise uyku apnesi hiperaktiviteye ve davranış&lt;br /&gt;değişikliklerine neden olabilir. Uyku apnesi olan çocuklar gün içinde genelde&lt;br /&gt;ağızdan solur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Uyku apnesinin nedenleri nelerdir?&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku dinlenme anıdır. Nasıl hareket etmezken çalışan otomobil rölanti&lt;br /&gt;halindeyse, insan vücudu da uykuda tıpkı bu halde olduğu gibi rölantiye geçer.&lt;br /&gt;Uykuda iken, solunumda kullanılan kaslarımız da dahil, vücuttaki bütün kaslar&lt;br /&gt;uyanık haldekinden daha fazla gevşer. Bu gevşeme kimilerinde çok daha fazla&lt;br /&gt;olur. Öyle ki solunum tehlikeye girer. Soluk borusu kapanmaya yüz tutar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir kısım insanda ise kaslar, uykuda normal bir dereceye kadar gevşer, fakat&lt;br /&gt;boyun pasajı normalden daha dar olduğu için uykuda kapanma yine gerçekleşir.Bazı&lt;br /&gt;vakalarda da problem beynin uyku da solunumu kontrol eden kısmındadır. Beyin,&lt;br /&gt;solunumu kontrol eden kaslara gerekli emirleri göndermeyi unutuyor gibi gözükür.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu durum niye böyle oluyor denildiğinde, somut belirtileri temel alan&lt;br /&gt;geleneksel tıp, kesin bir belirtisi yoktur der. Ancak bu durumu etkileyen birçok&lt;br /&gt;faktör vardır. Kişinin çocukluğundan itibaren yaşadığı her hal bünyenin&lt;br /&gt;geleceğini etkilemektedir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Örneğin,&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bünyede olan gizli alerji, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Karaciğerdeki enzim salgılanma bozukluğu, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kulaklardaki arızalar, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kalın bağırsağın durumu, kabızlık, şişkinlik, gaz gibi şikayetler, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Burun kemiklerinde deviasyon yani eğrilik, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Burunda polip olması, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Fazla kilolu olmak, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Küçük dilin normalden uzun olması, çenenin dar ve küçük olması &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Solunum yollarında yaşanan birtakım problemler, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Aşırı stres, ve yorgunluk &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sigara, alkol, anti-depresan türü sakinleştirici ilaç kullanımı, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ses tellerinde farklı sebeplerden dolayı oluşan ödem, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Toksik maddeler, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Çevre kirliliği, egzos dumanları vs. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Boyun rahatsızlıkları sebebiyle beyne giden oksijen azlığı, gibi bir çok&lt;br /&gt;faktör daha vardır. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir hatırlatma&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku apnesi şikayeti olanlara bazen, derinlemesine bir araştırma yapmadan&lt;br /&gt;deniliyor ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Burunda deviasyon, yani kemik eğriliği var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Burunda polip var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Genizde et var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Küçük dilin uzamışlığı var &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-Ne yapacağız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Minik bir operasyonla (ameliyatla) hiçbir şey kalmayacak.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hasta bu öneriyi kabul ediyor ve operasyon gerçekleşiyor. Sonuç?&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Belirgin anatomik sebeplerden dolayı uyku apnesi sorunu olanlar büyük oranda&lt;br /&gt;rahatlıyor. Ama bazı hastalarda daha karışık bir tablo oluyor ve ameliyatla&lt;br /&gt;hiçbir şey değişmiyor. Yahut bir müddet rahatlama olsa da, çok geçmeden aynı&lt;br /&gt;rahatsızlık tekrar ortaya çıkıyor?&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Eğer minik ameliyatlarla bu konuda gerçekten % 100 başarı elde edilebilseydi,&lt;br /&gt;sağlıkta gelişmiş Amerika gibi İngiltere gibi birçok ülkede, bu tür sorunlar&lt;br /&gt;tamamen ortadan kalkmış olurdu.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Oysa dünyanın her yerinde uyku apnesi henüz kesin çözümü olmayan&lt;br /&gt;rahatsızlıklar arasındadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Neden?&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Çünkü anatomik yapısal bozukluk haricinde bu tür vakalar bazen sonuçtur.&lt;br /&gt;Sebebini ortadan kaldırmadan sonuca nasıl çözüm bulunabilir ki?&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Kişiden kişiye fark vardır...&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Klinik tecrübelerimizde yüzlerce vakada şunu gördük;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kişinin burnunda et olabilir, kemik eğriliği yani deviasyon olabilir, küçük&lt;br /&gt;dil daha uzun olabilir. Ama kişinin diğer organları iyi olabilir. Sağlığı&lt;br /&gt;yerinde olabilir. Örneğin kişi,&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sigara içmez, alkol kullanmaz. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sindirim sistemi iyi çalışıyor ve kabızlık çekmiyordur. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Karaciğeri düzenli çalışıyordur. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Akşamları yemeklerini hafif yer. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kendini fazla yormaz. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Tabi gıdalarla ekolojik beslenme sağlar &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu kişide uyku apnesi rahatsızlığı gözükmez.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bunun aksine, örneğin kişide;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Burunda kemik eğriliği yoktur. Damakta polip yoktur. Genizde et yoktur ama&lt;br /&gt;uyku apnesinden şikayetçidir. Çünkü bu kişide boyun fıtığı, kabızlık,&lt;br /&gt;hazımsızlık, kulakta uğultu, çınlama, yüksek tansiyon vs varsa hasta yine&lt;br /&gt;horlama, ve uyku apnesi söz konusu olabilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Maraş Akupunktur olarak biz, herhangi bir sebepten dolayı bize gelen hastayı&lt;br /&gt;tedaviye aldığımızda, hastamız ya da yakını bir zaman sonra şunu söylüyor:&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;-Doktor bey, eşimin horultusu azaldı, kesildi. Nefes alma esnasındaki&lt;br /&gt;nefessizlik nöbetlerinde azalma oldu.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Uyku apnesine bağlı rahatsızlıklar...&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yüksek tansiyon:Uyku apnesi olan hastaların çoğunda yüksek tansiyon da&lt;br /&gt;var. Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk faktörüdür.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;İnsülin direnci: Bu hastalar diyabet geliştirmeye daha yatkındırlar. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Felç ve kalp krizi oranları bu hastalarda daha yüksek &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Pulmoner hipertansiyon: Bu hastalarda akciğer damarlarında da yüksek&lt;br /&gt;basınç olabilir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Depresyon &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Nasıl teşhis edilir?&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hastaya tüm gece uyku tetkiki yapılır. Bu tetkik sayesinde;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Beyne ulaşan mesaj dalgalarının durumu, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Dil, damak, göğüs, diyafram, boyun ve çevre kaslarındaki gerilim oranı,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Gözün hareketlerindeki değişiklik, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Uyanıkken yapılan solunuma göre uykudaki solunum hareketleri, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kandaki oksijen düzeyi, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Horlama derecesi ölçülerek toplam verilere göre hastaya teşhis konur. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Tedavi&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Sigara, içki, çeşitli uyku hapları ve sakinleştiriciler, kasların gevşemesini&lt;br /&gt;artırır, hava yolunun daha da kapanmasına sebep olabilirler. Bunları bırakmak&lt;br /&gt;kimi zaman yeterli olabilir. Ayrıca fazla kilosu olanların kilo vermesi de&lt;br /&gt;etkili olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku apnesi olanlarda kullanılan standart tedavi CPAP'tır (continous positive&lt;br /&gt;airway pressure). Bir maskeyle hastaya devamlı olarak basınçlı hava verilir. Bu&lt;br /&gt;sayede havayolunun kapanmasını engeller. Etkin bir tedavi metodudur. Havayolunun&lt;br /&gt;devamını sağlayarak uyku sırasında kan oksijenini normal seviylerde tutar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Cerrahi tedaviler&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Tedavide ilk seçim değildir. CPAP'ın başarısız olduğu durumlarda&lt;br /&gt;kullanılabilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ameliyatla üst hava yolunu tıkayan bariyerler alınabilir. Farklı tipleri&lt;br /&gt;vardır ve yapılacak ameliyat hastaya özgüdür.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Akupunktur ve uyku apnesi tedavisi&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Uyku apnesi tedavisinde de akupunktur, bilinen tedaviler arasında en etkili&lt;br /&gt;olanıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Çünkü; bir kez daha belirtelim ki, akupunktur vücudu bir bütün olarak tedavi&lt;br /&gt;eder, yeniler&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücuttaki bütün hücrelerde tamir bakım ve onarım faaliyetini başlatır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücuttaki bağ dokularını kuvvetlendirir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücuttaki kas dokularını kuvvetlendirir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kan alması gereken tüm dokuların kanlanmasına sebep olur, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücuttaki ağrıların giderilmesinde oldukça etkilidir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sindirim sistemini düzenler. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Şişkinlik, gaz, ekşime, kabızlık gibi birçok rahatsızlığı ortadan&lt;br /&gt;kaldırır. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;İmmün (bağışıklık) sistemini dengeler, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Uykusuzluk, sabah yorgunluğu, halsizlik gibi durumları ortadan kaldırır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Strese karşı dayanıklılık kazandırır, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bel ve boyundaki yapısal bozukluğu tedavi eder. Bu sayede beyne normal kan&lt;br /&gt;ve oksijen gitmesini sağlar. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Akciğerlerin daha iyi çalışmasını sağlar. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kalp daha rahat çalışır, kanı daha iyi pompalar. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Damarların iç cidarlarındaki tahribatı ve pıhtılaşmayı azaltır. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Hastanın kolesterol seviyesini düşürür. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücudun enerji dağılım dengesini yerine getirir, &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ödem çözücü özelliğiyle damarlar ve sinirlere yapılan baskıyı önler. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Rahatlayan sinirler sebebiyle ağrı ve şikayet ortadan kalkmış olur. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücudu zindeleştirir, gençleştirir. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4100572016629304488?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4100572016629304488/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/horlama-ve-uyku-apnesi-tedavisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4100572016629304488'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4100572016629304488'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/horlama-ve-uyku-apnesi-tedavisi.html' title='Horlama ve Uyku Apnesi Tedavisi'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5978145562827655865</id><published>2009-07-21T16:42:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:15:54.875-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel gucu aratıran bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel isteksizlik tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel isteksizlik bozuklukları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel isteksizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel istegi artıran besinler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel isteksizlik nedenleri'/><title type='text'>Cinsel İsteksizlik</title><content type='html'>Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. "Fazla cinsel arzu duymamak" da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az "düşkündürler".&lt;br /&gt;Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. "Fazla cinsel arzu duymamak" da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az düşkündürler".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen bir birey hayatının belli bir döneminde diğer dönemlerine göre daha az cinsel arzu duyduğunun farkına varabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel arzunun anormal bir şekilde düşük olduğunun belirleyicisi, bu arzu azalmasının kişiyi rahatsız etmesi veya kişinin&lt;br /&gt;eşiyle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesidir. Bu tanımın dışında kalan "azalmış cinsel arzu" anormal kabul edilmez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel arzuyu etkileyen faktörler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kişisel özellikler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki konuda belirtildiği gibi hem erkeklerin hem de kadınların cinselliğe olan ilgileri değişkendir. Bazı kadınlar diğerlerinden daha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"isteksiz", bazıları ise "çok aşırı istekli" görünebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı kadınların cinselliğe olan ilgileri yüksek olmasına rağmen cinsel ilişkiye olan ilgileri daha zayıf olabilir. Bu kadınlar cinsel ilişkiden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha çok yakın temasa ve dokunulmaya önem verirler. Mastürbasyon da kadınların sıklıkla uyguladığı bir cinsellik ifadesi olup kadının&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cinsel ilişkiye olan ilgisinden tümüyle bağımsız bir olaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yaş &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlandıkça cinsellik arzusu ve cinsel ilişki sıklığı azalmakla birlikte kadınlar tüm hayatları boyunca cinselliğe olan ilgilerini ve cinsellikten aldıkları zevki sürdürürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan anatomik değişiklikler (vajinanın kısalması, daralması, duvarlarının incelmesi, elastikiyetinin azalması, dış genital bölgeler ve klitorisin duyarlılığının azalması gibi özellikler) nedeniyle vulva ve vajina daha duyarlı hale gelir. Ek olarak vajinada ve idrar yollarında daha sık enfeksiyon ortaya çıkar. Tüm bu etkenler kadında cinsel ilişki esnasında ağrı nedeni olabilirler.İlişki esnasında ağrı duyulması kadının cinsellikten "soğumasıyla" sonuçlanabilir. Düzenli olarak ilişkiye devam eden kadınlarda bu olumsuz değişikliklerin daha ender görüldüğü belirlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsellikle ilgili çalışmalarıyla tanınan Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda 20-50 yaş arasında kadın ve erkeklerin haftada&lt;br /&gt;ortalama 2-4 kez ilişkide bulunduklarını, 50 yaştan sonra bu sıklıkta hafif azalma olduğunu ancak hem erkek hem de kadında cinselliğe ilginin ömür boyu devam ettiğini göstermişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençliğinde cinsel yönden diğerlerine göre daha istekli ve aktif olan kadınların menopoz döneminde de diğerlerinden daha bariz olarak aktif oldukları da diğer bir gerçektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş asla önyargılı bir şekilde cinselliği azaltan bir etken olarak görülmemelidir. Menopoz döneminde ve hatta en ileri yaşlara kadar&lt;br /&gt;"kendisine bakmayı" bilen ve düzenli doktor kontrollerine giden kadın eşiyle uyumlu bir cinsel yaşamı ömür boyu sürdürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlaç kullanımı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çok çeşitli ilaçlar (yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, sakinleştiriciler gibi) cinsel arzu ve diğer cinsel işlevler üzerinde olumsuz etkiler yapabilirler. Böyle durumlarda ilacın değiştirilmesi veya doz ayarlaması gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hastalıklar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jinekolojik sorunlar (gebe kalamama, düzensiz kanama gibi) veya dahili hastalıklar (tansiyon yüksekliği, nörolojik hastalık, kanser gibi) ve diğer çok sayıda hastalık cinselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Etkili bir şekilde tedavi edildiklerinde genellikle cinsellik eski haline geri döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geçirilmiş ameliyatlar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Rahimin herhangi bir nedenle ameliyatla çıkarılmış olması sonrasında geçici olarak cinsel arzuda ve diğer cinsel işlevlerde azalma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olabilir. Yine rahimle beraber yumurtalıkların çıkarılmış olması östrojen hormonunun azalmasına bağlı direkt olarak veya hormon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;azalmasının genital dokular üzerindeki geriletici etkilerine bağlı olarak cinselliği olumsuz etkileyebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahimin alınmış olmasının cinselliği kalıcı olarak olumsuz etkilediğine dair bir bilimsel veri mevcut değildir. Yumurtalıkların alınması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonrasında östrojen hormonu tedavisi yapıldığında cinselliğin etkili bir şekilde sürdürülmesi mümkün olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gebe Kalma Korkusu&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Genç bir kadın özellikle evlilik öncesi dönemde gebe kalma riskinin verdiği endişeyle cinselliğini uygun bir şekilde yaşayamayabilir. Etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmak bu endişenin ortadan kalkmasını sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Cinsel yolla bulaşan hastalık edinme korkusu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan birine yakalanma korkusu özellikle çok sayıda cinsel eşi olan veya çok sayıda cinsel eşi olan bir erkekle beraber olan bir kadında yerli bir korku olmalıdır. Bu tür hastalıkların genital sistemde ve hatta tüm vücutta yaratabilecekleri muhtemel hasarları önlemek için her kadının bu hastalıklardan korunmak için gerekli önlemleri alması önemlidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5978145562827655865?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5978145562827655865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/cinsel-isteksizlik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5978145562827655865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5978145562827655865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/cinsel-isteksizlik.html' title='Cinsel İsteksizlik'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-4953710070925954838</id><published>2009-07-21T16:39:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T16:42:39.226-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='disi dollenme hucresi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ergenlik donemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet kanaması peryodları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet kanaması neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayanlarda adet kanaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet kanaması belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet kanaması nedenleri'/><title type='text'>Bayanlarda Adet Kanaması</title><content type='html'>Eğer bir sorun yoksa ergenliğe girmiş her kızın rahminden kan gelir bu kanın adına hayız kanı denir, doğum, düşük yada başka bir özür yüzünden akan kan bu kategoriye girmez. Bu kanın adına biz özür kanı diye nitelendiriyoruz. Adet kanaması 3 ile 15 gün arası sürebilir. Bu süre kadından kadına farklı olabilir. Bu süre her kadın için standart hale gelir, bunun dışında eğer kanama gelirse bu adet kanaması değil özür kanamasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar özellikle adet kanamasının ilk günlerinde ağrı, baş ağrısı ve sekse karşı duyarsızlık gibi bazı problemler yarattığı için kafa olarakta sıkıntı içindedirler. Bu gibi zamanlarda eşleriyle problem yaşanmadan dolayı yapılan boşanmalar dinimizce yasaklanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirli peridoyik zamanlarda rahimden gelen kana adet kanaması denir. Zamansız ve vücuttaki damalardan gelen kan ise özür kanı olarak adlandırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet kanamasıyla oluşan kötü kokuyu gidermek için ödağacı yada reyhan kokusu ile tütsülemektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt veren annelerde adet yaşanmayabilir. Belirli bir yaşa gelmiş kadınlarda adetin durduğu olabilir. Bundan çok önceki zamanlarda tekrar adetin başlaması için uyluk damarından kan alma işlemi yapılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medeniyetin gelişmediği zamanlarda adetli kadınlar eve alınmaz, beraber yemek yenilmez onunla aynı ortamda bulunulmazdı. Onun ellediği bütün şeylerin kirlendiği düşünülürdü. Kuran’ı Kerim ile birlikte peygamber efendimiz adet gören kadınlarla beraber aynı ortamda kalınmasında bir sakınca olmadığını belirtmiş yalnıza seks yapmayın demiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet kanamasını artırmak isterseniz kullanabileceğiniz bitkiler vardır mesela kekik, hem küçük tuvaleti hem adet kanamasını artırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet kanamasının ne zaman biteceği tam olarak bilinmemekle birlikte normalde 55 yaşından sonra durma yaşanır. Bazı otoritelere görede kadının yaşadığı bölge ve kadının özelliklerine göre değişkenlik gösterir. Bu zamanlarda hem kadında hem erkekte sekse karşı istek artık azalmaktadır. Kadınların adet görme süreleri artmaktadır, terlemeler görülmekte, mental olarak rahat olmama, vücutta kızarıklıklari sivilce ve kaşınma oluşur. Tekrar bebek dünyaya getiremez duruma gelmesi rahiminde sayılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-4953710070925954838?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/4953710070925954838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/bayanlarda-adet-kanamas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4953710070925954838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/4953710070925954838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/bayanlarda-adet-kanamas.html' title='Bayanlarda Adet Kanaması'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7664702733755215447</id><published>2009-07-21T16:23:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T16:39:30.260-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist neden patla'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist nedir neden olusur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apndist tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist ameliyatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apndist'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist agrıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist patlaması'/><title type='text'>Apandisit belirtileri, apandis ameliyatı</title><content type='html'>&lt;span class="text"&gt;Körbağırsağın apandis denen solucansı uzantısının iltihaplanması apandisit&lt;br /&gt;olarak bilinir. Çok sık rastlanan ve özellikle yetersiz tedavi sonucu yol&lt;br /&gt;açacağı tehlikeli komplikasyonlardan ötürü korkulan bir hastalıktır. Günümüzdeki&lt;br /&gt;antibiyotik olanaklarına karşın bu ikincil hastalıkların en ağın peritonit yani&lt;br /&gt;karın zarı iltihabıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apandis içinden besinlerin geçmediği küçük bir bağırsak çıkıntısıdır. Hareketli&lt;br /&gt;ve esnek bir boru biçiminde olan bu çıkıntı kalınbağırsağın başlangıç bölümü&lt;br /&gt;olan körbağırsağa, incebağırsakla birleşme yerinin hemen gerisinde bağlanır.&lt;br /&gt;Genellikle eğik biçimde gövde eksenine doğru uzanır. Bu normal konumunun dışında&lt;br /&gt;leğen içine, karaciğer altına ya da sol böğüre doğru da yerleşebilir. Alışılmış&lt;br /&gt;yerinin dışında bulunan apandisin iltihaplanması, belirtileri değerlendirmede ve&lt;br /&gt;hastalığın tanısını koymada güçlükler yaratır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apandisin anatomik yapısında üç katman göze çarpar. Dış yüzeyi seröz (sıvı&lt;br /&gt;içeren) bir zar örter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun altında kas katmanı ve en içte de lenf dokusunca zengin, girintili&lt;br /&gt;çıkıntılı bir mukoza yer alır. Lenf dokusunun bolluğundan ötürü apandise&lt;br /&gt;"bağırsak bademciği" de denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apandisin iç boşluğu çok dardır. Bağırsak florasında bulunan bütün&lt;br /&gt;mikroorganizmalar burada da yaşar. Apandis genellikle bu mikroplara karşı&lt;br /&gt;yeterince dirençlidir. Ama bazen çoğalan mikroplar hastalık yapıcı özellik&lt;br /&gt;kazanır. Böylece apandisin iltihaplanma süreci başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mikropların hastalık yapıcı özellik kazanmalarını sağlayan en önemli olay,&lt;br /&gt;apandis iç boşluğunun tıkanarak körbağırsakla bağlantısının zayıflamasıdır.&lt;br /&gt;Mikropların burada durağan biçimde kalmasıyla apandis duyan iltihaplanır.&lt;br /&gt;Tıkanmanın birçok nedeni vardır. Bunlar arasında yoğun mukus tıkaçları, bağırsak&lt;br /&gt;solucanları, apandisin çok uzun olması, duvarlarında hareketi zorlaştıran&lt;br /&gt;köşelerin bulunması ya da kiraz gibi meyvelerin takılı kalan çekirdekleri&lt;br /&gt;sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÖRÜLME SIKLIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antibiyotiklerin yaygın biçimde kullanıma girmesiyle apandisit olgularının&lt;br /&gt;sayısı azalmıştır. Gene de bütün cerrahi girişimlerin yüzde 2 si apandisit&lt;br /&gt;nedeniyle yapılmaktadır. Bebeklik çağında ender görülen apandisit, çocukluk ve&lt;br /&gt;özellikle ergenlik çağında çok sık ortaya çıkar. Daha sonra görülme sıklığı&lt;br /&gt;azalmakla birlikte her yaşta gelişebilir ve her iki cinste de eşit oranda&lt;br /&gt;görülür. Bazı hastalarda akut apandisit kendiliğinden geriler. Ama olguların&lt;br /&gt;yarısında bu krizler yineler ve kesin tedaviyi gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalığın akutla kronik arası ve kronik biçimlerinden de söz edilir. Akutla&lt;br /&gt;kronik arası olgular çok ender değildir. Buna karşılık kronik apandisite&lt;br /&gt;düşünüldüğünden çok daha az rastlanır; hatta kronik apandisit tamsının birçok&lt;br /&gt;olguda sağlam bir temeli yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apandisitin belirtileri deneyimli bir hekimi bile tanı koymada zora sokabilir.&lt;br /&gt;Akut apandisit özellikle çocuklarda iştah kaybı, bulantı ve kusmayla başlar.&lt;br /&gt;Ateş hastalığın tipik bir belirtisi değildir. Koltuk altından ölçüldüğünde&lt;br /&gt;hiçbir zaman çok yüksek çıkmaz. Ama makattan alınan vücut sıcaklığı her zaman&lt;br /&gt;daha yüksektir. Ağrı en önemli belirtidir. Birkaç kez kusmayla birlikte sancı&lt;br /&gt;biçiminde ortaya çıkar. Önceleri aralıklı gelen ağrı gittikçe şiddetlenir ve&lt;br /&gt;süreklilik kazanır. Apandisit ağrısı göbek çevresi ve karın üstü bölgelerinde&lt;br /&gt;başlar; daha ender olarak bütün karında duyulur. Daha sonra karnın sağ alt&lt;br /&gt;bölgesine kayar. Ağrının göbek ile böğür kemiği ön dikeni arasındaki bu yeri çok&lt;br /&gt;tipiktir. Bazen şiddetle başlayan ağrı daha sonra hafifler. Bu durum&lt;br /&gt;yanıltıcıdır; hastaya rahatsızlığının bittiği duygusunu verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ağrı azalırken akut krizin öbür belirtilerinde gerileme görülmezse,&lt;br /&gt;örneğin, hızlı olan kalp atışları yavaşlamaz, kas sertliği çözülmezse bu durum&lt;br /&gt;apandisitin en korkulu komplikasyonu olan karın zan iltihabının geliştiğini&lt;br /&gt;gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastanın muayenesi sırasında kolayca akut apandisit tanısına varılabilir. Karnın&lt;br /&gt;sağ alt bölgesinin elle muayenesinde kasların korunma amacıyla kasılması sonucu&lt;br /&gt;sertlik görülür. Belirli noktalara bastırılması şiddetli ağrı verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apandisit tipleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtilerin şiddeti ve hastalığın ağırlığı yalnız apandis iltihabının&lt;br /&gt;niteliğine bağlıdır. Akut apandisitin başlıca üç tipi vardır: Mukuslu, irinli ve&lt;br /&gt;kangrenli. Cerrahi uygulamada en sık mukuslu apandisite rastlanır. Mukus&lt;br /&gt;salgısının arttığı bu tipte apandis iyice iltihaplanmış, gergin ve büyümüştür.&lt;br /&gt;Üzerindeki periton ise alışılmış parlaklığını yitirerek hafif matlaşmıştır.&lt;br /&gt;Mukuslu apandisit hastalığın en hafif tipi olmasına karşın, zamanında müdahale&lt;br /&gt;edilmezse irinli apandisite dönüşebilir. İrinli apandisitte, apandis iç&lt;br /&gt;boşluğunda ve duvarında biriken irin birçok apse odağı oluşturur. Bu apselerin&lt;br /&gt;ülserleşerek apandis dışına açılmasıyla kaçınılmaz olarak periton iltihabı&lt;br /&gt;gelişir. Akut apandisitin irinli tipinde körbağırsak ve incebağırsak bağlantı&lt;br /&gt;bölgesi gibi apandis yakınındaki bağırsak bölümleri de iltihaplanır. Son olarak,&lt;br /&gt;apandis damarlarının pıhtıyla (tromboz) tıkanması sonucunda kangrenli apandisit&lt;br /&gt;gelişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir deyişle, apandise gelen kanın ve dolayısıyla oksijenin azalması, doku&lt;br /&gt;ölümüne (nekroz) ve apandisin bağırsaktan kopmasına yol açar. Kopan apandisin ve&lt;br /&gt;körbağırsağın içindekiler kayın zarı boşluğuna yayılınca çok ağır bir peritonit&lt;br /&gt;oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GİDİŞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalık gidişine bırakılırsa, yani tanısı konmaz ya da hasta ameliyata izin&lt;br /&gt;vermezse nasıl bir gelişme gösterir? Bazı iyi huylu olgularda ağrı, kusma ve&lt;br /&gt;ateş birkaç gün içinde kendiliğinden azalır ve hasta o an için kendini&lt;br /&gt;"iyileşmiş" hisseder. Ama "o an" geçicidir, çünkü kolayca atlatılan bu ilk krizi&lt;br /&gt;kaçınılmaz olarak ikincisi izler. İkinci krizin ortaya çıkış zamanı değişkendir&lt;br /&gt;ve arada geçen süre hastalığın kronikleşmesine yol açacak ölçüde uzayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iyi huylu olguların dışında bazen de 3. ve 4. günlerde periton tepkisi&lt;br /&gt;gelişir. Bunun sonucu olarak böğür çukurunda elle hissedilen, sınırları&lt;br /&gt;belirsiz, oval bir kütle belirir (plastron). Yatakta dinlenme, karna buz koyma&lt;br /&gt;ve antibiyotik tedavisiyle plastron birkaç haftada geriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka olasılık da apandisitin yaygın peritonit gibi ağır hastalık durumuna&lt;br /&gt;doğru gelişmesidir. Yaygın karın zarı iltihabında belirtiler çok şiddetlidir;&lt;br /&gt;ağrı bütün karında duyulur, kusma sıklaşır, hıçkırma belirir ve ateş 400C ye&lt;br /&gt;kadar çıkar. Hasta endişeli, sıkıntılı, solgun, yüz hatları gerilmiş görünür;&lt;br /&gt;dudaklar ve özellikle dil kurumuştur. Acil girişimde bulunulmazsa hasta ölür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7664702733755215447?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7664702733755215447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/apandisit-belirtileri-apandis-ameliyat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7664702733755215447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7664702733755215447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/apandisit-belirtileri-apandis-ameliyat.html' title='Apandisit belirtileri, apandis ameliyatı'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5202955045612813835</id><published>2009-07-21T13:22:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T13:23:06.253-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basur ameliyatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemoroid nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basur nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='henoroid ameliyatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemoroid neden olusur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemoroid tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basur neden olusur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemoroid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basur tedavisi'/><title type='text'>Hemoroid - Basur Nedir? Basur Neden Olur? Basur Nasıl Tedavi Edilir?</title><content type='html'>&lt;p&gt;Hemoroid toplumda insanlar arasında basur ismi ile bilnmektedir. Hemoroid&lt;br /&gt;yani basur insan vucudunun makat bölgesinde meydana gelir.Hemoroid toplumda&lt;br /&gt;insanlar arsında en yagın hastalıklardan bir tanesidir. Öyle yagın bir&lt;br /&gt;hastalıktırki aile fertleri arasında iki vaya üç insanda görülebilmektedir.&lt;br /&gt;İnsanlar genellikle basur hastalığından utandıkları için muayene olmaya saglik&lt;br /&gt;kuruluşlarına gitmeye çekinmektedirler.Yapılan araştırmalara göre hemoroid&lt;br /&gt;hastalığına yakalandıktan sonra&lt;span id="more-148"&gt;&lt;/span&gt; tedavi olmayan veya&lt;br /&gt;sağlık kuruluşlarına başvurmayan insanların büyük çoğuluğunun hemoroid kanserine&lt;br /&gt;yakalandıklarını ortay koymaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hemoroid (Basur) Nedir? Hemoroidal Doku Nedir? Basur&lt;br /&gt;Çeşitleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Hemoroidal doku kan damarlarına sahip olan ve makat kısmında yastık görevi&lt;br /&gt;yastık görevi gören bir çeşit dokudur. Makatın kalın bağırsaklarınbittiği&lt;br /&gt;bölgenin iç kısmına iç hemoroid dış kısmına ise dış hemoroid&lt;br /&gt;denmektefir.Hemoroidal doku içindeki kandamarları Atar damar ve toplar&lt;br /&gt;damarlardan oluşur. Makatın iç kısmındaki sensörler sayesinde atar ve toplar&lt;br /&gt;damarlrdaki kan akış miktarı aniden değişerek makkattan istemsiz olan gaz ve&lt;br /&gt;dışkı çıkışını engellemektedir. Makkatta Park ligmanı ismi verilen bir doku&lt;br /&gt;vardır. Park ligmanı hemoroidal dokuyu kalın bağırsaklara bağlayan bir dokudur.&lt;br /&gt;Park ligmanı değişik sebeblerden ötürü zarar gördüğünde bu dokuda büyüme, sarkma&lt;br /&gt;ve kan göllenmeleri oluşarak hemoroid yani basur hastalığı ortaya çıkar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hemoroidal Hastalıklar Hastalığın ilerlemesine Göre Dört Ayrı Şekilde&lt;br /&gt;Derecelendirilir&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;1.DERECE Basur:&lt;/strong&gt; Hastalığın bu evresinde makkattan&lt;br /&gt;sarklamalar gözlenmez. Bu evrede sadece kanamalar görülür.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;2.DERECE Basur:&lt;/strong&gt; Hastalığın bu evresinde makkattan hemoroidal&lt;br /&gt;doku büyümüş tür ve genellikle kanamalar, agrı ve tuvalet esnasında makkattan&lt;br /&gt;sarkmelar gözlenmektedir. Tuvalet bittikten sonra bu sarkmalar kendi kandine&lt;br /&gt;hemen düzelir&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;3.DERECE Basur:&lt;/strong&gt; Ikınmalar ani zorlanmalar ve tuvalet&lt;br /&gt;sırasında makkattan sarkmalar görülür. Bu sarkmalar kendiliğinden düzelmez ve&lt;br /&gt;elle içieri itilerk düzeltilebilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;4.DERECE Basur:&lt;/strong&gt; Hastalığın bu evresinde sürekli ve kalıcı&lt;br /&gt;bir sarkma ile karşılaşılır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hemoroid - Basur Neden Oluşur ?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ktılımsal bozoukluklar&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kronik kabızlık&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Zorlanmak&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Uzun süreli ayakta kalmak&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kabızlık&lt;br /&gt;&lt;li&gt;ıkınmak&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Dolaşım sistemi bozuklukları &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hemoroidal (Basur) Hastalıklarının Teşhisi ve Tedavisi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Basur hastalığına tanı koyabilmek için uzaman doktorlar tarafından muayenenin&lt;br /&gt;yanı sıra çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır.Basur hastalığı&lt;br /&gt;hastalığın geldiği evreye göre cerrahi veya ilaçla tedavi yöntemleri&lt;br /&gt;kullanılmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hemoroid - Basur’un Cerrehi Mudahale ile Tedavi&lt;br /&gt;Yöntemleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sklero terapi&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Açık ve Kapalı hemorodektomi&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bant ligasyonu&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Laser (Infrared)&lt;br /&gt;&lt;li&gt;De Longo tekniği &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Hemoroid - Basur’un İlaç ile Tedavi Yöntemleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kan Dolaşımını Düzenleyen ilaçlar&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ağrı kesici Kremler&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Çeşitli İlaçlarla Hazırlanan Oturma Banyosu&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kortikosteroid İçeren Pomadlar&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Dışkıyı Yumuşatan İlaçlar &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5202955045612813835?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5202955045612813835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hemoroid-basur-nedir-basur-neden-olur.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5202955045612813835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5202955045612813835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hemoroid-basur-nedir-basur-neden-olur.html' title='Hemoroid - Basur Nedir? Basur Neden Olur? Basur Nasıl Tedavi Edilir?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-6109982369130617096</id><published>2009-07-20T08:40:00.000-07:00</published><updated>2010-01-05T06:33:37.844-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prostat kanseri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prostat'/><title type='text'>Prostat Kanseri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJ4kcXqSEI/AAAAAAAAABw/BFYTrvs9M1A/s1600-h/kanser.jpeg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 133px; height: 93px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJ4kcXqSEI/AAAAAAAAABw/BFYTrvs9M1A/s320/kanser.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5414022269538814018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prostat kanserinde kimi hastalarda belirti görülmez. Kimilerinde ise idrarın damlalar halinde yapılması, kimilerinde ağrılı, sık ve güç idrar yapma, idrarda kan yada iltihap olması, ejekülasyon sırasında kan yada ağrı olabilir. &lt;br /&gt; Bu durumlar sadece &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/safra-kesesi.html"&gt;prostat &lt;/a&gt;kanserinde görülmez. &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/safra-kesesi.html"&gt;Prostat &lt;/a&gt;kanserinin dışında prostatla ilgili başka durumlardada bu durumlar görülebilir. &lt;br /&gt;Bu durumlarda kesin tanı doktor tarafından gerekli tetkik ve muayeneler yapılarak konulur.&lt;br /&gt; Prostat kanserinin belirtilerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:&lt;br /&gt; 1- Biyopsi&lt;br /&gt; 2- Transrektal ultrasonografi&lt;br /&gt; 3- PSA testi &lt;br /&gt; 4- Parmak ile rektumda muayene&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İlgili bağlantılar: &lt;a href="http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/safra-kesesi.html"&gt;prostat&lt;/a&gt;, prostat kanseri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-6109982369130617096?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/6109982369130617096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/prostat-kanseri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6109982369130617096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/6109982369130617096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/12/prostat-kanseri.html' title='Prostat Kanseri'/><author><name>arsker</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14294984728778233600</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ilCueqvc97M/SyJ4kcXqSEI/AAAAAAAAABw/BFYTrvs9M1A/s72-c/kanser.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3039856803285343895</id><published>2009-07-20T04:10:00.001-07:00</published><updated>2009-07-20T04:10:48.987-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Keçi Sütünün Faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Keçi Sütü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Keçi Sütü faydası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Keçi Sütü hangi hastalıklara iyi gelir'/><title type='text'>Keçi Sütünün Faydaları</title><content type='html'>&lt;p&gt;Keçi doğada otluyor,yeni filizlenen dallarla besleniyor,doğada beslendiği&lt;br /&gt;için suni yem yemiyor.&lt;br /&gt;Doktorların raporlarına göre “astım,alerji ve öksürük”&lt;br /&gt;gibi pek çok hastalıkların tedavisinde ilaçların etkili olmadığı halde,keçi&lt;br /&gt;sütünün olumlu sonuç verdiği kaydedildi.Üstelik kanser hastaları da bu sütü&lt;br /&gt;tercih etmeliler.&lt;br /&gt;Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa’da özel healt&lt;br /&gt;shoplarda özel fiyatlarla satıldığı ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak&lt;br /&gt;verilebileceği bildirildi.&lt;br /&gt;Uzmanlar ;keçi sütü düzenli olarak tüketildiğinde&lt;br /&gt;egzama, astım, sindirim rahatsızlıkları, varisle ilgili bazı rahatsızlıklar ve&lt;br /&gt;bazı alerjik durumların tedavisinde yararlı &lt;span id="more-133"&gt;&lt;/span&gt;olduğunu&lt;br /&gt;belirtiyorlar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="TEXT-DECORATION: underline"&gt;EGZEMAYA KARŞI KEÇİ SÜTÜ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ellerde, yüzde veya cinsel organlarda oluşan egzamalar&lt;br /&gt;genellikle alerjik tepkilerden kaynaklanır; örneğin bebeklerde sıklıkla&lt;br /&gt;görüldüğü gibi, inek sütü bu alerjik tepkilere yol açabilir. Egzama sıkıntısı&lt;br /&gt;çeken herkes, süt ve süt ürünlerinden uzak durmalı, inek sütü yerine keçi sütü&lt;br /&gt;ve soya sütü tercih etmelidir&lt;br /&gt;keçi sütünün yararlarını sıralamak&lt;br /&gt;gerekirse;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Bebeklerde görülen ani ölümleri engellemek için&lt;br /&gt;keçi sütü öneriliyor,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Kanser tedavisinde kullanabilecek&lt;br /&gt;keçi sütü bulunuyor,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Astım, alerji ve öksürük gibi&lt;br /&gt;hastalıklarda keçi sütünün çok faydası bulunuyor,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;Egzama&lt;br /&gt;gibi hastalıkların tedavisinde keçi sütü kullanılıyor…&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3039856803285343895?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3039856803285343895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/keci-sutunun-faydalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3039856803285343895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3039856803285343895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/keci-sutunun-faydalar.html' title='Keçi Sütünün Faydaları'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2320000923368485656</id><published>2009-07-20T04:01:00.001-07:00</published><updated>2009-12-01T12:15:54.884-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel ağrı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel uyarma bozukluğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel istek bozukluğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağrılı cinsel ilişki bozukluğu'/><title type='text'>Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları</title><content type='html'>&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#993366;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Hazırlayan: Dr. Verda&lt;br /&gt;Bitlis Tüzer&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#993366;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Ankara Numune Eğitim ve Araştırma&lt;br /&gt;Hastanesi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#993366;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Psikiyatri Kliniği&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;span style="color:#6666ff;"&gt;Cinsel istek bozuklukları&lt;br /&gt;Cinsel tiksinti bozukluğu&lt;br /&gt;Kadınlarda cinsel isteği artırmanın yolları&lt;br /&gt;Cinsel Uyarılma Bozukluğu&lt;br /&gt;Cinsel ağrı bozuklukları &lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel istek bozuklukları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel istek genellikle cinsel yanıt döngüsünün ilk&lt;br /&gt;evresi olarak değerlendirilir. İstek sadece psikolojik bir durum gibi görünse de&lt;br /&gt;sıklıkla hormonal dengesizlik ya da tedavi gibi fiziksel durumlardan&lt;br /&gt;etkilenmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Azalmış cinsel istek Azalmış cinsel istek&lt;br /&gt;sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, cinsel fantezilerin ve cinsel&lt;br /&gt;etkinlikte bulunma isteğinin az olması (ya da hiç olmaması).&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Kişinin yaşı ve yaşam koşulları gibi cinsel&lt;br /&gt;işlevselliğini etkileyen etkenler göz önünde bulundurularak cinsel isteğin&lt;br /&gt;azaldığı ya da hiç olmadığı yargısına varılır. İstek burada cinsel içerikli&lt;br /&gt;rüyalar ve fanteziler, erotik materyele ilgi, cinsel etkinlikle ilgili arzuların&lt;br /&gt;farkında olma, olası çekici cinsel eşlere yönelik dikkatin olması ve cinselliğin&lt;br /&gt;azalmasına ilişkin hayal kırıklığının olması gibi durumları kapsamaktadır.&lt;br /&gt;isteğin olması çeşitli faktörlere bağlıdır: biyolojik güdü, yeterli özgüven,&lt;br /&gt;cinsellikle ilgili önceki deneyimlerin olumlu olması, uygun bir cinsel eşin&lt;br /&gt;olması birlikte olunan kişi ile cinsellik dışındaki alanlarda da iyi bir&lt;br /&gt;ilişkinin olması. Bu alanların herhangi birinde sorun olması cinsel isteğin&lt;br /&gt;azalması ile sonuçlanabilir. Azalmış cinsel istek bozukluğu bazı durumlarda tüm&lt;br /&gt;cinsel eşlere ya da tüm cinsel aktivitelere genellenebilir. Genellikle diğer&lt;br /&gt;cinsel sorunlarla (orgazm olamama, kayganlaşma olmaması gibi) birlikte görülse&lt;br /&gt;de cinsel isteği az olan bazı kişiler cinsel olarak uyarılır ve orgazma&lt;br /&gt;ulaşırlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel istek azalması hem fiziksel hem de&lt;br /&gt;psikolojik sorunlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Cinsel isteği azaltan&lt;br /&gt;fiziksel faktörler yaşlanma, bazı ilaçlar, ağrı, alkolizm, böbrek yetmezliği,&lt;br /&gt;kronik hastalıklar, nörolojik durumlar ve hormonal dengesizliklerdir. Psikolojik&lt;br /&gt;nedenler arasındaki stres, kişilerarası ilişkilerdeki sorunlar, beden imgesiyle&lt;br /&gt;ilgili kaygılar, anksiyete ve depresyon isteği azaltabilir. İlişki ile ilgili&lt;br /&gt;sorunlar (güç çekişmesi, çatışma, düşmanlık), cinsel travma (tecavüz), önemli&lt;br /&gt;yaşam olayları (ailede birinin ölümü, çocuk doğumu, taşınma gibi) ve cinsel&lt;br /&gt;ilişki ile bazı olumsuz anıların eşleşmesi gibi durumlar da önemlidir. Bazen&lt;br /&gt;cinsel istek azalması bir ilişkideki bozulmanın işareti olabilir.Öfkeli, korkulu&lt;br /&gt;ya da zihni dağınık kişiler genellikle cinsel yakınlık için istek duymazlar.&lt;br /&gt;Cinsellikten uzun süre uzak kalmak da cinsel dürtüyü&lt;br /&gt;bastırabilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel isteğin az olması kadınlarda&lt;br /&gt;cinsellikle ilgili en yaygın şikayetlerdendir. Kadınların yaklaşık %33'ünün&lt;br /&gt;hayatlarının bir döneminde cinsel ilgi ya da istek azalmasıyla karşı karşıya&lt;br /&gt;kalacağı tahmin edilmektedir. Yaş gruplarına göre sıklık değişmektedir. 18-24&lt;br /&gt;yaşları arasındaki kadınların %32'si cinsel istek azlığından etkilenirken bu&lt;br /&gt;oran 30-34 yaş grubunda %29.5 ve 35-39 yaş grubunda %37.6'dır. Cinsel isteğin ne&lt;br /&gt;kadarının normal olduğunu söylemek zordur. Genelde klinisyen bir çok&lt;br /&gt;faktörü-kültürel bağlamda ilişkinin özellikleri gibi- bir arada&lt;br /&gt;değerlendirmelidir. Ayrıca cinsel eşin cinsel istek düzeyi de-eşlerden birindeki&lt;br /&gt;aşırı isteği belirlemek için değerlendirilmelidir. Bu arada eşlerin birbirinden&lt;br /&gt;farklı cinsel istek düzeylerinin olması herhangi birinde psikolojik bir sorun&lt;br /&gt;olduğu anlamına gelmez. Cinsel temas ve doyum gereksinimi kişilere göre&lt;br /&gt;değişebildiği gibi aynı kişide de zaman içinde farklı olabilir. Genel toplomda&lt;br /&gt;cinsel istek azlığının % 20 civarında olduğu tahmin&lt;br /&gt;edilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a name="2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel&lt;br /&gt;tiksinti bozukluğu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel isteğin daha şiddetli bir derecede ortadan kalkmasıdır. Cinsel&lt;br /&gt;tiksinti bozukluğu olan bireyler cinsel aktivetelerden kaçınırlar, kendilerine&lt;br /&gt;cinsel yönden yaklaşıldığında korku, kaygı ya da iğrenme ifade ederler. Bu durum&lt;br /&gt;belirgin bir sıkıntıya ya da kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.&lt;br /&gt;Böyle bir sorunu olanlarda cinsel uyaranlara yanıt çok geniş bir yelpazede&lt;br /&gt;ortaya çıkabilir. Şiddetli derecede cinsel tiksinti bozukluğu olan kişilerde&lt;br /&gt;cinsellikle ilgili durumlarda panik atağa varan sorunlar yaşanabilir. Bu sorun&lt;br /&gt;travma sonrası stres bozukluğu gibi başka psikolojik sorunlarla birarada&lt;br /&gt;görülebilir. Bu bozukluk tecavüze uğrama ya da çocuklukta istismar gibi cinsel&lt;br /&gt;saldırıya maruz kalınan durumlarda, cinsel birleşmenin ağrılı olduğu durumlarda&lt;br /&gt;ya da cinsel dürtü ile utanç, suçluluk gibi duygular arasında farkında olunmayan&lt;br /&gt;bir bağlantı olduğunda ortaya çıkabilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Kadınlarda cinsel isteği&lt;br /&gt;artırmanın yolları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Sorunun karmaşıklığı ve bireylere özgü oluşu göz önüne alındığında  işe&lt;br /&gt;yarayan tek bir yöntem olamayacağı açıktır. İçlerinde Viagra (sildefanil) de&lt;br /&gt;olmak üzere cinsel uyarılma üzerine etkili olduğu düşünülen bir grup ilaç&lt;br /&gt;araştırılmaktadır. Bu ilaçların çoğu genital bölgedeki kan akımını artırarak&lt;br /&gt;etkili olmaktadırlar. Hem kadınlar hem de erkeklerde testosteron libido&lt;br /&gt;açısından önemli olduğundan cinsel istek azalmasının tedavisinde kullanımı&lt;br /&gt;araştırılmıştır. Kadınlarda yaşla testosteronun azaldığı göz önüne alındığında&lt;br /&gt;zaman içinde libidolarında belirgin bir düşüş farkeden kadınlarda yararlı&lt;br /&gt;olabilir. Ancak cinsel istek azalması olan kadınların çoğunda testosteron&lt;br /&gt;düzeylerinin normal olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Testosteron tedavisi ile&lt;br /&gt;karaciğer hasarı, kalp hastalığı riskinde artış gibi yan etkiler oluşabileceği&lt;br /&gt;de dikkate alınmalıdır. Seçici östrojen agonistleri premenapozal ve&lt;br /&gt;postmenapozal kadınlarda cinsel isteği artırabilir. Cinsel aktiviteden bir kaç&lt;br /&gt;saat önce alınan metilfenidat gibi uyarıcılar antidepresan tedaviye ikincil&lt;br /&gt;cinsel işlev bozukluğu olan hastalarda cinsel yanıtın dört evresini de&lt;br /&gt;artırmıştır. Ancak uyarıcıların tedavide yeri belirsizdir. Bağımlılık, aritmi&lt;br /&gt;gibi yan etkileri de gözönünde bulundurulmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel istek ile ilgili çalışmaların zor&lt;br /&gt;olmasının nedenlerinden biri cinsel döngünün bu ilk evresine eşlik eden açık&lt;br /&gt;fiziksel değişikliklerin olmamasıdır. Cinsel döngüde gözlenen normal fiziksel&lt;br /&gt;değişiklikler ikinci evre olan uyarılma evresine dek başlamazlar. Azalmış cinsel&lt;br /&gt;istek bozukluğu tedaviye en dirençli cinsel işlev bozuklukları arasındadır. Çoğu&lt;br /&gt;hastada duyumsal keşif alıştırmaları etkili değildir. Davranışçı yaklaşımdan çok&lt;br /&gt;psikodinamik yaklaşımla hastaya cinsel sorunların kökenini anlaması ve cinsel&lt;br /&gt;hazzın önündeki engelleri aşması için yardımcı olmak gerekebilir. Daha önce&lt;br /&gt;orgazm deneyimi olmayan kadınlar için masturbasyon alıştırmaları iyi bir yol&lt;br /&gt;olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Feromonların cinsel istek bozukluklarının&lt;br /&gt;tedavisindeki yeri de giderek daha fazla araştırılmaktadır. Bunlar dışında&lt;br /&gt;eğitim amaçlı erotik videolar da yararlı olabilir. Ancak cinsel tiksinti&lt;br /&gt;bozukluğu olanlarda erotik videolar kaygıyı artırabileceği için&lt;br /&gt;önerilmez.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel Uyarılma Bozukluğu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel uyarılma cinsel yanıt döngüsünün&lt;br /&gt;ikinci evresidir. Cinsel uyarılmanın kesin olarak psikolojik bir yönü olsa da&lt;br /&gt;aynı zamanda fizyolojik değişikliklerin görüldüğü ilk evredir. Kadınlarda&lt;br /&gt;genellikle pelvik bölgeye kan akımının olması, vajinal ıslanma ve genişleme ile&lt;br /&gt;dış genitallerin şişmesi ile karakterizedir. Bu değişikliklerin altında yatan&lt;br /&gt;mekanizma çok açık olmasa da cinsel uyarılma otonom sinir sisteminin uyarılması&lt;br /&gt;ile ilişkilidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Kadın Cinsel&lt;br /&gt;Uyarılma Bozukluğu (KCUB) Cinsel yanıtın genel uyarılma yönünün ortadan&lt;br /&gt;kalkmasıdır. Bu durumda kadınlarda vaginal kayganlaşma ya da genişleme olmadığı&lt;br /&gt;gibi erotik duyumlar da hissedilmez. Fiziksel temas tiksindirici gelebilir veya&lt;br /&gt;belli bir noktaya dek temas zevk verebilir. Uyarılma sorunu olduğunda orgazmla&lt;br /&gt;ilgili sorun da olacaktır. Bir araştırmada mutlu bir evlilikleri olan kadınların&lt;br /&gt;% 33'ü cinsel uyarılmayı sürdürmede zorluk tanımlamışlardır.  Bütün işlev&lt;br /&gt;bozuklukları gibi KCUB da cinsel uyarıma yanıtı olan bir kadında yaşamın belli&lt;br /&gt;bir döneminde ortaya çıkabilir ya da en başından beri yanıt olmayabilir. İşlev&lt;br /&gt;bozukluğu yalnız belli durumlarda görülebilir ya da genelleşmiş olabilir.&lt;br /&gt;Örneğin; yaşam boyu ve durumsal KCUB olan bir kadın her zaman uyarılma güçlüğü&lt;br /&gt;yaşayacak ve bu yalnızca eşiyle ortaya çıkacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Masters ve Johnson normal tepki veren&lt;br /&gt;kadınların özellikle adet öncesi dönemde istekli olduğunu bulmuştur. Yakın&lt;br /&gt;zamanlı bir araştırma da bu sorunu yaşayan kadınların adeti izleyen dönemde daha&lt;br /&gt;istekli olduğunu belirlemiştir. Bir üçüncü grup kadının da tam yumurtlama&lt;br /&gt;(ovulasyon) döneminde en yoğun cinsel uyarılmayı hissettiği&lt;br /&gt;belirtilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel uyarılma ile ilgili sorunlar bazı&lt;br /&gt;fiziksel durumlar ve yaşam dönemleri ile ilişkili olabilir. Diyabet, sigara&lt;br /&gt;kullanımı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sinir hasarı hem kadın hem de&lt;br /&gt;erkekte cinsel uyarılmayı olumsuz etkileyebilir. Emziren kadınlarda vajinal&lt;br /&gt;ıslanmada azalma olabileceği belirtilmiştir. Menapoz döneminde ve sonrasında&lt;br /&gt;östrojenin azalması da uyarılmayı zorlaştırabilir. Bazı ilaçlar da uyarılmayı&lt;br /&gt;bozabilir. Antidepresanlar, antihipertansifler ve antihistaminikler sıklıkla bu&lt;br /&gt;yan etkiye sahiptir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Bu işlev bozukluğunun en yaygın nedenleri&lt;br /&gt;arasında suçluluk ve düşmanlık yer almaktadır. Suçluluk genellikle cinsel&lt;br /&gt;ilişkiden hoşlanma isteği ile bunu yapmaktan duyulan korku arasındaki iç&lt;br /&gt;çatışmayı içine alır. Düşmanlık sıklıkla eşle ilgilidir. Kadında cinsel&lt;br /&gt;uyarılmayı artırmaya yönelik tedaviler Genital bölgeye kan akımını artırarak ya&lt;br /&gt;da ıslanmayı kolaylaştırarak etkinlik gösteren ürünler üzerine denemeler sürse&lt;br /&gt;de bunlar henüz deneysel düzeydedir. Bazı vazodilatör kremlerin cinsel&lt;br /&gt;uyarılmayı düzeltici etkisi sınanmaktadır. Sempatik sinir sistemini uyaran&lt;br /&gt;ilaçlar, yohimbin, sildefanil gibi ağızdan kullanılan ilaçlar da&lt;br /&gt;araştırılmaktadır. Bu ilaçlar kan akımını artırarak ya da sinir sisteminin bazı&lt;br /&gt;bölümlerini uyararak çalışırlar. Efedrin cinsel uyarılmayı ve orgazmı&lt;br /&gt;artırabilir. Ancak bu konuda çalışmalar sınırlıdır. Yan etkiler de kullanımı&lt;br /&gt;kısıtlamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Trazodonun cinsel uyarılmayı artırabildiği&lt;br /&gt;belirtilmektedir. Öte yandan kadınlarda depresyon tedavisinde cinsel yan&lt;br /&gt;etkileri olmayan antidepresanlar seçmek de önemli görünmektedir.Nefazodon ve&lt;br /&gt;mirtazapin bu yönden daha güvenlidir. Kadın Orgazmik Bozukluğu Kadın cinsel&lt;br /&gt;yanıtının orgazm kısmıyla ilgili bir bozukluktur. Bu durumda kadın cinsel olarak&lt;br /&gt;uyarılır ancak odaklanma, yoğunluk ve süre yeterli olduğu halde orgazma&lt;br /&gt;ulaşamaz. Yaşam boyu orgazm bozukluğunda kadın bir eşle ya da masturbasyon ile&lt;br /&gt;hiç orgazma ulaşamamıştır. Bu bozuklukla ilgili olarak normalde varolan kişisel&lt;br /&gt;varyasyonların farkında olmak önemlidir. Bir diğer önemli konu da kadının cinsel&lt;br /&gt;birleşme yoluyla orgazm olmamasının kadında bir sorun olduğu şeklinde&lt;br /&gt;yorumlanmasıdır. Birleşme olmadan klitorisin uyarılmasıyla orgazma ulaşan ancak&lt;br /&gt;klitoris uyarılmadığında sadece birleşme ile orgazma ulaşamayan bir kadın orgazm&lt;br /&gt;bozukluğu olarak değerlendirilemez. Çoğu kadın birleşme sırasında orgazma hem&lt;br /&gt;klitorisin elle uyarılması hem de penil vajinal uyarılma ile ulaşırlar. Kinsey&lt;br /&gt;35 yaşın üzerindeki evli kadınların yalnızca %5'inin yaşamlarında hiç orgazma&lt;br /&gt;ulaşmadığını bulmuştur. Orgazm sıklığı yaşla artar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Kadın orgazm bozukluğunun en önemli&lt;br /&gt;nedenlerinden biri "cinsellik eşittir cinsel birleşme" tarzı düşünmedir.&lt;br /&gt;Birleşme ve orgazmın başlıca amaç haline gelmesi orgazmı engeller.Kadının eşine&lt;br /&gt;kızgın olması da nedenlerden biri olabilir. Bir başka neden etkin olmayan cinsel&lt;br /&gt;tekniklerdir. Bazen kadın ve/veya cinsel eşi etkili bir şekilde uyarmayı&lt;br /&gt;beceremez. Sevişmek "bildiğimiz" değil öğrendiğimiz bir şeydir. Kaygı da cinsel&lt;br /&gt;tekniklerin etkin olmasını etkiler. Cinsellikle ilgili aileden ya da dinden&lt;br /&gt;öğrenilenler de bazen kadında kaçınmaya ya da açıkça etkin cinsel uyarımın&lt;br /&gt;reddedilmesine neden olabilir. Bazen kadın için orgazm kendini kaybetmek&lt;br /&gt;anlamına gelebilir. Bu konudaki kültürel beklentiler ve sosyal kısıtlamalar da&lt;br /&gt;oldukça önemlidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Orgazm bozukluğunun tedavisinde sildenafil&lt;br /&gt;kullanımının yararlı olduğuna ilişkin bilgiler vardır. Ayrıca ilaç kullanımına&lt;br /&gt;ikincil olan cinsel işlev bozukluklarında da yararlı olabilir. Buspironun kadın&lt;br /&gt;orgazm bozukluğunda yararlı olabileceği de ortaya atılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a name="5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;Cinsel&lt;br /&gt;ağrı bozuklukları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;-Vaginismus Vagina etrafındaki kasların birleşmeyi imkansız hale&lt;br /&gt;getirecek şekilde istemsiz olarak kasılmasıdır. Vaginismusun nedeni genellikle&lt;br /&gt;cinsel birleşme ile ilgili tiksindirici bir uyarandır. En sık rastlanan&lt;br /&gt;tiksindirici uyaranlar travmatik cinsel saldırılar, ağrılı birleşme ve travmatik&lt;br /&gt;pelvik muayenedir. Diğer nedenler arasında pelvik hastalık ve bilinçdışı korku&lt;br /&gt;ve/veya suçluluk olabilir. Tedavide sistematik duyarsızlaştırma, pubokoksigeal&lt;br /&gt;kas eğitimi ve vajinal dilatörlerin kullanımı beraberce önerilir. Eşin işbirliği&lt;br /&gt;tedavinin etkinliğini belirleyen en önemli etken gibi&lt;br /&gt;görünmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;span style="font-size:-1;"&gt;-Disparöni cinsel ilişki ile birlikte&lt;br /&gt;tekrarlayıcı ya da kalıcı genital ağrı olması. Tekrarlayıcı ya da kalıcı genital&lt;br /&gt;ağrı cinsel birleşme dışındaki cinsel uyarılmayla da ortaya çıkabilir. Disparöni&lt;br /&gt;vestibülit, vajinal atrofi veya vajinal enfeksiyon gibi tıbbi sorunlara ikincil&lt;br /&gt;olabileceği gibi psikolojik de olabilir ya da her iki durum bir arada etkili&lt;br /&gt;olabilir. Ayrıca vajinismusa ikincil ya da ıslanmanın olmamasına bağlı da&lt;br /&gt;olabilir. Tedavide nedene yönelik tıbbi ve cerrahi girişimler önemlidir. Ancak&lt;br /&gt;çoğu kadın için bu girişimlerin yanı sıra bilişsel-davranışçı terapi gerekli&lt;br /&gt;olmaktadır.  Kadın cinsel işlevinde hormonları rolü Hormonlar kadın cinsel&lt;br /&gt;işlevinin  düzenlenmesinde önemli bir rol oynarlar. Hayvan deneylerinde&lt;br /&gt;östrojenin duyuları etkilediğine ilişkin kanıtlar elde edilmiştir. Menapoz&lt;br /&gt;sonrasındaki kadınlara östrojen verilmesi vajina ve klitoristeki kan akımını&lt;br /&gt;artırır. Yaşlanma ve menapoz sonucu en sık karşılaşılan cinsel yakınmalar istek&lt;br /&gt;kaybı, ağrılı cinsel birleşme, cinsel yanıtın azalması, orgazma ulaşmada zorluk&lt;br /&gt;ve genital duyarlığın azalmasıdır. Islanmanın azalması ve duyarlığın bozulması&lt;br /&gt;östrojen düzeylerinin düşüklüğü ile ilişkilidir. Testosteron düzeylerinin düşük&lt;br /&gt;olması cinsel uyarılma, genital duyarlık, libido ve orgazmdaki azalma ile&lt;br /&gt;birliktedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2320000923368485656?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2320000923368485656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kadnlarda-cinsel-islev-bozukluklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2320000923368485656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2320000923368485656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kadnlarda-cinsel-islev-bozukluklar.html' title='Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-5585674963005650914</id><published>2009-07-20T03:57:00.000-07:00</published><updated>2009-07-20T04:00:51.597-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Safra kesesi Hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Safra kesesi için Şifalı Bitkiler ve Genel Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Safra kesesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Safra kesesi Tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Safra kesesi Hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='safra kesesi taşı'/><title type='text'>Safra kesesi</title><content type='html'>&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;b&gt;safra&lt;br /&gt;kesesi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Karaciğerden salgılanan &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;nın toplandığı,&lt;br /&gt;karacigerin alt kısmında bulunan torba şeklinde bir organ-dır.Kesenin görevi,&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;yı depolayıp, yoğunlaştırmak, ve gerekli aralıklarla oniki parmak&lt;br /&gt;barsağına (duodenuma) &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; salgılamaktır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;b&gt;safra kesesi&lt;br /&gt;iltihabı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; taşlarının neden olduğu bir&lt;br /&gt;çeşit iltihaplanmadır. Tıp dilinde kolesistit denir. İki çeşidi vardır. - Müzmin&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; iltihabı &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; büzülür, gereği&lt;br /&gt;gibi çalışamaz hale gelir. Hastanın karnında, özellikle yemeklerden sonra gaz ve&lt;br /&gt;gerginlik vardır. Ayrıca; sağ taraftan başlayıp, kaburgaların altına kadar&lt;br /&gt;yayılan geçici bir ağrı ve sarılık nöbetleri de görülür. Tıp dilinde kronik&lt;br /&gt;kolestit denir. Bu hastalık genellikle 40 yaşını geçmiş şişman kadınlarda&lt;br /&gt;görülür. - Akut &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; İltihabıBilhassa, &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;yollarına yerleşmiş taşın neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde akut&lt;br /&gt;kolestit denir. Hastada karnın sağ üst kısmına gelen ani, şiddetli ve çabuk&lt;br /&gt;gelişen, sırta, hatta sağ omuzun ucuna kadar yayılan ağrı vardır. Ateş artar,&lt;br /&gt;kusma ve bulantı görülür. Her iki çeşit &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; iltihabında&lt;br /&gt;da; vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Ameliyat gerekebilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;gastrit &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Midenin iç&lt;br /&gt;yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide&lt;br /&gt;iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla&lt;br /&gt;kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler,&lt;br /&gt;alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz&lt;br /&gt;olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli&lt;br /&gt;hastalıklar, karaciğer veya &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; hastalıkları, kalp&lt;br /&gt;hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini&lt;br /&gt;tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı,&lt;br /&gt;iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür.&lt;br /&gt;Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk&lt;br /&gt;bahar ve son bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır.&lt;br /&gt;Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin&lt;br /&gt;gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;geğirmek&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çoğunlukla sinirli kimselerde görülür. Bunlar yemeklerde&lt;br /&gt;haddinden fazla hava yutarlar. Ayrıca geğirme mide veya &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Bu nedenle esas nedeni&lt;br /&gt;tespit etmek gerekir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;iştahsızlık &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Soğuk&lt;br /&gt;algınlığı, mide rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları, karaciğer hastalıkları,&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; hastalıkları, böbrek veya kalp hastalıkları,&lt;br /&gt;kadınlarda aybaşı halleri, isteri, yorgunluk, can sıkıntısı, iştahsızlık gibi&lt;br /&gt;nedenlerden kaynaklanabilir. Tedaviye yemekleri belirli saatlerde yemeye&lt;br /&gt;alışmakla başlanabilir. Üzücü ve sıkıcı olaylardan uzak durmaya çalışılır.&lt;br /&gt;Nedeni bulmak için doktora başvurulur.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;kanser&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kanser;&lt;br /&gt;anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana&lt;br /&gt;gelen bir çeşit hastalıktır. Başka bir deyişle vücutta meydana gelen kötü&lt;br /&gt;tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri, ya etraftaki dokuları istila ederek ya&lt;br /&gt;da ak veya kırmızı kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır. Buna&lt;br /&gt;metastaz (yavrulama) denir. Kanserin esas nedenini bilinmemekle beraber, hava&lt;br /&gt;kirliliği, ve sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri sürülmektedir.&lt;br /&gt;Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin&lt;br /&gt;biri görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veya rahimden gelen anormal&lt;br /&gt;kanama veya akıntılar - Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve&lt;br /&gt;ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar - Ses kısıklığı veya&lt;br /&gt;belirli bir sebebi olmayan öksürük - Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben&lt;br /&gt;ve siğillerde görülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki haftadan&lt;br /&gt;fazla devam ederse mutlaka doktora başvurmak gerekir. Kanserin görüldüğü yerler&lt;br /&gt;aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve omurilikte %1 -&lt;br /&gt;Ciltte %10 - Tenasül yollarında, erkeklerde %10, kadınlarda % 6 - Memelerde %14&lt;br /&gt;- Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında, erkeklerde %2, kadınlarda %3 -&lt;br /&gt;Karaciğer ve &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt;nde %3 - Diğer organlarda %8 Bu&lt;br /&gt;bilgilerin ışığı altında, akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide,&lt;br /&gt;incebağırsak, kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla görüldüğü&lt;br /&gt;söylenebilir. Kanser tedavisinde uygulanan makro biyotik gıda rejiminin çok&lt;br /&gt;etkili olduğu, bu rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı&lt;br /&gt;kimselerin de kanser olmadıkları ileri sürülmektedir. Makro-biyotik Gıda Rejimi:&lt;br /&gt;Bir günlük gıdanın, %60'ı buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya çavdar&lt;br /&gt;unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan gübresiyle gübrelenmiş&lt;br /&gt;bahçelerden toplanmış taze ve olgun meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak,&lt;br /&gt;veya domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebze çorbalarından seçilir.&lt;br /&gt;%10-15'I deniz ürünleri arasından veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı&lt;br /&gt;pancar veya şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık yenebilir.&lt;br /&gt;Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek gerekir. Haftada iki kere de fazla&lt;br /&gt;şekeri olmayan meyveler yenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve&lt;br /&gt;içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta gibi şeyler, beyaz&lt;br /&gt;pirinç, tavuk, peynir, yumurta, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker,&lt;br /&gt;üzüm, şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler, kuru fasulye, ve kuru&lt;br /&gt;bezelye, mercimek, mantar, pekmez, bulama, çikolata, kakao, gazoz dahil bütün&lt;br /&gt;meşrubatlar, ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu, bayat&lt;br /&gt;yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda rejimi hiç aksatılmadan&lt;br /&gt;uygulanmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;karaciğer&lt;br /&gt;hastalıkları&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Karaciğer, diyaframın hemen altında, sağ tarafta,&lt;br /&gt;yaklaşık olarak 2 kilogram ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır.&lt;br /&gt;Yaşamak için gerekli olan bir çok kimyasal olay burada meydana gelir.&lt;br /&gt;Karaciğerin görevi : - Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;salgılar. - Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler. - Vücudun ısısını&lt;br /&gt;ayarlar. - Vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar. - Yağ, protein, şeker&lt;br /&gt;ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar. Kan miktarını ayarlar. -&lt;br /&gt;Hormonların görevleri üzerinde etkili olur. Karaciğer yukarıda belirtilen&lt;br /&gt;görevlerinden herhangi birini yapamaz hale gelecek olursa, çeşitli hastalıklar&lt;br /&gt;ortaya çıkar. Bunların en önemlileri, karaciğer yetersizliği, karaciğer&lt;br /&gt;iltihaplanması, karaciğer sirozu, &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; iltihabı ve&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; taşıdır. Karaciğer Hastalıklarının Ortak Belirtileri&lt;br /&gt;: Hasta, sağ böğründe ağrı hisseder. Bağırsaklarında fazla miktarda gaz vardır.&lt;br /&gt;Karnı şişer, anüsten çıkan gaz pis kokar. Cilt rengi ve bazen de göz akı&lt;br /&gt;sararır. Yüzünde ve ellerinde çil gibi lekeler görülür. Hazımsızlıktan şikayet&lt;br /&gt;eder. Sabahları dilinde pas ve ağzında acılık hisseder. Nefesi de kokar. Sabah&lt;br /&gt;saatlerinde ensede ağrı hisseder. Çarpıntı, iştahsızlık vardır. İdrarın rengi&lt;br /&gt;sabahları sarı ve koyu, daha sonraki saatlerde ise, duru ve açıktır. Sık sık&lt;br /&gt;idrara gider. Baldır kasları ağrır. El ve ayaklarında şişlik görülür. Geceleri&lt;br /&gt;uyumak istemez. Görme ve işitme duyguları da zayıflar.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;karın ağrısı &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Karın&lt;br /&gt;boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt;,&lt;br /&gt;pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya rahimde&lt;br /&gt;görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde ağrılara yol açar.&lt;br /&gt;Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur. Karın ağrıları, hastalığın&lt;br /&gt;yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da yavaş yavaş başlar. Ağrı ile birlikte&lt;br /&gt;bulantı, kusma, ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın&lt;br /&gt;ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Doktora danışmadan ilaç,&lt;br /&gt;müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;onikiparmak bağırsağı ülseri&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak&lt;br /&gt;bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen&lt;br /&gt;ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit,&lt;br /&gt;sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve&lt;br /&gt;alkol kullanmak, &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; veya karaciğer yetersizliği, kalp&lt;br /&gt;hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak&lt;br /&gt;veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı&lt;br /&gt;yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine&lt;br /&gt;yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder.&lt;br /&gt;Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür.&lt;br /&gt;Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru&lt;br /&gt;yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarında daha da&lt;br /&gt;artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan&lt;br /&gt;kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak&lt;br /&gt;yaşamaya gayret etmektir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;safra taşları&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; koyulaşması sonucu meydana gelen taşlara halk&lt;br /&gt;arasında &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; taşı, tıp dilinde ise kolelitiasis denir. Yapılarında&lt;br /&gt;kolestrin bulunur. Bazı &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; taşları, rahatsızlık vermez. Bazıları da&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; kanalını tıkar. Çok şiddetli, batıcı bir ağrı, bulantı ve kusma&lt;br /&gt;yapar. Hasta yerinde duramaz olur. Bu olayların hepsine birden &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; krizi denir. Düşmeyen veya alınmayan &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; taşları,&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt;nin iltihaplanmasına da neden olur. &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;taşlarının neden olduğu rahatsızlıkları gidermek için doktor müdahalesi&lt;br /&gt;gerekir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#002180;"&gt;&lt;b&gt;şişmanlık&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlık, alınan kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla&lt;br /&gt;olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde obesite&lt;br /&gt;denir. İstatistiklere göre şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker&lt;br /&gt;hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve&lt;br /&gt;&lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;&lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer&lt;br /&gt;hastalıkları, romatizmal hastalıkların tehdidi altında bulundukları&lt;br /&gt;belirtilmektedir. Bu nedenle şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden&lt;br /&gt;hareketleri yapmak gerekir.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;Safra kesesi için Şifalı Bitkiler&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;a href="http://www.otlu.net/"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;b&gt;Şifalı Bitkiler&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &amp;gt; Bitkiler, Bitki Çayları,&lt;br /&gt;Meyveler, Sebzeler, Baharatlar&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;b&gt;katırtırnağı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İdrar&lt;br /&gt;ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt;&lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;taşlarının düşürülmesine yardım eder. Mesane hastalıklarını tedavi eder.&lt;br /&gt;Romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp hastalıklarında kullanılır. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;b&gt;lahana&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kansere&lt;br /&gt;karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E&lt;br /&gt;vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir.&lt;br /&gt;Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını&lt;br /&gt;düşürür. Sarılık ve &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; hastalıkları için iyidir. Astıma&lt;br /&gt;faydalıdır. Bağırsak kanserine karşı etkili. Lahana kanser hücrelerinin&lt;br /&gt;üremesini engelleyen kimyasal bir madde (isotiocyanates) içeriyor. ABD'de&lt;br /&gt;yapılan bir araştırmaya göre, haftada bir gün lahana yiyenlerin bağırsak kanseri&lt;br /&gt;olma riskleri üçte iki oranında azalıyor.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;b&gt;şeftali&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çiçekleri&lt;br /&gt;kabızlığı giderir ve barsak solucanlarını düşürür. Meyvesi hazmı&lt;br /&gt;kolaylaştırır.İdrar yollarını temizler. Bol miktarda idrar söktürür. Basur&lt;br /&gt;memelerinden doğan şikayetleri giderir. &lt;b&gt;safra&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kesesi&lt;/b&gt; ve böbrekler&lt;br /&gt;için faydalıdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="terim_aciklama"&gt;&lt;em&gt;Aranan kelimeler: Safra kesesi, Safra kesesi&lt;br /&gt;Hastalığı, Safra kesesi Tedavisi, Safra kesesi Hastalıkları, Safra kesesi için&lt;br /&gt;Şifalı Bitkiler ve Genel Cerrahi...&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-5585674963005650914?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/5585674963005650914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/safra-kesesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5585674963005650914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/5585674963005650914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/safra-kesesi.html' title='Safra kesesi'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-511015655842725281</id><published>2009-07-19T17:11:00.000-07:00</published><updated>2009-07-19T17:16:51.228-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anal Fissür'/><title type='text'>ANAL Fissür</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ANAL Fissür NEDİR?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Anal fissür anüs (makat) bölgesini örten deride ağrı, kanama ve kaşıntıya yol açan küçük bir yırtıktır (çatlaktır).&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anal fissür makat kenarındaki deride olan çatlağa verilen isimdir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ANAL FİSSÜRE NELER YOL AÇAR?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Fissür genellikle bir Kabızlık dönemini izleyerek oluşur. Ender olarak bir ishal atağını takiben de oluşabilir. Sert, kuru (taş gibi) bir dışkının zorla anal kanaldan (makattan) geçmesi sırasında bu bölgede yırtık oluşur. Genelde fissür yüzeyel olarak başlar ve hızla iyileşir. Bazen derinleşip altta yatan sfinkter kasına (anal kanal çevresinde dışkılama alışkanlığını kontrol eden kas) ulaşabilir. Bu durumda hastalık kronik (süreğen) hale gelmiştir.Bazı anal fissürler kendiliğinden iyileşirken diğerlerinin neden iyileşemediği kesin olarak anlaşılamamıştır. İyileşme olmamasının en önemli nedenlerinden biri Kabızlık veya ishalin devam etmesidir. Bunlara ek olarak, her dışkılama sırasında (büyük abdest geçişinde) dışkı buradaki yara ile temas eder ve iyileşmeyi geçiktirir. Bu da sfinkterin (makatı kontrol eden kasın) kasılmasına neden olur. Sfinkter kasının (makatı çevreleyen ve kontrolü sağlayan kas) kasılı kalması fissürün (yırtık) iyileşmesini engeller. Nadiren fissürün sebebi Crohn Hastalığı ya da bir enfeksiyon olabilir. Altta yatan hastalığın tedavisi, genellikle fissürün iyileşmesi ile sonuçlanır. Fissürler çok nadiren iltihabi bir hastalığa neden olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ANAL FİSSÜR KANSERE NEDEN OLUR MU?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hayır. Anal fissür ile kanser arasında ilişki yoktur. Fakat anal fissür hastalığının belirti ve bulguları kolon ve rektum (kalın bağırsak) kanserleri ve diğer sindirim sistemi hastalıklarının belirtileriyle benzerlik gösterebilir. Bundan dolayı şikayetler olduğunda önce bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;ANAL FİSSÜR BELİRTİLERİ&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;NELERDİR?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Rektal ağrı: Hastalar sıklıkla dışkılama sırasında meydana gelen yanma ya da yırtılma gibi bir ağrı tanımlarlar. Ağrı dışkılama sonrası dakikalar ya da saatlerce sürebilir. Ağrı sfinkter kasının (anal kanal çevresinde dışkılama alışkanlığını kontrol eden kas) spazmına (kasılmasına) bağlıdır. Bazen hastalar ağrı nedeniyle dışkılamadan kaçabilir.&lt;br /&gt;Rektal kanama: Genellikle az miktarda parlak, kırmızı kanamadır ve tuvalet kağıdında görülebilir veya damla damla kanama olabilir.&lt;br /&gt;Şişme: Fissürün dış kenarında şişme sonucu cilt kabartısı gelişebilir. Makat bölgesinin temizliği sırasında fark edilebilir.&lt;br /&gt;Kaşıntı: Fissürün ardışık olarak iyileşip tekrar açılması sırasındaki akıntı kaşıntıya yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;FİSSÜR NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Düzenli tedavi için şikayetler olduğunda önce bir doktor tarafından değerlendirilme gerekmektedir. Başkalarının kullandığı ilaçlar veya doktor kontrolünde olmadan eczanelerden gelişigüzel temin edilen ilaçlar zaman kaybına neden olabilir. En önemlisi altta yatan başka bir hastalığın varolup olmadığının farkına varılmasıdır.Fissürlerin en az %50’si tedavisiz ya da özel tıbbi kremler ve dışkı (büyük abdest - gaita) yumuşatıcıları kullanımı, Kabızlıktan kaçınma ve oturma banyoları ile iyileşirler. (Orta dereceli ısıdaki suya, günde birkaç defa, 20 dakika boyunca oturma.)İlk basamak olarak varsa Kabızlık veya ishal tedavi edilmelidir. Posalı yiyecekler ve bol miktarda su içimi önemlidir. Bunlara ek olarak bazı krem ve ilaçlar ile sfinkter kasındaki kasılma önlenmeye çalışılır.Bu alandaki diğer bir gelişmede sfinkter kasındaki spazmı çözmek için bu bölgeye iğne yapılmasıdır. Botilinyum toksini sfinkter kasında belli bir süre gevşemeye neden olur ve bu dönemde fissürün iyileşmesi için zaman kazanılır.Hangi hastanın hangi tedaviden yarar göreceğine doktor karar vermelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;TEKRARLAMAMASI İÇİN NELER YAPMALIYIM ?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Kabız olmamak için düzenli sağlıklı besinler tüketilmeli (sebze ve meyve) ve bol su (günde en az 8-10 bardak) içilmelidir. Bunlara ek olarak yapılacak düzenli spor aktiviteleri (örneğin yürüyüş) önerilebilir. Kahve ve alkol tüketimi azaltılmalıdır. Bu önlemlerle dışkılama alışkanlığı düzenlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;İYİLEŞMEYEN FİSSÜRDE NELER YAPILABİLİR?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Tedaviye cevap vermeyen bir fissür iyileşmeyi engelleyen bir nedenin varlığı açısından tekrar incelenmelidir. İnternal anal sfinkter kasında (anal kanalı kontrol eden içteki kas) spazm ya da skar dokusu (sert iyileşme dokusu) varlığı gibi nedenler olabilir. Ağrı ve/veya kanamaya devam eden fissürler cerrahi yolla tedavi edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;AMELİYAT İLE TEDAVİ NELERİ İÇERİR?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Cerrahi tedavi fissürün ve altta yatan skar (sert iyileşme dokusu) dokusunun çıkarılmasını içeren küçük bir ameliyattır. Anal kanalı kontrol eden içteki kasın küçük bir parçasının çıkarılması, ağrı ve spazmın önler ve fissürün iyileşmesine yardım eder.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CERRAHİ TEDAVİ SONRASI İYİLEŞME NE KADAR SÜRE ALIR?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Tam iyileşme birkaç hafta içinde olur. Ancak ağrı sıklıkla birkaç gün içinde ortadan kalkar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;PROBLEM GERİ DÖNERMİ?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Cerrahi tedavi yapılan hastaların %95’inde fissür nedeniyle tekrar problem oluşmaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-511015655842725281?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/511015655842725281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/anal-fissur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/511015655842725281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/511015655842725281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/anal-fissur.html' title='ANAL Fissür'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-2866879981141880718</id><published>2009-07-19T17:05:00.001-07:00</published><updated>2009-07-19T17:07:07.715-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelik'/><title type='text'>Hamile Olmadan Önce Bİlinmesi Gerekenler</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.saglikplatformu.com/saglik_bilgileri/resimler/hamile_kalma.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 140px; CURSOR: hand; HEIGHT: 104px" alt="" src="http://www.saglikplatformu.com/saglik_bilgileri/resimler/hamile_kalma.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hamilelik öncesinde bilinmesi gerekenler ile ilgili paylaşımımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;Pek çok kadın hamile kaldıktan sonra ilk defa doğum uzmanına baş vurmaktadır. Halbuki hamile kalmadan önce her iki eşin doktor kontrolünden geçmesi hamilelikte karşılaşılacak, hem anne hem de doğacak çocuğu etkileyebilecek pek çok problemin önüne geçebilir. Doğurma çağında olan ve yakın gelecekte hamile kalmayı planlayan kadınlar evlilik öncesi ve olağan sağlık kontrollerinde doğum kontrolü veya başka bir sebeple kadın hastalıkları ve doğum uzmanına baş vurduklarında bu konuyu gündeme getirmelidirler. Böyle bir kontrol sırasında baba adayı da muhakkak incelenmelidir. Zira pek çok kalıtımsal hastalıkta babadan geçiş önemli rol oynamaktadır. Konu önemli olmasına rağmen pek az anne ve baba adayı gebelik öncesi doktor kontrolünden geçmektedir. Bunun başlıca sebebi gebeliklerin genellikle planlanmamış olmasıdır. Halbuki hamileliği arzulayan çiftlerin en azından yarısı böyle bir kontrol sonrası alınacak önlemlerden faydalanacaklardır (örneğin hamilelik öncesi sigarayı bırakmak gibi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok anne adayı doğum uzmanına adetleri geciktikten sonra hamile kaldıklarından şüphelenip baş vurmaktadırlar. Bu dönemde gebelik yaklaşık 3-6 haftalıktır. Gebeliğin en önemli dönemi ilk üç ay, yani ilk 12 haftadır. Bu dönemde ceninin temel organ taslaklarının oluşumu tamamlanır. Gebeliğin ilk üç ayında alınacak ve organ oluşumunu bozacak herhangi bir maddenin alınması veya hastalık geçirilmesi doğacak çocukta kalıcı ve hatta gebeliği sonlandırabilecek sakatlıkların gelişmesine yol açabilir. Gebeliğin ilk 3 ayının sonuna doğru maruz kalınan olumsuz etkiler çocuğun sakatlıklarla doğma riskini artırır. Bu dönemin ilk haftalarında bu etkilere maruz kalma ceninde yaşamla bağdaşmayacak bozukluklara neden olacağından hamilelik genellikle düşükle sonlanır. Yukarıda bahsettiğim gibi pek çok anne adayının doğum uzmanına hamileliğin en erken 5-6. haftasında baş vurduğunu düşünürsek, bu kişilere yardımcı olma olanağını önemli ölçüde kaçırmaktayız. Bu sebeple hamilelik öncesi doktor kontrolünün önemi büyüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne adayı teşhis edilmiş hastalıklarını doktora bildirilmesi çok önemlidir. Zira bazı hastalıkların gebelik öncesi tam olarak kontrol altına alınması daha sonra oluşabilecek pek çok sorunun önüne geçebilir. Bu hastalıklardan başlıcası şeker hastalığıdır. Tedavi görmediğinden dolayı, şekeri yüksek olduğu sırada hamile kalan kadınların çocuklarında doğumsal sakatlık riski önemli ölçüde artar. Ayrıca şeker hastalığında kullanılan ve ağızdan alınan bazı ilaçların güvenliği anne ve cenin açısından onaylanmıştır. Bu yüzden hamile kalmayı planlayan şeker hastası anne adayları ağızdan alınan ilaçların yerine insülin hormon tedavisine geçmelidirler. Kan pıhtılaşmasını önleyen 'warfarin' (kumadin) adındaki ilaç da ceninin gelişimi açısından tehlikelidir. Bu ilacı kullanan anne adayları hamile kalmadan önce güvenilir olan heparin tedavisine geçmelidir. Kural olarak hamileliğin planlandığı dönemde alınan bütün ilaçlar, doktora danışılmalı, ceninin gelişimini olumsuz yönde etkileyecek hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lupus bir romatizmal hastalık olup zaman zaman şiddetinde artış görülür. Hastalığın alevlendiği dönemde hamile kalan anne adaylarında, gerek hastalığın seyri, gerekse hamileliğin seyri çok olumsuzdur. Hatta hem anne hem de cenin için hayati tehlike söz konusu olabilir. Bu yüzden bu kişilerin hamile kalmadan önce en az 6 ay hastalıksız bir dönem geçirmiş olması önerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sara hastalığının (epilepsi) tedavisinde kullanılan ilaçlar doğacak çocukta doğumsal sakatlık riskini artırır. Bu sebeple sara hastası olan annelerin hamile kalmadan önce mutlaka sinir hastalıkları uzmanı tarafından görülmesi ve tedaviye en az sayıda ve en düşük doz ilaç ile devam edilmesi lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiroid hastası olan anne adaylarının hamilelikleri sırasında hastalıklarının kontrolü önemlidir. Tiroid hormonun yüksek veya düşük olması hamileliği kaybetme riskini arttırır. Ayrıca hamilelik döneminde tiroid hormon düzeyi düşük olan annelerin çocuklarının zeka gelişimi sağlıklı annelerin çocuklarına göre daha düşüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astım hastalığının teşhisi ve kontrol altına alınması hamile kalmayı planlayan anne adayları için çok önemlidir.Zira hamilelik durumu, hastaların yaklaşık üçte birinde astımın seyrini kötüleştirir. Astım hastalığında hastaların solunum yollarında geçici olarak daralma olur. Bu daralma şiddetli olursa annenin kanındaki oksijen düzeyi düşer. Dolayısıyla fetusa giden oksijen miktarı da azalacağından doğacak çocukta beyin hasarına kadar varabilecek sakatlıklar görülebilir. Astım hastalığı teşhisi konmuş anne adaylarının hamilelik öncesi en uygun tedaviye başlanması ve astım nöbet sıklığının en aza indirilmesi hatta tamamen önlenmesi amaçlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik bazı kalp hastalıklarının seyrini de kötüleştirebilir. Hatta bazı kalp hastaları için hamilelik hayati tehlike yaratır. Bu sebeple kalp hastalığı teşhisi konmuş veya muayenede bu doğrultuda bulguları olan anne adaylarının gebelik öncesi tetkikleri, gebeliği kaldırabilip kaldıramayacaklarının bilinmesi çok önemlidir. Eğer gebelik hayati tehlike teşkil ediyorsa bu hastalara doğum kontrolü tavsiye edilmesi veya ancak gerekli tedbirler alındıktan ve anne adayı gebeliğin kendilerine getireceği riskleri anladıktan sonra hamileliğe müsaade edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şekilde böbrek yetmezliği de gebeliği olumsuz yönde etkiler. Ayrıca gebelik durumu böbrek yetmezliği olan hastaların durumunu kalıcı olarak kötüleştirebilir. Bu sebeple böbrek yetmezliği olan anne adayları hamilelik öncesi tetkik edilmelidir. Böbrek yetmezliği ileri boyutta ise hamilelik tavsiye edilmez. Fakat seçim, gebeliğin getirdiği riskleri anlıyor ve kabul ediyorsa anne adayına bırakılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek tansiyonun gebeliğin gidiiatına pek çok olumsuz etkisi vardır. Bu sebeple bu tür hastalar gebelikleri boyunca yakından takip edilmelidirler. Ayrıca gebelikten önce yüksek tansiyon teşhisi konmuş anne adaylarının kullandığı bazı ilaçlar ceninin gelişimini olumsuz olarak etkiler. Bu tip ilaçları kullanan annelerin tedavisinin gebe kalmadan önce yeniden düzenlenmesi ve gebelik için güvenilir bir tedaviye geçilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebeliğin erken dönemlerinde geçirilebilecek bazı bulaşıcı hastalıklar düşüklere ve hatta doğumsal sakatlıklara neden olabilir. Bu tip hastalıkları geçirmekte olan annelere hamile kalmaları tavsiye edilmez. Hatta böyle bir riski önlemek için kızamıkçık, suçiçeği, sarılık gibi bazı hastalıkları geçirmemiş veya bu hastalıklara karşı aşılanmamış anne adaylarına gebelik öncesi aşı yapılabilir. Su çiçeği ve kızamıkçık etkeni içeren aşılardan sonra 3 ay hamile kalınmamalıdır. Ayrıca hamileliğin planlandığı dönemlerde, söz konusu bulaşıcı hastalıklardan sakınmak amacıyla, anne adayları hayvan ve özellikle kedi dışkısına maruz kalmaktan sakınmalı (örneğin ev kedilerinin dışkıladığı kumu temizlemek gibi), pastörize edilmemiş peynirleri yememeleri (rokfor ve benzeri peynirler dahil), çiğ sebze ve etlerden kaçınmaları (sushi gibi), bahçe ile uğraşırken eldiven giymeleri tavsiye olunur. Yine aynı sebeple bu dönemde anne adayları, ateşli hastalık geçiren çocukların yanına yaklaşmamalıdır. Bu durum özellikle okul ve kreş gibi yerlerde çalışan anneler için daha büyük önem taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamile kalmayı planlayan bütün anne baba adayları, AIDS hastalığının etkeni olan HIV için test edilmelidir. Bu virüsü taşıyan hastalar gebelikleri boyunca uygun tedaviyi alır ve doğum uygun şartlar altında gerçekleştirilirse doğacak çocuğa hastalığın geçiş riski %1 den azdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarılık etkenlerinden biri olan Hepatit virüsü taşıyan anne adaylarının tespiti de önemlidir. Zira doğum sonrası bu annelerin bebeklerinin aşılanması hastalığın geçişini önleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik öncesi sigara, alkol ve diğer madde bağımlılıkların da gündeme getirilmesi lazımdır. Bu tip bağımlılıklardan kurtulmak hem doğacak çocuğun hem de annenin sağlığı açısından son derece önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne ve babada olabilecek kalıtımsal hastalıkların tespiti doğacak çocukta da bu hastalığın görülme olasılığını tespit etme açısından çok önemlidir. Kimi durumlarda ebeveynlerden biri hastalığın sadece taşıyıcısı olabilir. Bu durumda ebeveynin kendinde veya çocuğunda hastalık görülmez. Fakat her iki ebeveyn de o hastalığın taşıyıcısı ise çocuğun hasta doğma riski vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi kalıtımsal hastalıklar belli ırklarda daha sık görülür ve taşıyıcılarının sıklığı fazladır (örneğin Akdeniz havzasında yaşayan halklarda Akdeniz kansızlığı sıktır). Dolayısıyla taşıyıcıların sık olduğu toplumlar, bazı hastalıkların taşıyıcılık durumunu tespit açısından taranabilirler. Ebeveynlerin taşıyıcılık durumunun önceden bilinmesi, doğacak çocukta hastalık görülme ihtimalinin önceden saptanmasını sağlar. Anne, baba adayı ve doktorları bu bilgiler ışığında gebeliğe karar verip, gerekli tedbirleri alabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalıtımsal hastalık taşıyıcıların tespitinde, ailenin diğer fertlerinde herhangi bir kalıtımsal hastalığın görülüp görülmediğinin bilinmesi de yardımcı olur. Bu yüzden aile fertleri hakkında detaylı bilgi verilmesi ve hatta gereken durumlarda fotoğraflarının temini, doğum öncesi kalıtımsal hastalık riskinin tahmininde yol gösterici olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer planlanan hamilelik ilk değilse, daha önceki gebeliklerde karşılaşılmış sorunların bilinmesi daha sonra ki gebelilerde bu sorunlara karşı alınacak tedbirlerin planlanmasına yardımcı olacaktır. Örneğin 2’den fazla düşük olmuşsa anne ve babanın genetik açıdan tetkiki düşüklerin kalıtımsal olduğunu gösterebilir. Tekrarlayan düşüklerin başka bir sebebi de, annede kanın pıhtılaşmaya normalden fazla yatkın olmasıdır. Hamilelik öncesi pıhtılaşmayı engelleyecek bir tedavinin başlaması bu nedenle oluşabilecek gebelik kayıplarını engelleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamileliği planlayan anne adayı gıdasına da önem göstermelidir. Gebelik öncesi bazı vitaminler bazı doğumsal sakatlıkları önleyecektir. Örneğin folik asit isimli vitaminin gebeliğin ilk haftalarında alınmasının, omurilik ile ilgili doğumsal sakatlıkları yaklaşık % 50 azalttığı gösterilmiştir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-2866879981141880718?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/2866879981141880718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hamile-olmadan-once-bilinmesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2866879981141880718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/2866879981141880718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/hamile-olmadan-once-bilinmesi.html' title='Hamile Olmadan Önce Bİlinmesi Gerekenler'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-1153673333621962350</id><published>2009-07-19T17:02:00.000-07:00</published><updated>2009-07-19T17:05:03.785-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel İlişki ve Gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelik'/><title type='text'>Gebelik Oluşumu</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.saglikplatformu.com/saglik_bilgileri/resimler/preg1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 145px; CURSOR: hand; HEIGHT: 146px" alt="" src="http://www.saglikplatformu.com/saglik_bilgileri/resimler/preg1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;Erkek çocukta, spermler testisler de (erkek yumurtalıkları) ergenlik çağının başlangıcı ile üretilmeye başlar.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm spermler başlangıçta testislerin bir bölümünde hareketsiz bir şekilde depolanırlar. Daha sonra testislerin alt bölümüne geçen bir grup sperm orada olgunlaşarak hareketlilik kazanır ve özel kanallardan geçerek, çeşitli sıvılarla karışıp, cinsel ilişki esnasında vajinaya boşaltılan ejekulatı, (meni) (sperm+sıvı bileşimini) oluştururlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erişkin çağında insanoğlunun her cinsel birleşmesinde vajinaya ortalama 2-2.5 mililitre hacminde (mililitrede ortalama 70 milyon sperm bulunan) ejekülat boşalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek bir spermin kadın yumurta hücresini dölleyeceği göz önünde bulundurulursa, her cinsel ilişkide 100-150 milyon spermin vajinaya bırakılması, yumurta hücresinin döllenme şansını arttırmak için olduğu açıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spermlerin büyük bir kısmı ilişki sonrası vajinadan dışarı dökülür. Küçük bir kısmı spermlerin yaşaması için uygun ortam olan servikal kanala.(rahim ağzındaki kanal) girmeyi başarabilir(şekil). Bunların bir kısmı servikal (rahim ağzı) kanal girintilerine, bir kısmı da rahim boşluğundaki girintilere takılıp hedefe ulaşamazken, bir kısmı da yumurta hücresinin yanından geçerek karın boşluğuna dökülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadının yumurtlama gününe denk gelen cinsel ilişkide 100-150 milyon adet olarak yola çıkan spermlerden yalnız 200 tanesi yumurta hücresine ulaşmayı başarır. Bunlardan sadece bir tanesi bu engelli yarışmayı kazanıp kadının yumurta hücresinin içine girip döllenmeyi gerçekleştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döllenen yumurta tüpler yolu ile rahim içine gelip rahim içini döşeyen, gebelik için tüm hazırlıklarını yapmış tabakaya (endometriyum) yuvalanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yuvalanma esnasında bazen lekelenme tarzında, bazen de bir adet kanamasını miktar ve süre olarak taklit eden vajinal kanama olur. Her yuvalanma işlemi esnasında vajinal kanama olması beklenmez. Bu kanama hastanın doktora yanlış son adet tarihi beyan etmesine neden olur. Bu olaya halk arasında üste/üstüne görme olarak denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutulmamalıdır ki her cinsel ilişki hamilelik ile sonlanmaz. Normal sağlıklı çiftlerin korunmadan cinsel birlikteliği ile gebe kalma şansları ilk ay %25, ilk altı ay içinde %60, on iki ayda %80 ve 18 ay gibi bir süre içinde %90 dır.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-1153673333621962350?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/1153673333621962350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/gebelik-olusumu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1153673333621962350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/1153673333621962350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/gebelik-olusumu.html' title='Gebelik Oluşumu'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-347134544920765492</id><published>2009-07-19T17:00:00.000-07:00</published><updated>2009-07-19T17:02:35.084-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız ve Diş Sağlığı'/><title type='text'>SÜT DİŞLERİ ne zaman düşer ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://totaldis.com.tr/images/süt%20diş.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 109px; CURSOR: hand; HEIGHT: 59px" alt="" src="http://totaldis.com.tr/images/süt%20diş.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Süt Dişlerinin düşme süresine ilişkin yazımızı sizlerle sunuyoruz,umarım faydalı bilgiler vermişsiz..İyi okumalar dileriz.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Süt disleri çocukluk döneminde ortalama 8. ayda sürmeye baslar ve 33. aya kadar sürmeleri devam eder.Ilk olarak 6-10. aylarda alt çenede ön bölgedeki kesici süt disleri sürmeye baslar,hemen ardindan üst çene ön bölgedeki kesici süt disleri takip eder.Agizda toplam 20 tane süt disi vardir,en son süren süt disleri çenenin arka kismindaki süt azi disleridir. Dis sürmesindeki gecikmeler genellikle beslenme ve genetik kaynaklidir.Anne sütü alan çocuklarda süt dislerinde sürme bozukluklari daha az gözükmektedir.Çocugun anne sütü emme esnasinda agzinda meydana gelen negatif hava basinci çene gelisimini dolayisiyla süt dislerin sürmesini olumlu yönde etkiledigi gibi,anne sütünün besleyici özelligi gelisime yine olumlu yönde katkida bulunmaktadir. Süt disleri sürme esnasinda bebege kasinma,yanma kimi zamanda ufak agrilar seklinde rahatsizlik verir,bebegin agzina ve özellikle agzin bilhassa önbölgesine oyuncaklarini veya elini getirmesi ve isirmasi bebegin dis çikarttigini düsünmemize sebep olabilir.Bebekte meydana gelen dis sürmesi esnasindaki rahatsizligi dis sürme oyuncaklari veya kasintiyi ve agriyi giderici merhemlerle bebegin bu dönemi az bir sikintiyla atlatmasi saglanabilmektedir.Dis çikartma esnasinda bebekte genel bir ateste görülebilir,bu tip durumlarda dis doktoruna basvurulmasinda büyük fayda vardir. Süt disleri agizda aralikli sekilde bulunabilecegi gibi sirali düzgün bir sekildede bulunabilirler.Bu çocugun ilerde çikacak olan daimi dislerininde ayni sekilde olacagi anlamina gelmemektedir. Süt disleri ilerde sürecek olan daimi dislerin yerini muhafaza eder ve çene gelisimini tetikler,bu sebeple süt disleri agizda daimi disler sürene kadar korunmalidir.Süt dislerinde meydana gelen çürük,kirilma,iltihaplanma mümkün oldugu ölçüde tedavi edilmelidir,eger tedavisi mümkün degilse ve alttan gelecek olan daimi dise zarar verecegi düsünülürse süt disinin çekimi uyugun görülebilir,ancak erken çekilen süt disinin meydana getirecegi bosluk ilerde daimi dislerde çaprasikliklara sürme bozukluklarina sebep olabilir,bu nedenle erken çekilen süt disinin yerini muhafaza etmek için dis hekimi tarafindan yer tutucu apareyler yapilabilir.Yer tutucular alttan gelen daimi dis sürene kadar mevcut yeri koruyarak komsu dislerin bölgeye kaymasini engeller. Süt disleri daimi dislere uygulanan dolgu,kanal tedavisi gibi tedavileri rahatlikla kabul edebilmektedir,süt dislerinin erken çekimi en son düsünülmesi gereken tedavi seçenegi olmalidir.Anne ve babanin dis firçalama aliskanligini çocuga arka süt disleri çiktiktan sonra vermeleri gerekmektedir.Süt dislerine gerekli önemi gösteren çocuk ilerde daimi dislere de ayni özeni gösterecektir. Alti yasinda ilk daimi dis süt dislerinin en arkasindan süren alti yas diside denilen birinci büyük azi disidir.Daha sonra ön süt disleri 7 yasinda sallanmaya baslar ve çikarak yerini daimi dislere birakirlar,bu daimi disler süt dislerinden daha uzun ve daha genistiler.Süt disleriyle daimi disleri birbirinden ayiran en bariz özellik, görünüs olarak daimi disler daha keskin çizgilere sahiptirler &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-347134544920765492?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/347134544920765492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/sut-disleri-ne-zaman-duser.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/347134544920765492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/347134544920765492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/sut-disleri-ne-zaman-duser.html' title='SÜT DİŞLERİ ne zaman düşer ?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8829260815526989238</id><published>2009-07-19T16:58:00.000-07:00</published><updated>2009-07-19T16:59:54.755-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız Kokusunun Nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız ve Diş Sağlığı'/><title type='text'>Ağız Kokusunun Nedenleri</title><content type='html'>Ağız kokusuna neden olan faktörleri yazımızda anlattık.İyi okumalar dileriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Diş aralarında , dil üzerinde ve diğer&lt;br /&gt;çevre dokularda kalan yiyecek artıklarının&lt;br /&gt;ağız içindeki bakteriler aracılığı ile kötü&lt;br /&gt;kokulu bileşiklerin oluşmasına sebep&lt;br /&gt;olmaktadır.&lt;br /&gt;*Ayrıca ; ağız bakımı eksikliğine bağlı&lt;br /&gt;olarak oluşan bu ortamda , diş çürükleri ve&lt;br /&gt;dişeti hastalıkları da meydana gelerek tabloyu ağırlaştırmaktadır.&lt;br /&gt;*İyi temizlenmeyen protezler de benzer şekilde ağız kokusunun daha şiddetli&lt;br /&gt;hissedilmesine neden olmaktadır* Tükürük ağızda kokuya neden olan gıda artıklarının temizlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Bazı ilaçların sürekli kullanımında, tükürük bezleri ile ilgili hastalıklarda veya sürekli ağız solunumu yapan kişilerde, tükürük azlığına bağlı olarak ağız kokusu gelişebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8829260815526989238?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8829260815526989238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/agz-kokusunun-nedenleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8829260815526989238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8829260815526989238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/agz-kokusunun-nedenleri.html' title='Ağız Kokusunun Nedenleri'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7570099345327700734</id><published>2009-07-19T16:56:00.000-07:00</published><updated>2009-07-19T16:58:48.932-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız ve Diş Sağlığı'/><title type='text'>Ağız Kokusu Nedir?</title><content type='html'>Bu yazımızda coğu zaman kendimizden çok karşımızdaki insanların huzuru açısından önemli olan ağız kokusunun tanımına yer veriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusu bireylerin hem sağlığını hem de sosyal yaşamını doğru- dan etkileyen bir sorundur.Ağız kokusu ; bazı bakterilerin ağız içindeki gıda artıkları ile birleşerekoluşturduğu hoş olmayan kokudur.Bu sorun genellikle ağız içi ne- denlerde kaynaklanmaktadır,ancak daha az sıklıkla olmakla birlikte bazı sistemik hastalıklarında ağız kokusuna neden olduğu bilinmek- tedir.Bu koku özellikle sabahları ağızda belirgin halde hissedilir. Ancak sağlıklı bireylerde ;sabahları oluşan bu koku dişlerinfırçalanması ve diş ipi kullanılması ile ortadan kalkar.Ağız bakımı sağlanmasına rağmen koku devam ediyorsa, dişhekiminebaşvurulmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7570099345327700734?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7570099345327700734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/agz-kokusu-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7570099345327700734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7570099345327700734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/agz-kokusu-nedir.html' title='Ağız Kokusu Nedir?'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8516112588017439029</id><published>2009-07-19T16:55:00.000-07:00</published><updated>2009-12-01T12:22:46.929-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KÜÇÜK ÇENELİ VE KALIN ENSELİ OLMAK.UYKU APNESİ'/><title type='text'>KÜÇÜK ÇENELİ VE KALIN ENSELİ OLMAK, UYKU APNESİNİ ARTIRIYOR!</title><content type='html'>Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun 10 saniyeden fazla sürmesi olarak tanımlanıyor. Uyku apnesi sırasında hastalarda çok şiddetli horlama oluyor. International Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Uyku Bozuklukları Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, uyku apnesiyle gelişen şiddetli horlamanın kişinin evinde yaşayanları olumsuz etkilediği gibi, alt ve üst komşuları bile rahatsız ettiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykuda oluşan her soluk durması, apne olarak adlandırılmıyor. Bunun için kişinin 10 saniyeden fazla nefessiz kalması şart. Apnenin dışında ‘hipopne’ denilen ve solunumdaki akım azalması da kişilerin göğüs hastalıkları uzmanına başvurmasını gerektiriyor. Hipopnede, kişinin nefes alırken akım süresi yarı yarıya azalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku sorunu yaşayan kişilerde hem uyku apnesini hem de hipopneyi araştırdıklarını belirten Prof. Bülent Tutluoğlu, “Normal insanlarda bile saatte beş defa apne olabiliyor. Bu normal, ancak soluk durmaları beşin üzerine çıkınca sorun yaşanıyor” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;APNENİN ÜÇ DERECESİ VAR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer uyku apnesi, saatte 5-15 arasındaysa hafif, 15-30 arasındaysa orta, 30’un üzerindeyse ağır uyku apnesi olarak adlandırılıyor. Sık uyanmalar, gerçek uyanma olarak görülebileceği gibi bazıları da fark edilmeyebilir. Uyku apnesi olan kişilerde ertesi gün aşırı bir yorgunluk hissi oluyor. Düzenli uyku uyunamadığı için sürekli bir yorgunluk hissi duyuluyor. Uyku apnesi ve hipopneler sırasında oksijen düşüyor, ölüme kadar gidebilecek ağır tablolar ortaya çıkabiliyor. Koah ile birlikte uyku apnesi varsa düşük olan oksijen iyice düşüyor. Hastanın uyku sırasında ölmesine neden olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KÜÇÜK ÇENE VE KALIN ENSE APNE NEDENİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apnenin nedenleri hakkında bilgi veren Prof. Bülent Tutluoğlu, bunları şöyle sıraladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişinin 30 yaşın üzerinde olması, tıkayıcı apne riskini artırıyor&lt;br /&gt;Erkeklerde kadınlardan iki veya 3 kat fazla apne görülüyor&lt;br /&gt;Eğer kişinin ailesinde uyku apnesi varsa, kendisinde de apne gelişebiliyor&lt;br /&gt;Uyku apnesi siyah ırkta daha fazla görülüyor&lt;br /&gt;Omurgadaki yapısal bozukluklar ve eğrilikler apne ihtimalini artırıyor&lt;br /&gt;Yüzdeki anomaliler ve çene yapısının küçük olması, apnede risk faktörü, çünkü çene arkaya doğru giderek solunum yolunu tıkayabiliyor&lt;br /&gt;Menopoz kadınlarda uyku apnesi riskini artırıyor&lt;br /&gt;Obezite uyku apnesine yol açıyor. Uyku apnesi olanların yüzde 70’inden fazlasında obezite görülüyor&lt;br /&gt;Boyun çevresi ne kadar genişse, apne riski o kadar yüksek. Erkeklerde 43, kadınlarda 42 santimetrenin üzerindeyse uyku apnesi gelişebiliyor.&lt;br /&gt;Ağızda, burunda tıkayıcı sorunlar, burun kemiğindeki eğrilik apne nedeni&lt;br /&gt;Kemik deformiteleri uyku apnesine yol açabilir&lt;br /&gt;Alkol veya ilaç kullanımı da solunum yollarının tıkanmasına neden olabiliyor&lt;br /&gt;Uyku ilaçları bu riski artırıyor&lt;br /&gt;Sırt üstü yatmak ve yüksek yastıkta yatmak da apneyi artırıyor&lt;br /&gt;Sigara önemli risk faktörü. Nikotin kasları gevşeterek apneyi artırıyor&lt;br /&gt;Kötü uyku alışkanlıkları yani değişik zamanlarda, değişik yerlerde uyuma ve aşırı yorgunluk da apneye neden oluyor&lt;br /&gt;Hipotiroidi (tiroid bezinin çok çalışması) ve akromegali hastalığı da apneyi artırıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apnenin en büyük belirtisi horlama. Bazen kişi çok şiddetli bir ses çıkararak horladığının farkında olmuyor. Aynı evde yaşadığı kişiler, eşi, yakınları rahatsız olduğu gibi alt ve üst komşular da rahatsız oluyor. Horlamanın dışında uyanma atakları, huzursuz hareketler, bacak hareketleri, nefessiz kalma hissiyle uyanma da önemli belirtiler arasında yer alıyor. Gün esnasında sabah kalkınca baş ağrısı olması, gün içerisinde uyuklama, toplantılarda uyuklama, birisiyle konuşurken dahi uyuklama görülüyor. Bu durumun kişinin yakınları tarafından fark edilip mutlaka hekime yönlendirilmesi, uyku bozuklukları kliniğine başvurulması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;UYKU LABORATUVARINDA NELER YAPILIYOR?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polisomnografi cihazı ile uyku apnesine tanı konuluyor. Vücuda değişik elektrotlar bağlanıyor, göğüs, karın, ayak hareketleri, kasların kasılma gücü ve beyin EEG’si çekiliyor. EEG ile uyku apnesi, solunum akımı ve göz hareketleri kaydediliyor, uyku apnesi olup olmadığının test edilmesi için kişinin bir gece labotuvarda kalması gerekiyor. Çıkan rapor yaklaşık 1,5 saat inceleniyor. Gerçekten apne olup olmadığı araştırılıyor. Apnenin, üst solunum yollarındaki tıkanıklıktan olup olmadığına bakılıyor. Ayrıca beyindeki bir bozukluktan kaynaklanıp kaylanmadığı araştırılıyor. Hastaya uyku apnesini önlemek amacıyla çeşitli tedavi seçenekleri sunuluyor. CPAP denilen cihazlar ile, üst solunum yollarındaki tıkanıklığa basınçlı hava veriliyor. Ne kadar basınçlı hava verileceği de, uyku laboratuarında ya da OTO-CPAP cihazına kişinin bağlanıp bir gece hastanede yatması ile anlaşılıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8516112588017439029?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8516112588017439029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kucuk-ceneli-ve-kalin-enseli-olmak-uyku.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8516112588017439029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8516112588017439029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kucuk-ceneli-ve-kalin-enseli-olmak-uyku.html' title='KÜÇÜK ÇENELİ VE KALIN ENSELİ OLMAK, UYKU APNESİNİ ARTIRIYOR!'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-8229952434392985309</id><published>2009-07-11T17:56:00.000-07:00</published><updated>2009-07-11T17:57:21.517-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yüz Estetiği'/><title type='text'>Yüz Estetiği</title><content type='html'>Kulak Estetiği (Otoplasty)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulakta en sık rastlanan deformite kepçe kulak deformitesidir. Bu deformite, kulakların normal anatomik duruşundan öne doğru açılanması şeklinde görülür. Kepçe kulak deformitesinin ameliyat (otoplasti) ile düzeltilmesi için en uygun dönem okula başlamadan önceki dönemdir ancak daha sonra da her yaşta düzeltilebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılır ve deformitenin ağırlığına göre yaklaşık 1-2 saat sürer. Ameliyat, kulak kepçesinin arka yüzünden yapılır, kulak kıkırdakları olması gereken kıvrımlarda şekillendirilir. Kulağın görünen yüzeylerinde dikiş izi hiç olmaz. Ameliyat olduğunuz gün evinize dönebilirsiniz. Kulağa 3 gün süre ile bandaj uygulanr. Ameliyattan sonra kulakta şişlik ve morarma olabilir, bu durum 1-2 hafta içinde normale döner. Ameliyattan 3 gün sonra işe dönebilir veya uçak yolculuğu yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulakta görülebilen diğer deformite ve anomaliler hakkında kliniğimizden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasty)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş ilerledikçe kaş yapısı sarkar ve kaş ile birlikte üst göz kapağı derisinde bollaşma ve aşağı doğru sarkma oluşur. Alt göz kapaklarında ise deride bollaşma, kırışıklık ve göz altı torbalarının belirginleşmesi meydana gelir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blefaroplasti ameliyatları üst ve alt göz kapaklarının estetik ameliyatıdır ve gerektiği taktirde kaş kaldırma veya alın germe ile birlikte yapılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyat, üst göz kapağında kıvrım çizgisi üzerinden, alt göz kapağında kirpiklerin hemen altından girilerek yapılır, bu sayede ameliyat izleri belirgin değildir ve gizli kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blefaroplasti ameliyatları genel ya da lokal anestezi altında yapılabilir. Üst göz kapağı ameliyatı 40 dakika ve alt göz kapağı ameliyatı ise 1 saat sürer. Ameliyattan sonra aynı gün eve dönülebilir. Rahatsız edici bir şekilde ağrı şikayeti oluşturmaz. Göz kapaklarında ameliyatın etkisinden kaynaklanan şişlik ve morarma oluşur ve 5-7 gün içinde azalır ve geçer. Ameliyattan 4 gün sonra uçak yolculuğu yapılabilir ve 1 hafta sonra işe dönülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyattan 1 hafta önce, mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkan dinamik çizgilerin tekrar oluşmasını engellemek ve bu kasların ameliyat öncesi gevşemesini sağlamak üzere botox uygulaması yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz Germe (Face Lift)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan yüzünde stres, yer çekimi, sigara ve güneşin olumsuz etkileri yaş ilerledikçe sarkma ve kırışıklık ile ortaya çıkar, ayrıca yüz kemikleri incelir, hacim kaybeder; Kaslar zayıflar, gevşer ve yer çekiminin etkisine yenik düşerek sarkmaya başlar; Yağ dokusu zayıflar, azalır ve incelir ve bu yüzden üzerindeki deri bollaşır, buruşur, elastikiyetini yitirerek tüm yumuşak dokular ile birlikte sarkma yapar. Bu mekanizma ile yüzdeki statik çizgiler ortaya çıkar. Diğer taraftan mimik kaslarının yıllarca çalışıp üzerindeki deri kıvrımların belirginleşmesi ile dinamik çizgiler de ortaya çıkar. Yüz germe işlemi, ilerleyen yaşın bu tür etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik yapılan face lift işlemidir. Yüz germe işlemi ile birlikte göz kapaklarının gerilmesi, çene altına liposuction, yağ ve doku injeksiyonu ve Nd-Yag lazer ile uygulamalaı yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz, anatomik olarak üç farklı bölgeye ayrılır. Üst yüz, şakak bölgesi, alın ve kaşları içerir, bu bölgeye uygulanan girişim üst yüz germe işlemidir. Orta yüz, yanak ve üst dudak bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim orta yüz germe işlemidir. Alt yüz, çene altı ve boyun bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim alt yüz ya da boyun germe işlemidir. Her bir bölgeye tek tek ya da bir arada cerrahi girişim uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üst yüz germe, kaşları kaldırmaya, alın ve şakak bölgesini germeye yönelik olarak yapılır. Klasik ameliyat tekniği ile saçlı bölgeden her iki kulak kepçesinin arasındaki mesafe kesilir, alın derisi sıyrılarak gerdirilir. Bu teknikte ameliyat izi saçların içinde uzun bir çizgi olarak saklı kalır. Cilt bolluğu olmayan vakalarda endoskopik teknik kullanılır ve saçların arasında 2 cm uzunluğunda 4 adet kesi ile ameliyat gerçekleştirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta yüz germe işlemi, yanakların sarkıklığını gidermeye ve yanak derisini germeye yönelik olarak yapılır. Ameliyatın kesisi kulak dibi hatlarından yapılır, bu sayede görünür bir iz kalmaz. Cilt bolluğu olmayan vakalarda endoskopik teknik uygulanır ve izler sadece saçlı deri içinde 2 cm uzunluğunda gizli kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyun germe işlemi genellikle orta yüz germe işlemi ile bir arada uygulanır. Boyun germe işleminde yapılan ameliyat kesisi kulak arkasından saçlı deriye doğru uzatılır. Boyun derisi ve kasları serbestleştirilerek yukarıya doğru asılır. Boyundaki sarkma ve kırışıklıklar giderilir, çene açısı belirginleşir, gergin bir boyun görünümü kazandırılır. Kesi, kulak arkasında kaldığı için, dışarıdan bakıldığında görünür bir iz kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılır ve süresi yapılacak işlemlere göre 4-7 saat sürer. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Ameliyatı takip eden 2 gün boyunca yüz, hafif baskılı bir bandaj ile sarılır. Ameliyattan sonra yüz bölgesinde ağrı, gerginlik hissi, şişlik, morarma ve deri yüzeyinde uyuşukluk gibi şikayetler olabilir. Ağrı rahatsız edecek şiddette olmaz ve ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Şişlik ilk birkaç gün içinde hızla azalır, geri kalan ve dikkat çekecek kadar belirgin olmayan hafif şişliğin kaybolması ve cildin yüz üzerine tam olarak oturması yaklaşık 4-6 ay sürer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyattan 1 hafta önce, mimik kaslarının hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkan dinamik çizgilerin tekrar oluşmasını engellemek ve bu kasların ameliyat öncesi gevşemesini sağlamak üzere botox uygulaması yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyun Germe (Neck Lift)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz, anatomik olarak üç farklı bölgeye ayrılır. Üst yüz, şakak bölgesi, alın ve kaşları içerir, bu bölgeye uygulanan girişim üst yüz germe işlemidir. Orta yüz, yanak ve üst dudak bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim orta yüz germe işlemidir. Alt yüz, çene altı ve boyun bölgesini içerir, bu bölgeye uygulanan girişim alt yüz ya da boyun germe işlemidir. Her bir bölgeye tek tek ya da bir arada cerrahi girişim uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyun germe işlemi genellikle orta yüz germe işlemi ile bir arada uygulanır. Boyun germe işleminde yapılan ameliyat kesisi kulak arkasından saçlı deriye doğru uzatılır. Boyun derisi ve kasları serbestleştirilerek yukarıya doğru asılır. Boyundaki sarkma ve kırışıklıklar giderilir, çene açısı belirginleşir, gergin bir boyun görünümü kazandırılır. Kesi, kulak arkasında kaldığı için, dışarıdan bakıldığında görünür bir iz kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaş Kaldırma (Brow Lift)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaş kaldırma ameliyatı kaşların pozisyonundan kaynaklanan olumsuz yüz ifadesini gidererek daha canlı ve daha kendinden emin bir görünüm kazandırma amacıyla yapılan işlemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaş kaldırma ameliyatları, üst yüz ya da alın germe ameliyatının içinde, blefaroplasti ameliyatı ile kombine edilerek ya da tek başına uygulanabilir. Kaşlarda sarkıklık ve düşüklük söz konusu olan durumlarda alın germe ameliyatı daha uygun bir seçenektir. Kaşlarda herhangi bir sarkma söz konusu olmayıp kenarlarının kalkması arzu edildiğinde alın germe işlemini uygulama gereği yoktur. Tek başına kaş kaldırma girişimi hastanede yatış olmadan, lokal anestezi altında uygulanabilir. Ameliyat, saçların arasından yapılan 1 cm. lik kesi içinden girilerek kaşların altındaki dokuların yukarıya doğru asılması şeklinde yapılır. Ameliyattan sonra rahatsızlık verecek derecede ağrı oluşmaz, kişi günlük hayatına hemen dönebilir. Ameliyatı takiben 2 gün sonra banyo yapılabilir. Ameliyat, saçlı deri içinden girilerek yapıldığı için iz dışarıdan bakıldığında görünmez.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Daha Fazla Bilgi İçin:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Yakup AVŞAR&lt;br /&gt;Adres: Nispetiye cad. No 29 Ece apt. A blok D/4 Etiler İstanbul&lt;br /&gt;Tel-Fax: (0212) 351 03 90 pbx&lt;br /&gt;E-mail:info@estetik.tc&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-8229952434392985309?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/8229952434392985309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/yuz-estetigi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8229952434392985309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/8229952434392985309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/yuz-estetigi.html' title='Yüz Estetiği'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-3474085767373385005</id><published>2009-07-11T17:55:00.000-07:00</published><updated>2009-07-11T17:56:29.529-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vücut Estetiği'/><title type='text'>Vücut Estetiği</title><content type='html'>Kol Germe (Brachial Lift)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı kilo alma-verma sonucu koltuk altında meydana gelen sarkmaların cerrahi yöntemler ile gerilmesi mümkün olmaktadır. Sarkmanın derecesine göre yapılan tasarım kişiden kişiye farklılık gösterir. Orta derecede sarkmalarda izlerin koltul altı çizgisinde gizlenmesi mümkün ancak aşırı sarkmalarda ayrıca kol içinde gizlenecek şekilde izler oluşur. Ameliyat lokal veya genel anestezi altında 1- 2 saat sürer, aynı gün taburcu edilir ve iyileşme süreci 4-7 gün arası değişebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karın germe(Abdominoplasty)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her estetik ameliyatı gibi karın bölgesi estetiği de kişiye özel planlıyorum. Karın bölgesi değerlendirilmesinde ayrıca göğüsler, bel, sırt ve genital bölgesini de değerlendiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bölgede cilt, ciltaltı ve kas yapısı olarak 3 esas kompartmanı analiz ediyorum. Cilt olarak çatlakların yoğunluğu, cilt bolluğu ve katlanmaları değerlendiriyorum. Cilt altı dokusu konusunda yağ birikiminin yerleşimi ve katmanlarını gözden geçiriyorum. Kas yapısı olarak öncelikle fitik yönünden muayene yapıp daha sonra kasların gevşeme vektörlerini belirtiyorum. Hamilelik ve doğum esnasında oluşan kas gevşemeleri ve fıtıklar kişiden kişiye değişiktir, karın bölgenizi tam gevşetip ve tam içinize çektiğinizde gevşeme ölçüsünü görebilirsiniz. Karın bölgesi estetiğinde en sık yaptığım ameliyat karın germe ameliatıdır. Bu ameliyatta göbek altındaki cilt-ciltaltı dokusu fazlalığını tamamen çıkarttığım için bölgede çatlaklar da varsa kayb olur. Göbeği yeni yerine taşıyıp ve göbek çukurunu estetik bir şekilde oluşturuyorum. Mide bölgesini düz bir hale getirip bel kısmını liposuction uygulayarak inceltiyorum. Genital bölgede estetik sorunu varsa karın germe işlemi ile birlikte planlanması daha mantıklı, aynı ameliyatta geniyal bölge inceltilebilir ve ya hatta dolgunlaştırılabilir. Kas tabakasına geldiğimde hamilelik ve doğumdan kaynaklanan ‘diastazis rekti’ dediğimiz orta hat gevşemesini toparlayarak hem belde inceltme sağlıyorum ve hem gebek estetiği için uygun bir zemin hazırlayarak çukur bir göbek yapısı elde ediyorum. Karın germe ameliyatı sonrası göğüs bölgesi tabanının aşagıya doğru gerilmesiyle birlikte göğüslerde dikleşme söz konusu olur. Ayrıca bazı kişilerde hamilelik sonrası dönemde göğüslerde meydana gelen pörsme ve çökme durumunu karın germe ameliyatı sırasında jel meme protezleri kullanarak göğüs bölgesinde hiç iz bırakmadan dolgun ve dimdik bir şekle getiriyorum, yani aynı ameliyatta hem keriın geriliyor ve hem göğüsler toparlanıyor üstelik göğüslerde hiç iz olmuyor. Karın germe ameliyatı sonrası göbek çukurunda hiç iz kalmaz. Ameliyatın izi bikini hattında sezaryen çizgisinin üstünde ve devamı olarak iç çamaşıda saklı kalır. Çizginin uzunluğu karın ve bel bölgesindeki cilt bolluğuna göre değişir. Dikişler kendiliğinden emilir ve 1 sene içinde çoğu kişide belirsiz hale gelir. Aşırı kilo alıp daha sonra kilo kaybeden hastalarda ayrıca bacaklarda ve popo da sarkma meydana gelir. Bu durumda karın germe ile birlikte sırt germe-popo kaldırma işlemini (torsoplasty) karın germeye ilave ediyorum. Ameliyatın izlerini kişinin bikini tarzına göre planlıyorum. ‘Fine aesthetic surgery’ kurallarını tam uyguladığım için iyileşme süreci çok kısadır, hasta bir gece hastanede kalıp ertesi gün evde istirahat ettikten sonra rahat bir şekilde kişisel işlerini yapabilir. Karın bölgesine verdiğim korsenin kısa süreli kullanılmasını tavsiye ediyorum ve uzun sürede tavsiye etmiyorum. 7-10 gün sonra uçak yolculuğu yapılabilir ve işe dönülebilir.Ameliyattan 1 ay sonra aşamalı bir şekilde spora başlanabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Popo Kaldırma (Gluteal Lift)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu zaman poponun kaldırıması ve nadir olsa da poponun daha az belirgin hale gelmesi ve daha az dikkat çekmesi istenilir. Popo dikleştirme veya ‘gluteal lift’ konusundaki yaklaşım multidisipliner dir. Bel, popo ve kalça anatomisi bir bütün olarak değerlendirilir. Anatomik etkenlerden yapılacak işlemin niteliğide mutlaka etkilenir ve kişiye özel tasarım yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu zaman kalça bölgesinden yağ alınıp popo bölgesine verilmesi yeterli lifting sağlar. Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılır ve süresi 1-1.5 saattir. Ameliyat sonrası 2 hafta özel korse giyilir. 3 gün sonra işe dönülebilir veya uçak yolculuğu yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı zayıf kişilerde popo protezi kaçınılmazdır ve en etkili çözümdür. Popo protezi kohezif jel içeriktedir ve izli hatlardan yapıldığı için herhangi belirgin iz kalmaz. Ameliyat genel anestezi altında yapılır, 4 saat sürer ve hastanede 1 gece kalınır. 5 gün sonra işe dönülebilir veya uçak yolculuğu yapılabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı kilo alma-verme sonucu bazı kişilerde popo dişer, kalçalar ve bacak içi ise sarkar, bu durumda popo kaldırma, kalça ve bacak içi germe kmbine bir şekilde gerilir. İzler bel kısmında bikini hattına göre planlanır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve planlanan işleme göre 4-7 saat sürer. 7-10 gün istirahat gerektirir ve bu süreden sonra işe dönülebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genital Bölge Estetiği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genital bölgenin değişik deformiteleri, uygulanan değişik yöntemlerle mümkün olabilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pubis bölgenin estetiği veya puboplasti de dolgunlukoranı azaltılıp veya çoğaltılabilir, uygulanan yöntemler ise kişiye özel planlanır. Çoğu zaman karın germe ile birlikte planlanır. İşlem lokal veya genel anestezi altında yapılır, 1-1.5 saat sürer. İyileşme süresi 1-2 gündür ve 2 gün sonra işe dönülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Labiaplasti, labia ların şekil ve boyutlarına yönelik yapılan estetik işlemdir. Lokal anestezi ile yapılır ve 1-1.5 saat sürer. İşlem sonrası istirahat süresi 1 gündür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacak içi Germe (Thigh Lift)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı kilo alma ve kilo verme ve ayrıca yer çekimine bağlı bacak içinde sarkma tarzında şekil deformitsi oluşur. Deformiteyi gideren estetik girişimin yağ alma ve sarkmayı giderme ünvanı ‘thigh lift’ veya bacak içi germedir. Deformitenin derecesine göre uygulanan yöntem değişir. Genelde liposuction ile kombine edilir. Ameliyat izleri ise yine deformitenin derecesine göre kasık hattı veya bacak içinde gizli kalır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılır, süresi deformiteye göre 1-2.5 saat sürer. Hastanede kalış süresi bir kaç saat veya 1 gecedir. Ameliyattan 3-5 gün sonra işe dönülebilir veya uçak yolculuğu yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ şekillendirme (Liposcupture)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ aldırma konusunun tarihçesi liposuction ile başlamış olup, başta kaba bir şekilde uygulanan bu yöntem günümüzde değişik isimler ile daha ince bir şekilde yapılmaktadır. Liposhaping veya Liposculpture isimi verilen işlemlerde liposuction yöntemi daha zarif instrumanlarla üç boyutlu düşünce ve uygulama mantığıni kullanarak işlenir. Yöntemlerin hepsinde yağ dokusu milimetrik deliklerden girilen kanüller yardımı ile vakum kullanarak dışarı alınır. Yağ dokusu anatomisine baktığımızda yağ dokudu katmanları ve dağılımı vücudun her bölgesinde değişik olmakla birlikte kilo alındığında kişiden kişiye farklı deformasyonlar söz konusu olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı yeğ alma-şekillendirme işleminde deformasyona yönelik üç boyutlu tasarım gerekmektedir. Ayrıca en yüzeysel cilt altı yağ dokusu katmanı her zaman korunmalıdır, bu tabakanın zarar görmesi cilt yüzeyinde boşluklar ve deformasyonlar oluşturur. Tartışılması gereken başka bir konu lenfatik dolaşım ve sellülit durumudur. Çoğu zaman ameliyattan önce lenf drenajı sağlayan vakusuz ve doğal masajlar tavsiye ediyorum ve ameliyat sonrası bu masajlara devam edilmesini öneriyorum. Kişiler özellikle gençler bu ameliyata kilo verdiren bir işlem olarak bakmaktalar, ancak bu ameliyat şekillendirme ameliyatıdır ve kişi ideal kilosuna yaklaşıp metabolizmasına dahil edemediği deformasyonları bu yöntemle gidermesi gerekiyor. Kilo verme amaçlı yapılan mega liposuction işleminde ultrason ile eritilen yağlar vakum sistemi ile dışarı alınır. Tabii işlemden sonra meydana gelebilen cilt bolluğu ve sarkmaları daha sonra toparlanması gerekir. Liposuction işlemini kolaylaştıran başka bir yöntem titreşimli liposuction veya vibroliposuction dır. Bu yöntemde kullanılan kenuller titreşimlidir ve cerrahın uygulamasını kolaylaştırır. Yenilikler arasında lazer lkullanımı sozkonusu olmaktadır, bu yöntemde lazer enerjisi yağ dokusu içinden uygulanıp yağlar eritilir ve mantığı ultrasonik liposuction a benzer ve eriyen yağlar vakum sistemi ile dışarı alınır. Yağ şekillendirme işleminde lazer, ultrason, titreşim veya lipoliz gibi yardımcı mekanizmaların kullanımından daha önemli bir faktör var. Bu faktör kontrollu mikro işlem dir. Yardımcı mekanizmalarda kontrol zordur ve komplikasyon oranını arttırır. Benim görüşüm bu konuda kişinin ideal kilosuna doğal bir şekilde ve özellikle spor yaparak yaklaşmasından yanadır. Bu aşamadan sonra metabolizma dışında kalan ve diet ile verilemeyen deformasyon alanları mekanikal mikro-liposuction yardımıyla kontrollu bir şekilde ve üç boyutlu olarak düzeltilir. İşlemden sonra bir gece hastanede kalınması gerekli ve erken dönemde yürüyüşler tavsiye edilir. İlk Bir hafta özel korse giyilir ve daha sonra antropometrik ince korselerin kullanılmasını 1ay süreyle tavsiye ediyorum. Liposuction vücudun her bölgesine yapılabilir ancak diz altı bölgesinde uygulanması sakıncalıdır, özellikle dolaşım bozukluğu ve ayakta çalışma mecburiyeti olan kişilerde lenfatik drenajın anatomisini bozduğu için kullanılmamalıdır. Bu bölgede enjeksiyon yöntemi kullanılabilir. Lipoliz isimli bu yöntemde yağ eritici ajanlar yağ dokusu içine ameliyat gerektirmeden enjekte edilir. 10-15 seansta ve haftada bir yapılan lipoliz işlemi küçük alanlarda başarılı. Mezoterapi ve karboksiterapi gibi yöntemler estetik cerrahi literatürüne girememiş ve mekanizmaları net olarak ortaya konmamış yöntemlerdir ve çok az kişide belkide ek olarak uygulanan diet programlarından faydalı olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ Enjeksiyonu (Fat injection)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ enjeksiyonu, lipoinjection, lipofilling gibi terimlerin anlamı birbirine yakın olup, bir bölgeden alınan yağ dokusunun bir başka bölgeye dolgu yapma amacı ile kullanımını ifade eder. Yağ enjeksiyonunun başlıca uygulama alanları, vücut hatlarını düzeltmek, yüzdeki yaşlılık çizgilerinin belirginliğini azaltmak ve zayıf yüzlere daha dolgun bir görünüm vermektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokuların sarkması ile oluşan çizgilenmeler ve katlanmalar, ancak yüz germe ameliyatları ile düzeltilebilir, yağ enjeksiyonu ise bu görünümü sadece kamufle edici niteliktedir. Yağ enjeksiyonu işlemi, yüz germe ameliyatları ile kombine edilerek her ikisi de bir arada uygulanabilir. Kombine girişimlerde, yağ dışında, yapılan ameliyattan artan dokuları da kullanabilme imkanı olduğu için doku enjeksiyonu da yapılabilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ enjeksiyonu için kullanılacak yağ dokusu liposuction işlemi ile elde edilir. Yağlar, liposuction tekniği ile vücutta yağ dokusunun fazla olduğu herhangi bir bölgeden alınabilir. Alınacak miktar, enjeksiyon yapılacak doku miktarına göre değişir. Girişim, yapılacak işlemin büyüklüğüne bağlı olarak lokal ya da genel anestezi altında planlanır. Ameliyattan sonra rahatsızlık verecek derecede ağrı şikayeti olmaz, enjeksiyon bölgesinde hafif ödem (şişlik) ve morarma oluşabilir, ödem ve morarma 7-10 gün içinde kaybolur. Enjeksiyon sonrası ilk 6 ay içinde enjeksiyon yapılan yağların yaklaşık yarısı vücut tarafından emilir, kalan yağ miktarı ise kalıcıdır. Doku enjeksiyonu yapıldığında, vücut tarafından emilim oranı ise çok daha azdır. 3-5 gün sonra uçak yolculuğu yapılabilir ve 4-7 gün sonra işe dönülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha Fazla Bilgi İçin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Yakup AVŞAR&lt;br /&gt;Adres: Nispetiye cad. No 29 Ece apt. A blok D/4 Etiler İstanbul&lt;br /&gt;Tel-Fax: (0212) 351 03 90 pbx&lt;br /&gt;E-mail:info@estetik.tc&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-3474085767373385005?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/3474085767373385005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/vucut-estetigi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3474085767373385005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/3474085767373385005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/vucut-estetigi.html' title='Vücut Estetiği'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-7415550355861320320</id><published>2009-07-11T17:54:00.000-07:00</published><updated>2009-07-11T17:55:17.938-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaş Kaldırma Ameliyatı'/><title type='text'>Kaş Kaldırma Ameliyatı</title><content type='html'>Kaş kaldırma yüzdeki yorgun ve üzgün ifadeyi yok ederek yüze gençlik ve dinçlik ifadesi verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 şekilde yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Basit Yöntem:Kaşların bir dikiş ile saçlı deri içinden çekilmesi. Lokal anestezi ile 20 dakika içinde uygulanır ve hasta hemen evine ve işine dönebilir. Uygun vakalarda iyi sonuç vermektedir. Hafif bir çekik kaş görünümü sağlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Endoskopik Yöntem : Endoskop ile saçlı deriden girilerek kaşlar kaldırılır. Lokal anestezi ile yapılabilir. Hasta aynı gün evine, ertesi gün işine dönebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Mini Yüz Germe (Manken Lifting) : Kaşlar, şakaklar ve üst yüz bölgesinin gerilmesi. Lokal veya genel anestezi ile yapılabilir. Saçlı deride şakaklardan yapılan bir kesi ile kaşlar, göz kenarları ve şakaklar gerilir. Hasta aynı gün evine, 4 gün sonra da işine dönebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.Yüz Germe : Klasik yöntemde yüz ve boyun aynı seansta gerilir. Gerekli ise alın ve göz kapakları da birlikte gerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle çene alt kenarlarında yanakların torbalanması, dudak-yanak kenarındaki çizginin derinleşmesi ve boyundaki katlanmalar bu ameliyatla giderilerek yüze eski genç görünümü kazandırılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2699051052744282323-7415550355861320320?l=saglik-bilimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/feeds/7415550355861320320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kas-kaldrma-ameliyat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7415550355861320320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2699051052744282323/posts/default/7415550355861320320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglik-bilimi.blogspot.com/2009/07/kas-kaldrma-ameliyat.html' title='Kaş Kaldırma Ameliyatı'/><author><name>Vendetta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03499553746509615347</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2699051052744282323.post-997093853301851911</id><published>2009-07-11T17:53:00.000-07:00</published><updated>2009-07-11T17:54:35.720-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik Cerrahi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yüz Gerdirme'/><title type='text'>Yüz Gerdirme Ameliyatı</title><content type='html'>Yüz germe , yüz ve boyun derisinin sarkması ve kırışıklıkları gibi yaşlanma belirtilerini düzeltmek için uygulanır ve yüz gençleştirme cerrahisinin sadece bir kısmını teşkil eder. Oysa yüz gençleştirme ; alın germe , kaş kaldırma , göz kapakları estetiği , cilt yenileme (peeling) , dudak büyütme , doldurma gibi işlemlerin gereğine göre bir kaçını ya da hepsini kapsayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz germe düşünen kişinin öncelikle tecrübeli bir plastik cerrah seçmesi gerekir. Bu seçim doğruysa her şey iyi gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOKTORLA İLK GÖRÜŞME&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde insanlar birbirinden ve medyadan bir çok şey duymaktalar ve hekime bir önyargı ile gelmektedirler. Genellikle hastalar şikayetlerini değil de istedikleri tedaviyi belirterek gelmektedirler. Oysaki arkadaşlarından ya da medyadan edindikleri bilgi yanlış veya eksik olabilmekte ya da bir kişi için uygun olan tedavi başka biri için uygun olmamaktadır. Bu nedenle doktorla görüşmenizde, yüzünüzde sizi rahatsız eden değişiklikleri söylemeniz gerekir. Doktorunuz da size uygun çözümleri söyleyecektir. Doktorunuzun önerilerini dikkatle dinleyip değerlendirdikten sonra kararınızı daha sağlıklı verebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’ de yüz gençleştirme düşünen kişiler köklü çözümlere pek yanaşmıyor ya da ileri yaşlara erteliyorlar. Oysaki yüzdeki sarkma ve kırışıklıklar yerleştikten sonra düzeltmek zor oluyor. Bu nedenle uzmanların sözünü dikkate almanızda yarar var. Unutmayın ki dolgu maddelerinin etkileri sınırlı ve geçicidir. Oysaki germe ameliyatı , deri gençleştirme gibi yöntemler hem daha kesin hem de daha uzun süre etkilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç bir yüz size yeni bir yaşamı garantilemez. Yüz germe görünümünüzü gençleştirir ve kendinize olan güveninizi tazeleyebilir , fakat gerisi size kalmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muayenenizden sonra cerrah size hangi yöntemlerin uygulanması gerektiğini ayrıca anestezi ve ameliyatın nerede yapılacağını da açıklayacaktır. Yüz germe ameliyatı kararı vermeden önce riskler ve masrafları gibi ilave faktörler de bu esnada cerrah tarafından tartışılmalıdır. Sıklıkla yüz germenin kişinin yaşını 10 - 15 yıl gençleştirdiği söylenir, fakat kesin bir sonucu önceden belirlemek imkansızdır. Düzelmenin derecesi yaş, kalıtım, kemik yapısı, derinin kişisel özellikleri, alkol sigara kullanımı, beslenme, alışkanlıklar gibi etkenler tarafından belirlenir. Bu aynı faktörler bir dereceye kadar yüz germenin ne kadar etkili olacağını da belirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OPERASYON&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz germe lokal veya genel anestezi ile uygulanabilir. Ameliyat esnasında yüz germe önce yü
